Bu sene bu ne menem bir ligdir?

Son haftalardaki şampiyonluk namzetlerinden lider Galatasaray, arayı açmamak için iki geri bir ileri yaparak Fenerbahçe’ye “Gel, bu yarışı kol kola götürelim” dercesine ardı ardına puanlar kaybedip kupayı uzatmasına karşın; Fenerbahçe, “Ben hâlimden memnunum” deyip gelen teklifi Trabzonspor’a götürünce, takımımız da hesap ettiğimiz gibi “Ben 4.’lüğü garanti ettim, bu da bana yeter” dercesine bugüne kadar gelen teklifleri geri çevirdi. Onun içindir ki bu ligin adına “İKRAM LİGİ” diyelim dedim. Yine galiba gamı uzattım ama maça gelmeden bir cümle daha arz etmek istiyorum, alırsınız almazsınız!

Benim lügatımda sezon başı veya sezon sonundaki 5 maçta ya da 3-4 maçta arzu endam etmek, güzel futbol beklemek yoktur. Son iki beraberlik maçına da fazla değinmemişimdir. Bu sebepten dolayı da hoca Trabzonlu olunca oyuna ve kötü skora “Eyvallah mı diyorsun?” diye eleştiriler aldım. Canları sağ olsun, benim derdim başka.

Gelelim Fatih Tekke’nin deyimiyle “fecaate”… Takımımız adına maçın ilk yarısındaki rezaleti yazmamak için ilk dilimi saymamak lazım. Diyeceğim tek şey, ben renklerim adına utandım. İkinci yarıdaki gayretlerine ise “İstemem, onların olsun.” Hem hoca da utanmış, hakkını yememek lazım deyip geçelim.

Bir başka konumuz ise; bakın, dünkü maçtan sonra aklı başında yazar çizerler takımı Trabzonspor’dan çok Konyaspor’la birlikte Kutlu diye bir çocukla ilgilendiler. Ama İstanbul’daki malum yazarlarımız var ya, çizgilerinden santim kadar bile sapmadılar. Sadece bunlardan birinden bir alıntı yapmak istiyorum:

“Trabzonspor dar kadrosu ile beklenenin üzerinde iyi işler yaptı. Fatih Tekke taraftarlarına keyif veren futbol felsefesi geliştirdi. Ne olursa olsun yılın teknik adamıdır.”

Şimdi bu zevata cevap değil de kısaca fikrimi yazmak isterim. Sezon başından bu yana temcit pilavı gibi ısıtılıp önümüze konulan “Bu takım dar kadrolu, rakiplerine göre klası düşük” görüşüne hiç mi hiç katılmadım. Bakın efendiler, bu takımda lig liderinden, hatta büyük olasılıkla şampiyondan ayarında 6-7 oyuncu var. Aynı zamanda bu takımdan iki maçta 4 puanı söke söke alan bir takımdır.

Diğerine, Fenerbahçe’ye gelince… İstanbul’da Trabzonspor’un nasıl mağlup edildiğini dünya âlem bilir. Beşiktaş’ı ise kimse kusura bakmasın, bu hâliyle rakip görmem mümkün değildir.

Bilmem derdimi anlatabildim mi?

Not: Maç gecesi öfkesiyle, sonraki günün kızgınlığını bir yere koyarak sona geldiğimiz bu haftalarda desteğimizi esirgemeyelim.