MAAŞ TARTIŞMASI MI?
Ortahisar Belediye Meclisi’nde şehre hiçbir faydası olmayan tartışmalar serisi devam ediyor.
Meclisin ilk gününde paylaşılan bir video, kısa sürede yayılarak birçok kesim tarafından izlendi.
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, yaptığı paylaşımda, “AK Parti Grup Başkan Vekili, personelimize ödediğimiz maaşlardan rahatsız olmuş!” ifadelerini kullandı.

Bu çıkışa AK Parti Grup Başkan Vekili Yavuz Şanver’den yanıt gecikmedi. Şanver, sözlerinin çarpıtıldığını belirterek, “Personelle alakalı ağzımdan laf çıkmadı. Kendileri düşündükleri şeyi sanki biz düşünmüşüz gibi kamuoyuna aksettirmeye çalışıyorlar” dedi. Şanver’in dikkat çektiği nokta ise belediyenin mali yapısı oldu. “Mali disiplinle alakalı yapılması gerekenleri söyledik” diyen Şanver, belediye bütçesinde en büyük gider kalemlerinden birinin personel maaşları olduğunu hatırlattı.

Ancak bunun personel maaşlarından rahatsız oldukları anlamına gelmediğini savundu.
Şanver, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bizim personel sayısıyla, maaşıyla alakalı hiçbir sıkıntımız yok. Sosyal medyada da sanki ben söylemişim gibi kesmişler. Birçok konuda bizim söylemediğimiz şeyleri, bizim ismimizi zikrederek söylemediğimiz şeyler üzerinden yorum yapıyorlar.”
Tartışmanın en dikkat çeken cümlesi ise Şanver’in şu sözleri oldu: “Varsa güçleri daha fazla personel alsınlar, maaşlarını da arttırsınlar. Biz sadece 1 sene sonra işçilerin maaşını yatıramayacak duruma gelmemeleri için uyarıyoruz.”
Anlaşılan o ki Ortahisar Belediyesi’nde yeni meclis dönemi daha ilk günden hareketli başladı.
Bir tarafta “personelin maaşından rahatsız oldular” çıkışı, diğer tarafta “biz maaşa değil, mali disipline dikkat çektik” savunması var.
Bu tartışmanın şehre katkısı var mı derseniz, maalesef yok ama dinlemeye de bir nevi mecburuz.
MECLİSTE ÖNCE HARARET SONRA UYUM
Trabzon Ortahisar Belediye Meclisi, dün yapılan görüşmelerle tamamlandı.
İlk gününde tansiyonun yüksek olduğu, karşılıklı çıkışların ve sert söylemlerin öne çıktığı meclis, ilerleyen oturumlarda adeta “vites düşürdü.”
Tartışmalar yerini daha kontrollü bir dile bırakırken, son gün ise oldukça dingin bir atmosferde geçti.
Gündemin en önemli başlıklarından biri olan 2025 Mali Yılı İdare Kesin Hesabı ile Taşınır Kesin Hesabı görüşmeleri de bu yumuşayan iklimde ele alındı.
Sert tartışmalar, yerini bu kez teşekkürlere bıraktı…
AK Parti Grup Başkan Vekili Yavuz Şanver ile MHP Grup Başkan Vekili Abdurrahman Kınalı’nın, ilgili birim müdürleri ve amirlere yönelik teşekkürleri, mecliste beklenen karşılıklı jestleri de beraberinde getirdi.
Bu teşekkürlere Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın da karşılık vermesi, salondaki havayı daha da yumuşattı.

Kaya’nın, “Biz de bu güzel konuşması için teşekkür ediyoruz” sözlerine Şanver’in “Doğruya doğru başkanım” yanıtı ise mecliste gülümsemelerin de beraberinde gelmesini sağladı.
Yani; sert başlayan meclis, uzlaşı ve nezaketle bitti. Şimdi gözler Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nde… Kulislerde konuşulanlara bakılırsa, orada ilk gün yine hareketli geçecek.
Bakalım Ortahisar’daki gibi tansiyon düşecek mi, yoksa tartışmalar daha da mı alevlenecek…
BORÇ TARTIŞMASINDA ARAYA GİRDİ
Sürmene’de bir süredir kulisleri hareketlendiren “borç” tartışması büyümeden toparlanma sürecine giriyor.
Hatırlanacağı üzere mevcut Belediye Başkanı Hüseyin Azizoğlu’nun 2 yıllık değerlendirme toplantısında açıkladığı borç tablosu, eski Başkan Rahmi Üstün tarafından kabul görmemiş, rakamların gerçeği yansıtmadığı yönünde karşı açıklama gelmişti.
Bunun üzerine Azizoğlu cephesi de detaylı bir tablo paylaşarak iddiasını yinelemişti.
İki AK Partili isim arasında yaşanan bu karşılıklı çıkışlar, ilçede “gereksiz gerilim” olarak yorumlanırken, tarafları yakından tanıyan bir isim devreye girdi.

