Trabzon Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Cemil Pehlevan, Türkiye Belediyeler Birliği bünyesinde kurulan Kıyı Kentleri Komisyonu’nun Trabzon’da gerçekleştirdiği Karadeniz Bölgesi saha toplantısına ilişkin açıklama yaptı.

Pehlevan, kıyı belediyelerinin karşı karşıya olduğu sorunların değerlendirilmesi, belediyeler arası deneyim paylaşımının artırılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen toplantıya tepki göstererek, kıyılardaki kaçak yapılaşma ve işgallerin öncelikli gündem olması gerektiğini söyledi.

Cemil Pehlevan, “Kıyıları konuşmaya 400 kaçağı yıkmakla başlayın” ifadelerini kullanarak, kıyılara kaçak yapı yapılırken, doğal alanlar işgal edilirken ve kamu malı niteliğindeki sahiller daraltılırken sessiz kalındığını savundu.

Pehlevan, bugün “Kıyıları nasıl koruyabiliriz?” başlıklı toplantılar düzenlenmesini eleştirerek, “Kıyılarımızı kaybettikten sonra değil, kaybetmeden önce konuşmalıydınız” dedi.

Kıyı kentlerini doğrudan etkileyen iklim değişikliği, afet dayanıklılığı, deniz kirliliği, biyoçeşitlilik kaybı, kıyı kullanım baskıları, turizm, altyapı ve atık yönetimi gibi başlıkların ele alınmasının önemli olduğunu belirten Pehlevan, buna rağmen asıl sorunun geçmişte yapılan yanlış uygulamalar olduğunu ifade etti.

Pehlevan, Trabzon başta olmak üzere Karadeniz kıyılarında yıllardır plansız kıyı müdahaleleri, dolgular, kontrolsüz yapılaşmalar, doğal alan kayıpları ve kıyı kullanımındaki yanlış uygulamalar nedeniyle geri dönüşü zor bir sürece girildiğini kaydetti.

Trabzon’un yaklaşık 119 kilometrelik sahil şeridinin büyük bölümünde doğal kıyı alanlarının işgal edildiğini ve tahrip edildiğini öne süren Pehlevan, meselenin yalnızca çevre sorunu olmadığını belirterek, “Bu mesele; yaşam alanı, kamu hakkı, gelecek nesillerin hakkı ve kent kimliği meselesidir” dedi.

Pehlevan, Trabzon Ziraat Mühendisleri Odası olarak yıllardır kıyıların sadece beton, yol, dolgu ve yapı alanı olmadığını dile getirdiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Kıyılar toplumun ortak malıdır. Kıyılar doğanın, halkın ve gelecek kuşakların emanetidir. Bugün vatandaş kendi sahiline ulaşmakta zorlanıyorsa, çocuklarımız deniz kültüründen uzaklaşıyorsa, doğal plajlarımız azalıyor ve insanlar denizden kopuyorsa burada ciddi bir kamu politikası sorunu vardır.”

Yanlış kıyı uygulamalarıyla insanların denizden uzaklaştırıldığını savunan Pehlevan, bugün yapılması gerekenin yeni toplantılarla geçmişi unutturmak değil, geçmişte yapılanlarla yüzleşmek ve sorumluluk almak olduğunu ifade etti.

Pehlevan, 28 Haziran 2024 tarihinde devletin en üst makamı tarafından belediyelere gönderilen yazıda, tespit edilen kaçak yapıların kaldırılması, gerekli işlemlerin yapılması ve belirlenen süre içinde bilgi verilmesinin istendiğini hatırlatarak, aradan geçen zamana rağmen kamuoyunu tatmin edecek somut adımların atılmadığını öne sürdü.

Kıyılardaki kaçak yapılaşma, işgal ve tahribata müdahale edilmediği sürece yapılan toplantıların kamu vicdanında karşılık bulmakta zorlanacağını belirten Pehlevan, “Kaçaklara, işgallere ve kıyı tahribatlarına müdahale edilmediği sürece yapılan toplantılar, çözüm üretmekten çok geçmişte yapılan yanlışlara ortak arama görüntüsü vermekten öteye geçemez” ifadelerini kullandı.

Pehlevan, kıyı alanlarının gerçek anlamda kamu yararı doğrultusunda korunması gerektiğini vurgulayarak, kaçak ve mevzuata aykırı yapılaşmaların kararlılıkla kaldırılması, işgal edilen kamu alanlarının yeniden halka kazandırılması, Kıyı Kanunu’nun etkin şekilde uygulanması ve geçmişte yapılan kıyı uygulamalarının bilimsel ve hukuki olarak incelenmesi gerektiğini belirtti.

Meslek odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının karar süreçlerine etkin katılımının sağlanması gerektiğini de ifade eden Pehlevan, kıyıların özel kullanım alanı, ekonomik kazanç kapısı veya ayrıcalıklı yaşam alanı olmadığını söyledi.

Pehlevan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Kıyılar toplumun ortak değeridir. Bugün kalan son kumsallarımızı da koruyamazsak, yarın çocuklarımız kendi şehirlerinde denize ulaşamayan bir nesil olacak. Doğanın bize sunduğu değeri önce yok edip, sonra milyonlar harcayarak yapay çözümler üretmek kamu yararı değildir. Bu, geçmiş hataların maliyetini gelecek nesillere bırakmaktır. Trabzon’un ve Karadeniz’in geleceği için artık göstermelik değil; bilimsel, gerçekçi ve uygulanabilir politikalar gerekmektedir. Çünkü kıyılar sadece bugünün değil, yarının da mirasıdır. Kıyılarımıza sahip çıkmak; geçmişe saygı, bugüne sorumluluk ve geleceğe borcumuzdur.”

Kaynak: BASIN BÜLTENİ