Son 15 yılın futbolda bir modası var.

Matematiksel istatistiki bilgiler.

Bu onlara pek fazla inanmıyorum.

Topu çok iyi tutarsınız. Rakipten fazla koşarsınız. Sahayı böldüğünüz bölgelerde cirit atarsınız. Her halinizle rakibe üstünlük sağlarsınız..

Adam, son dakikada orta sahadan 90’a takar, yener senin istatistiklerini de alt üst eder.

Eder mi eder..?

FUTBOLU İLGİNÇ NE KILIYOR…?

O nedenle futbolu ilginç kılan bu özelliğidir.

Kimin hangi dakikada ne yapacağının bilinememesi.

Favorinin her zaman yenememesi.

Cambaz denilen futbolcunun penaltı kaçırması gibi.

Amaaaa, lakin ve fakat.

İstatistiklere inanmayalım ama bir gerçeği de şapka çıkartalım.

O da Mustafa Akçay’ın istatistiki başarısı.

Ligde aldığı puanlar.

Avrupa'da, haykırışlar.

Zafere bayrak açan başarılar.

Geçmişe dönük karşılaştırmalar yaptığınızda, Akçay bir numara. 

SESSİZ ÇIĞLIKLAR OLMASA….

Ne yazık ki

Akçay’ın derin Trabzonspor’da ağası

Yazılı sözlü medyada hamisi.

Camiada  lobisi.

Söz sahibi abisi yok.

Olmayınca da..

Ne Şenol Güneş bu başarısına bir yorum yapıyor.

Ne Hayrettin Hacısalihoğlu o gün boyu kullandığı Facebook’un da iki satır yazıyor.

Ne Özkan Sümer çırağının ustalığını kabulleniyor.

Ve ne de A.Suat, bu gerçeği seslendiriyor.

İyi ki bu şehrin sessiz yığınları var da Akçay’a hak ettiği hakkı, taçlandırıyor.

Beyler..

Takım yenilir yener kazanır.

Kulüp camia yenilirse kazanamazsın..

Hele bir bilmem ne yaptığı şey neyse deniz bir insin diye Akçay’a tepeden bakıyorsanız, sizin Trabzonsporluluğunuzdan şüphe ederim.

Ve iyi ki bu şehirde bu takımı çok yakından takip eden kapı gibi cesur yiğit özverili ve vefalı yerel medyası var da Akçay’ın istatistiki zaferleri başarısının bayrağı, burçlara dikiliyor.

O da olmasa, Akçay Çemişkezekspor’un teknik adamı sanki…

Alkışlayın bu çocuğu..

Önce üstatlar, onlar.

Kucaklayın bu çocuğu.. Övün, şımartın.

Hadi Şenol Güneş, hadi Özkan Sümer, hadi A.Suat Özyazıcı..

Edin bir iki laf.

Gidin idmanına, sahip çıkın bu çırağınıza..

Zor gelmesin size..

Hadi, hadi, hadi…