Edinilen bilgilere göre, Sürmene Belediye Meclisi’nin AK Partili üyesi Cemal Üstün, iki taraf arasında arabuluculuk yapmak için harekete geçti.
Aynı zamanda eski Başkan Rahmi Üstün’ün akrabası olan Cemal Üstün’ün, hem aile bağı hem de siyasi ağırlığı nedeniyle sürece etkili olabileceği değerlendiriliyor.
Meclis içinde sözüne itibar edilen isimlerden biri olan Üstün’ün girişimiyle, taraflar arasındaki anlaşmazlığın kısa sürede giderilmesi bekleniyor.
Kulislerde konuşulanlara göre; amaç, tartışmayı daha fazla büyütmeden, parti içinde birlik görüntüsünü yeniden sağlamak.
O FESTİVAL TEKRARDAN TRABZON’DA…
Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2026 takvimi açıklandı, gözler yine Trabzon’a çevrildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından duyurulan takvimde Trabzon’un da yer alması, şehirde kültür ve sanat gündemini yeniden hareketlendirdi.
Geçtiğimiz yıllarda Türkiye Kültür Yolu Festivalleri kapsamında düzenlenen Trabzon Kültür Yolu Festivali, milyonlarca ziyaretçiyi ağırlamıştı.

Kentin farklı noktalarında yapılan etkinlikler, hem şehir merkezinde hem de sosyal hayatta ciddi bir hareketlilik oluşturmuştu.
2026 yılı takvimine göre festival bu kez 26 şehirde düzenlenecek.
Bakanlığın “dünyanın en büyük festivali” olarak tanımladığı Türkiye Kültür Yolu Festivali, 8 ay boyunca 7’den 70’e herkesi kültür ve sanatla buluşturmayı hedefliyor.
Trabzon ayağı için belirlenen tarih ise 6-14 Haziran.
Bu tarih aralığında yapılması planlanan festival için bakanlık nezdinde yoğun bir çalışma yürütülüyor.
Ancak Trabzon programının detayları henüz netleşmiş değil.
Asıl merak edilen başlıklardan biri de festival alanı.
Geçtiğimiz yıllarda Faroz fuar alanında yapılan festivalin, 2026 yılında Trabzon’da hangi noktada gerçekleştirileceği şimdilik kesinleşmedi.
Programın içeriği, etkinlik alanı ve Trabzon’a gelecek isimlerin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.
Şimdilik bilinen şu: Kültür Yolu Festivali, 2026’da yeniden Trabzon’da olacak.
TRABZONSPOR TESİSLER İÇİN BAKANA GİTTİ
Trabzonspor’un Ankara hattındaki diplomasi trafiği hız kesmeden devam ediyor.
Son dönemde özellikle tesisler üzerinden şekillenen süreç, kulübün geleceğini doğrudan etkileyecek kritik bir eşikte ilerliyor.
Mevcut Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri için alınan istimlak kararı, bordo-mavilileri hızlı ve stratejik bir hamle yapmaya zorladı.
Bu noktada rota, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı Yıldızlı bölgesindeki tesislere çevrildi.
Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Divan Kurulu toplantısında da açıkça ifade edildiği gibi, Trabzonspor yalnızca fikir aşamasında değil; artık somut adımlar atan bir pozisyonda.
Başkan Ertuğrul Doğan, Asbaşkan Zeyyat Kafkas ve Serkan Soylu’nun Ankara’da yürüttüğü temaslar, sürecin ciddiyetini ortaya koyuyor.
Özellikle Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile yapılan görüşme, bu diplomatik trafiğin en kritik duraklarından biri oldu.

