Dün maçta Folcarelli’nin ayak bileği döndü.
Devam edemedi.
Sedye girdi.
O andan sonra sahadaki yorum bitti, klinik süreç başladı.
Çünkü sahadaki görüntü ipucu verir, hüküm vermez.
Pozisyon bize yön gösterir ama tanıyı koymaz. Ayağın içe bastığı bu tip mekanizmalarda ilk akla gelen yapı ayak bileğinin dış yan bağ kompleksi, özellikle de **ATFL (anterior talofibular ligament)**tir. En sık yaralanan, yükü ilk karşılayan ve çoğu zaman bedeli ödeyen bağ.
Sedye detayı burada kritiktir.
Sedye; sadece ağrıyı değil, fonksiyon kaybını anlatır. Oyuncu basamıyorsa, ekleme güvenmiyorsa, sahada kalmak risk olur. Bu durum tam kopma anlamına gelmez; ama “bantla geçer” cümlesini de devre dışı bırakır.
Bu tabloda muhtemel senaryo; ATFL ağırlıklı, dış yan bağlarda evre 2 düzeyinde bir hasardır.
Yani kopmamış olabilir, ama görev de yapamıyordur.
Ancak bu sadece saha okumasıdır.
Gerçek tablo, radyolojik görüntüleme ve klinik karar süreci tamamlandıktan sonra netleşir.
Çünkü ayak bileğinde hükmü çoğu zaman MR vermez.
MR yırtık der, ama bilek stabildir → dönüş hızlanır.
MR temiz der, ama bilek güven vermez → dönüş gecikir.
Yani rapor konuşur, ama kararı fonksiyon verir.
Dünkü sedye, kötü bir işaret gibi algılanır.
Oysa çoğu zaman doğru bir frendir.
Bazen ayak bileği bağ koparmadan da oyunu bırakır.