Ortadoğu turizmini konuşurken Uzungöl’ün önemini nasıl güçlü şekilde savunuyorsak, kış turizmi söz konusu olduğunda da Ayder Yaylası’nda 18 yıldır düzenlenen Kardan Adam Festivali’nin kurumsal birikimine ve emeğine aynı hassasiyetle sahip çıkmamız gerekir.

Uzungöl’ün kış güzelliği zaten tartışmasızdır; hatta kış manzarası, yaz güzelliğiyle yarışacak düzeydedir. Buna rağmen Uzungöl’de bugüne kadar kış temalı büyük bir etkinliğin yapılmamış olması önemli bir eksikliktir. Bu eksikliği gidermek için bir araya gelen ve emek veren ekibin yaptığı çalışmayı son derece kıymetli ve iyi niyetli bulduğumu özellikle ifade etmek isterim.

Ancak böyle bir organizasyon planlanırken, komşu ilimizde 18 yıldır aralıksız şekilde düzenlenen bir kış festivalinin tarihleriyle çakışılması, talihsiz bir durum olmuştur. Bizler yıllardır Doğu Karadeniz illerini “bir elin parmakları” olarak tanımlarız. Bu anlayışa göre o parmakların uyumlu, koordineli ve birbirini güçlendiren şekilde hareket etmesi gerekir.

Her etkinlikte, her organizasyonda bölgesel iş birliğini öncelemeliyiz. Burada kesinlikle kötü bir niyet olduğuna inanmıyorum. Organizasyonun ilk kez yapılıyor olmasının heyecanıyla sehven ortaya çıkmış bir durum olarak değerlendiriyorum. Ancak sehven de olsa, bu durumun kırgınlığa yol açabilecek bir hassasiyet taşıdığı da göz ardı edilmemelidir.

Bu noktadan sonra sorumluluk, süreci yönetecek olan büyüklerimizdedir. Ayder’de 18 yıldır düzenlenen festivalin kurumsallığına, Uzungöl’de ilk kez yapılacak organizasyonun heyecanına, Trabzon’un abilik rolüne ve bölgesel iş birliğine zarar vermeden bu sürecin sağduyu ile yönetilmesi mümkündür.

Bu nedenle Rize ve Trabzon illerimizin sayın valilerinin ve belediye başkanlarının sürece dahil olması gerektiğini düşünüyorum. Benim kişisel önerim; Uzungöl etkinliğinin 23–24 tarihlerinde, Ayder Kardan Adam Festivali’nin ise 25–26 tarihlerinde yapılması, ardından bu iki organizasyonun tek bir paket program halinde tüm Türkiye’ye ve hatta bölge acentalarının işbirliği ve havayolu şirketlererinin desteği ile charter uçuş planlayarak Ortadoğu pazarına birlikte pazarlanmasıdır.

Böyle bir yaklaşım ne bir şehri gölgeler ne de diğerini zayıflatır; aksine Doğu Karadeniz’i bir bütün olarak güçlendirir. Bizim de savunduğumuz anlayış tam olarak budur.