Görüşmeden çıkan tablo net: Devlet kanadı, Trabzonspor’un yeni tesisleşme sürecine destek verme konusunda istekli.
Bakan Kurum’un “her türlü desteğe hazırız” mesajı, yalnızca bir temenni değil; aynı zamanda sürecin önünün açılacağına dair güçlü bir siyasi irade göstergesi.
Ancak madalyonun diğer yüzü de var.
Talep edilen yeni alan, mevcut Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’ne kıyasla daha küçük.
Bu durum, Trabzonspor’un sadece yer değiştirmesini değil, aynı zamanda alan genişletme ve yeni izin süreçlerini de yönetmesini zorunlu kılıyor.
Yani mesele sadece bir taşınma değil; ciddi bir planlama, fizibilite ve bürokratik koordinasyon gerektiriyor.
Zamanlama ise en az süreç kadar kritik.
Yeni havalimanı projesiyle eş zamanlı ilerlemesi planlanan tesis inşaatı, Trabzonspor’un “geçiş sürecinde kaos yaşamama” hedefinin bir parçası.
Kulüp, ne sportif ne de idari anlamda aksama istemiyor.
Bu yüzden Ankara ile kurulan temaslar yalnızca bugünü değil, önümüzdeki 1-2 yıllık dönemi de şekillendirecek nitelikte.
BAŞKAN DOĞAN İLE BULUŞACAK
Türkiye Basketbol Ligi’nde ilk sezonunu geride bırakan Trabzonspor Basketbol Takımı ilk döneminde aldığı sonuçlarla beğeni topladı.
Galatasaray’ı 2 kez Fenerbahçe’yi de bir kez mağlup eden Trabzonspor Basketbol Takımı’nda Sportif direktör Cömert Küce, yeni sezon için şimdiden kolları sıvadı.
Selçuk hoca ile kesin olarak yeniden devam edilecek. Yeni sezon kadrosunu kurmak adına oyuncuları belirleyen Cömert Küce, Başkan Doğan ile görüşecek.
İstanbul’da yeni sezon için kritik bütçe görüşmesi yapılacak ve akabinde Basketbol takımı seri transferlere başlamayı planlıyor.
Bu hafta içerisinde bu görüşme yapılacak ve karara bağlanacak.
ANKARA’NIN YENİ TRABZON HAMLESİ
Trabzon’un siyasetteki ağırlığı ve özellikle milli konulardaki refleksi uzun yıllardır dikkatle takip edilen bir gerçek olarak değerlendiriliyor.
Son dönemde Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın attığı adımların da bu hassasiyetleri dikkate alarak şekillendiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Özellikle Trabzonspor’a yönelik tebrik mesajı ve kulübün son süreçlerde ortaya koyduğu tavra verilen destek, yalnızca sportif bir yaklaşım olarak görülmüyor.
Şehirde, bu mesajların Trabzon’un milli konulardaki duyarlılığına verilen açık bir önem olarak yorumlandığı ifade ediliyor.
Trabzonspor’un şehir için bir spor kulübünden çok daha fazlasını temsil ettiği; kimlik, aidiyet ve duruşun sembolü olduğu düşüncesi dikkate alındığında, verilen mesajların Trabzon’da karşılık bulduğu konuşuluyor.
Aynı süreçte uzun süredir bağımsız çizgisiyle bilinen Trabzon siyasetinin yakından tanıdığı isim olan şehri ve ülke gündemini çok sıkı takip eden Davut Çakıroğlu’nun başdanışman olarak görevlendirilmesi de dikkat çeken gelişmeler arasında gösteriliyor.

Başkentte bu tercihin sıradan bir görev değişimi olmadığı, Trabzon’un siyasi ve toplumsal ağırlığının dikkate alındığını gösteren bir adım olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.
Özellikle geçmişte farklı şehirlerden yapılan danışman tercihleri üzerinden yürüyen tartışmalar hatırlandığında, doğrudan Trabzon’dan gelen bir ismin tercih edilmesinin bilinçli bir mesaj taşıdığı düşünülüyor.
Çakıroğlu’nun uzun yıllardır milliyetçi hassasiyetleri önceleyen bir çizgide siyaset ve kamuoyu içinde yer almasının da bu tercihte etkili olduğu ifade ediliyor.
Siyasi çevrelerde ayrıca, muhalefet kanadında uzun süredir bu kadar net, doğrudan ve yerel hassasiyetleri merkeze alan bir yaklaşımın görülmediği yorumları yapılıyor.
Trabzon’un reflekslerini doğru okuyan ve buna uygun siyasi dil geliştiren bir anlayışın özellikle Karadeniz’de dikkat çektiği belirtiliyor.
Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, Ümit Özdağ’ın Trabzon’u önemseyen, şehrin milli hassasiyetlerini dikkate alan ve bunu hem söylemde hem kadro tercihlerinde ortaya koyan bir siyaset anlayışı benimsediği yönündeki değerlendirmeler güç kazanıyor.
Önümüzdeki süreçte bu yaklaşımın Trabzon kamuoyunda nasıl bir etki oluşturacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.





