TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tiryaki imzasıyla yapılan açıklamada, olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmamasının en büyük teselli olduğu belirtilirken, bölgede yapılan ilk gözlem ve incelemelerde ciddi mühendislik ve uygulama eksikliklerinin tespit edildiği ifade edildi.

Ortahisar ilçesinde meydana gelen olayda, bir sitenin istinat duvarının çökmesi sonucu toprak ve taş parçaları iki daireye doldu. Duvarın çökme anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Ekran Resmi 2026 06 24 17.24.24

“Ciddi ihmallerin olduğu gözlemlenmiştir”

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Trabzon ili Ortahisar ilçesi Karşıyaka Mahallesi’nde istinat yapısı göçmesi hakkında basın açıklaması

21.06.2026 tarihinde Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, Karşıyaka Mahallesi 1815 ada, 8 parselde bulunan sitenin arka bahçe kısmında yer alan yaklaşık 12 metre yüksekliğindeki taş istinat duvarında kısmi toptan göçme meydana gelmiştir. Olay anında can kaybı veya yaralanma yaşanmamış olması en büyük tesellimizdir. Bu talihsiz olayın yaşandığı bölgede yapılan gözlemler ve araştırmalar sonucu, yapım teknikleri açısından ciddi ihmallerin olduğu gözlemlenmiştir.

Konunun uzmanları tarafından olay yerinde ve teknik görseller üzerinde yapılan ilk incelemeler neticesinde, 12 metrelik devasa bir yapısal kütleye sahip olan bu taş istinat duvarının çökmesindeki ana nedenler şu şekildedir:

  1. Malzeme ve işçilik kusurları: Duvarın yapım aşamasında taş blokları birbirine bağlaması gereken çimento harcının kalitesiz olduğu, beklenen mukavemeti göstermediği değerlendirilmiştir. Yapı, monolitik (bütüncül) mukavemetini kaybederek dağılmıştır.
  2. Drenaj sisteminin eksikliği: Bölgenin yoğun yağış alan iklim yapısı bilinmesine rağmen, duvarın arkasında biriken sızıntı sularını tahliye etmek amacıyla yapılan ‘barbakan’ adı verilen tahliye delikleri olmasına rağmen duvar arkasında kullanılan dolgu malzemesinin yanlış seçimi, barbakanları tıkayarak tamamen işlemez hale getirmiştir. Suyun ortamdan uzaklaştırılamaması sonucunda duvar arkasındaki hidrostatik basınç, zeminin oluşturduğu itki kuvvetinde artışa neden olmuş ve böylece duvara gelen yüklerin artması nedeniyle duvarın göçmesi kaçınılmaz olmuştur.
  3. Proje dışında yapının boyutlandırılması: 12 metre yükseklikteki bir istinat yapısının, geoteknik mühendisliği kurallarına göre geniş bir taban oturumuna ve yukarıya doğru daralan bir tasarıma sahip olması gerekir. Gerçekleştirilen arazi incelemeleri neticesinde yerinde yapılmış bu yükseklikteki taş istinat duvar kesitinin gereken asgari geometrik boyutların çok gerisinde kaldığı gözlemlenmiştir. Yapıya gelen aktif toprak basıncı ve hidrostatik yükleri karşılamada yetersiz olduğu, taşıma kapasitesi sınır değerlerinin aşılması sonrası duvarın göçmesine neden olduğu değerlendirilmektedir.
  4. Denetim eksikliği: Bu büyüklükteki bir yapının inşaat sürecinde teknik denetim mekanizmasının yetersiz kaldığı, şantiye aşamasında gerekli kontrollerin daha hassas yapılması gerektiği aşikardır.
  5. Araç yolu inşasındaki eksiklikler: Mevcut taş istinat duvarının üst kotu hizasından başlayan imar yolu, barındırdığı araç trafiği nedeniyle yapıya ek dinamik ve statik sürşarj yükleri etkilemektedir. Söz konusu trafik yükleri, duvarın statik ve stabilite hesaplarında muhakkak dikkate alınmalıdır. Ayrıca, yol yüzey sularının duvara sirayet etmesini önlemek adına gerekli altyapı ve drenaj sistemlerinin tesisi zorunludur. Saha incelemelerinde, yol imalatı esnasında herhangi bir drenaj altyapısının oluşturulmadığı tespit edilmiştir. Bu eksiklik, zemin arkasındaki hidrostatik basıncı artırarak istinat yapısına gelen aktif toprak itkisini kritik seviyelere ulaştıran temel unsurlardan biridir. Bu tür yapısal risklerin önüne geçilebilmesi adına, ilgili idarelerce ivedilikle durum tespiti yapılmalı ve yüksek riskli bölgelerdeki mühendislik faaliyetleri daha titiz ve mevzuata uygun şekilde yürütülmelidir.

Mühendislik standartlarından uzak, denetimsiz ve kalitesiz malzeme ile inşa edilen yapılar, şehirlerimiz ve vatandaşlarımız için açık birer tehdit oluşturmaktadır.

Taş istinat duvarları, zemin itkisini kendi öz ağırlıklarıyla çalışan masif yapılardır. Özellikle engebeli topoğrafyalarda ve yüksek kot farkı bulunan yerleşim alanlarında yaygın olarak tercih edilirler. Ancak bu yapıların güvenle hizmet verebilmesi; doğru mühendislik hesaplarına, uygun malzeme seçimine, kesintisiz drenaj yönetimine ve sıkı bir şantiye denetimine bağlıdır. Riskli bölgelerde yüksek duvar tercihleri yanı sıra farklı destek sistemlerini hayata geçirmek gerekmektedir.

Bu tarz problemlerin tekrar etmemesi adına, bölgemizdeki tüm taş duvar istinat yapılarının acilen kamusal bir taramadan geçirilmesi ve denetim mekanizmalarının hiçbir taviz verilmeden uygulanması gerekmektedir."

Kaynak: BASIN BÜLTENİ