Şu sıralar herkes yüksek sesle şunu söylüyor. “Trabzonspor’da taraflar bir araya gelmeli. Tek liste ile seçimlere gidilmeli..” Bu talep, Trabzon’un gerçeği ile hiç uyuşmuyor. Zira, Trabzon var oluş gerçekçiliği ile arasındaki toplumsal rekabetten büyümüş, gelişmiştir.

+++

Yani tek liste, tek isim etrafında bir araya gelmek; bize göre değil. Eğer bu olsaydı, inanın yerimizde sayardık. İşin ilginci ise şu. Tek liste, tek isim etrafında bütünleşin çağrısını yapanlara bir bakalım. İş dünyası bu çağrıyı yapıyor.

+++

Peki, kendi kitle örgütünde TTSO’da bu zamana kadar tek listeli seçim yapılmış mı? Akademi dünyası, Üniversite aynısın diyor. Peki, tek isimde ittifak edilerek rektörlük seçimine gidilmiş mi? Sporun taban birlikleri; onlarda Trabzonspor’da tek liste olsun diyor. Eeee peki, ASKF’de TÜFAD’da siz hiç tek listeli seçim gördünüz mü? Yoksa kıran kırana birden fazla adaylı seçimlere mi şahit olduk. Gazeteciler. Duayenler açık çağrı yapıyor, tek liste olsun. Yazıyor, çiziyor. TGC ile TSYD’de tek listeli seçim hiç oldu mu? Olmadı. Olmayacak.

+++

Hukukçuların da benzer çağrısı var. Ama ben bugüne kadar Baro’da bütünleşmiş tek listeli seçim görmedim. Ve zurnanın zırt dediği yer. Taraflara birleşin uğraşın çağrısı yapan, Trabzonspor’un en saygın kurulu; Divan Kurumu.. Tek liste ile gidilen seçimle mi belirlendi. Hayır. İki başkan adayı vardı, biri seçildi. Burada bile tek liste oluşturamayan Trabzonspor’un yönetimine tek liste ile gidilsin birleşilsin, bütünleştirilsin deniyor. Bırakın bu fantazileri.

+++

Bu işe soyunanların var olan iradeyi ekip anlayışı ile kullanma hakkına saygı gösterelim. Herkes kendi ekibi, ruhu, anlayışı ve akordu ile bir takım kursun, Trabzonspor’a talip olsun. Madem Trabzonspor ortak sevda, seçimden sonra kaybedenler kazananların yanında olsun. Kuyusunu kazmasın. Bunu yapabiliyor muyuz? Aslında çağrı, seçimden sonra herkes seçilen yönetimin yanında yer almalı şeklinde yapılmalı.

+++

Seçimden önce Trabzonspor sevdası ve hassasiyeti seçimden sonra ara ki bulasın. Benim adamını yönetimde değil Trabzonspor ne olursa olsun. Seçimden önce ise hassasiyet tavan yapıyor, seçimden sonda taban. Öyle bütünlük, birlik çağrıları bilin ki en büyük koalisyondur ve anında çatlar. O Birliğin(!) bütünlüğün(!) mimarları dışarıdan içeriye müdahil olur, yönetim başkanın değil bütünlüğün birliğin zorlayıcılarının yönetimi olur, kargaşa çıkar.

+++

Bakın, Celil Hekimoğlu cesaretle çıkmış varım diyor. Bırakın gidebileceği yere kadar gitsin. Usta da. Diğerleri de.

+++

Genel kurul ne derse o olsun.

+++

Bir çiçek açsın bin fikir yeşersin.

+++

Zarar gelmez.