Trabzon’da gazetecilik mesleğine önemli katkılar sunan, Hürriyet ve NTV’de yıllarca görev yapan merhum gazeteci Ahmet Kayacık’ın oğlu Doğan Kayacık, Altuğ ile Küçük Sohbetler’e konuk oldu.
İstanbul ve Eskişehir’de prodüksiyon çalışmaları yapan Kayacık, kardeşiyle birlikte kurduğu şirketin yanı sıra, babasının arşivinden çıkan görüntülerle hazırladığı “Bu Bizim Hikayemiz” adlı film projesine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kayacık, 2015 yılında kardeşiyle birlikte Sans Stüdyo adında bir prodüksiyon şirketi kurduklarını belirterek, “Biz markalara fotoğraf ve film prodüksiyonları, içerikleri üretiyoruz. Bir yandan da biraz önce senin de girişini yaptığın ‘Bu Bizim Hikayemiz’ adındaki film için uğraşıyoruz, didiniyoruz.” dedi.
Babası Ahmet Kayacık’ın arşivinden çıkan görüntülerle başlayan süreci anlatan Doğan Kayacık, Eskişehir’de annesinin evinin deposunda bir valiz bulduğunu ifade etti.
Kayacık, “Bizim Eskişehir’deki annemin evinin deposunda bir valiz buluyorum. İçerisinde 44 adet Betacam kaset var ve üzerlerine ‘Bizim Hikayemiz 1’, ‘Bizim Hikayemiz 2’ adında babam kasetlerin üzerine yazmış. Ben de bu kasetleri buldum. Fakat içerisinde ne olduğunu tabii ki bilmiyorum.” ifadelerini kullandı.
Kasetlerin dijitale aktarılmasının ardından babası Ahmet Kayacık’ın, 2000 ve 2008 yılları arasında kameraman Abidin Kaba ile birlikte NTV’de çalıştığı dönemde haberlere giderken ve dönerken kendi yol hikayelerini kaydettiğini gördüklerini belirten Kayacık, bu görüntülerden yola çıkarak bir sinema filmi yapmaya karar verdiklerini söyledi.
Kayacık, “Bunun salt bir Ahmet Kayacık filmi ya da belgeseli olması yerine aslında gerçeğe dönüşmüş oldu. Bir karakter var. Bu kasetleri buluyor ve babasını yeniden tanımak üzere, köklerine dönmek üzere Karadeniz’e gidiyor. Orada babasını yeniden tanımaya çalışıyor. Öykü çerçevesi içerisinde bir film yapmaya, sinema filmi yapmaya karar verdik.” dedi.
Filmin çekimlerinin tamamlandığını belirten Kayacık, renk ve post-prodüksiyon sürecinin devam ettiğini ifade ederek, “Eylülde inşallah izleyiciyle buluşacak.” dedi.
Film için festival yolculuğu planlandığını aktaran Kayacık, sürecin Amerika’da Tribeca Film Festivali ile başlamasını öngördüklerini belirtti. Avrupa’daki çeşitli film festivallerinin ardından Türkiye ile festival sürecinin tamamlanmasının hedeflendiğini kaydeden Kayacık, daha sonra dijital platformlarla görüşmeler yapılacağını söyledi.
Kayacık, “Festival programından sonra da çeşitli dijital platformlarla görüşme halinde yaşıyor oralar. Onlara filmi vererek Ahmet Kayacık’ın aslında ününü ve hikayesini, tırnak içerisinde, dünyayla paylaşmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Babası Ahmet Kayacık’ın Trabzon ve Doğu Karadeniz basını açısından önemli bir isim olduğunu vurgulayan Doğan Kayacık, “Ahmet Kayacık dediğimiz adam, Trabzon yerelinde, Karadeniz, Doğu Karadeniz yerelinden ulusala açılan bir kapı aslında. Çünkü hem Hürriyet’te hem NTV’de ulusalı çok yakından ilgilendiren haberlere imza atmış, ödüller almış, fotoğraf sergileri açmış ve kitaplar çıkarmış bir adam.” dedi.
Kayacık, babasının mesleğine olan bağlılığını da şu sözlerle anlattı:
“Ahmet Kayacık benim için ve kardeşim için, işini severek bir insan işini severek yaparsa nasıl bir hayat yaşar, o işe olan dürüstlüğü ve idealistliği hangi minvalde olur, hepsinin tanımı aslında Ahmet Kayacık. Yani onu biz evet bu filmde yeniden tanımak istiyorum. Ben yeniden tanımaya çalışıyorum ama öte yandan da mesleki anlamda özellikle Trabzon ve Doğu Karadeniz bağlamında duayen gazetecilerden bir tanesi.”
“Bu Bizim Hikayemiz” adlı filmde Ahmet Kayacık’ı tanıyan isimlerle de görüşmeler yaptıklarını belirten Kayacık, 4 Şubat 2000 yılında Şebinkarahisar’da çekilen bir röportajdan yola çıkarak gazeteci Mehmet Yeleş ile yeniden bir araya geldiklerini anlattı.
Kayacık, “Babam diyor ki, ‘Bakalım 2025 yılında biz bu kaseti saklayacağız. 2025 yılında insanlar tünel yapıldı mı, yapılmadı mı kendileri görsün, değerlendirsin.’ diyor. Biz de bunu konuşmak üzere Mehmet Yeleş’i bulduk. Mehmet Yeleş’le yeniden bir röportaj gerçekleştirdik. O tünelden geçtik.” dedi.
Filmde Mustafa Öztürk’ün röportajının da yer aldığını belirten Kayacık, Ahmet Kayacık ile uzun yıllar birlikte çalışan Abidin Kaba ile de duygusal bir röportaj gerçekleştirdiklerini söyledi. Kayacık ayrıca, Turgut Özdemir’in görüntülerinin ve kızı Hecem ile yapılan röportajın da filmde yer aldığını ifade etti.
Kayacık, filmin kendisi için aile hikayesinin ötesinde, Ahmet Kayacık’ı tanıyanlara da dokunan özel bir çalışma olduğunu belirterek, “Aslında film çok gerçek, kurgu olmayan ve çok özel bir hikaye. Yani benim ailemle alakalı bir hikaye olmasına karşın aslında onu tanıyanlarla ilgili de çok güzel ve duygusal şeyler barındıran bir hikaye. O yüzden tabii ki çok heyecanlı.” dedi.
Filmin eylül ayı sonunda tamamen izlenebilir hale getirilmesinin hedeflendiğini söyleyen Kayacık, “Eylül sonunda bu filmin tamamen izlenebilir hale getirilmesi ve bitmesi, sonrasında da festivallere, festival yolculuğuna başlaması ve festivalde izleyiciyle buluşması. Ama tabii ekim ayına sarkar mı, sarkmaz mı emin değiliz ama eylül ayında biz bu filmi tamamen bitirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Trabzon’da özel bir gala yapılması ihtimaline de değinen Kayacık, bu fikre sıcak baktığını belirtti. Kayacık, “Vallahi neden olmasın? Ben çok isterim. Çünkü burası bizim yuvamız. Burası bizim memleketimiz. Trabzon’da yaşamıyor olsak da bizim kalbimiz burada aslında ve dışarıda yaşayan her Trabzonlu bunu hissedecektir yani. O yüzden burada bir gala, özel bir gösterim konuşursak, edersek ve insanlar isterse tabii ki ben çok mutlu olurum ve çok heyecanlanırım bunun için.” dedi.
Ahmet Kayacık’ın Giresun’un küçük bir köyünden Trabzon’a geldiğini ve buradan ulusal ile uluslararası alana açılan bir isim olduğunu vurgulayan Doğan Kayacık, “Ahmet Kayacık aslında Giresun’un küçük bir köyünden Trabzon’a gelmiş. Trabzon’dan da ulusal ve uluslararası anlamda açılmış bir kapı. Dolayısıyla sevabıyla, günahıyla o Amerika’daki, Avrupa’daki film festivallerinde de, dijital platformlarda yayınlarsak tüm dünyaya da kim olduğunu anlatmamızı hak eden bir isim.” ifadelerini kullandı.
Programda merhum gazeteci Ahmet Kayacık rahmetle anılırken, Doğan Kayacık’ın hazırladığı “Bu Bizim Hikayemiz” filminin çok yakında izleyiciyle buluşmasının beklendiği belirtildi.






