Trabzon

Emir Yuşa davasında Bakan Gürlek gelişmesi! Tüm detayları dinledi

Trabzon’da 2021 yılında yorgun mermi sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Emir Yuşa Atıcı’nın babası Mustafa Atıcı, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile yaptıkları görüşmenin ardından dosyada yeniden kapsamlı bir çalışma başlatıldığını söyledi. Atıcı, “Çember daraldı, ramak kaldı. Evladımın failinin bulunacağına inanıyorum” dedi.

Trabzon’da yorgun mermiyle yaşamını yitiren 15 yaşındaki Emir Yuşa Atıcı’nın ailesinin adalet arayışı sürüyor. Olayın üzerinden yaklaşık 5 yıl geçmesine rağmen failin bulunamaması ailede derin bir acıya neden olurken, baba Mustafa Atıcı, son süreçte dosyada yeniden hareketlilik yaşandığını belirtti.

Adalet Bakanı Akın Gürlek ile bir programda bir araya geldiklerini ifade eden Atıcı, görüşmede dosyanın durumunu anlattığını ve Bakan Gürlek’in konuyla ilgileneceğini söylediğini aktardı.

Dosyada yeniden kapsamlı çalışma başlatıldı

Baba Mustafa Atıcı, Bakan Gürlek ile yaptıkları görüşmenin ardından kendilerine ulaşan bilgiler doğrultusunda dosyada yeniden detaylı bir çalışma başlatıldığını söyledi.

Atıcı, “Sayın Bakanımızla görüştükten sonra kendisinin dosyayla ilgileneceğini ve Sayın Başsavcıyı arayacağını söylediğini bize ifade etmişti. Daha sonra bize gelen bilgilerde, dosyada tekrar geniş kapsamlı ve derinlemesine bir çalışma başlatıldığı bildirildi” dedi.

Soruşturma kapsamında yeniden ifade alınması, bölgeye ilişkin HTS kayıtlarının incelenmesi ve olayla ilgili bazı delillerin yeniden değerlendirilmesinin gündeme geldiğini belirten Atıcı, bu gelişmelerin kendilerinde yeniden umut oluşturduğunu dile getirdi.

Belli bir noktada tıkanıp kalmıştık

Yaklaşık 5 yıldır adalet arayışını sürdürdüklerini ifade eden Atıcı, dosyada uzun süredir somut ilerleme kaydedilemediğini söyledi.

Atıcı, “Failin bulunabileceği hususunda umutlarımız tekrar yeşerdi. Çünkü belli bir noktaya kadar gelmiş, orada tıkanmıştık. Bir ilerleme kaydedemiyorduk. İnşallah en kısa zamanda bu çalışmanın sonucunda evladımın failini, o tetiği çeken kişiyi bulacağız” diye konuştu.

Evladım düştüğü yerde duruyor

Bakan Gürlek ile Mağdur Aileler Platformu kapsamında bir kahvaltı programında bir araya geldiklerini belirten Atıcı, görüşmede oğlunun dosyasını anlattığını söyledi.

Atıcı, “Sıra bana geldiğinde evladımızı bu şekilde kaybettiğimizi, 5 yıldır herhangi bir ilerleme sağlayamadığımızı ve evladımın düştüğü yerde hala durduğunu Sayın Bakan’a ilettim. Kendisi de ‘Nasıl 5 yıldır bir sonuç çıkmaz?’ diyerek şaşkınlığını ifade etti. Not aldı ve ilgileneceğini söyledi” ifadelerini kullandı.

Yorgun mermi değil, katil mermi

Mustafa Atıcı, kamuoyunda “yorgun mermi” olarak bilinen olayların isminin gerçeği hafiflettiğini savundu. Bu tanımlamanın olayları basite indirgediğini söyleyen Atıcı, “Ben özellikle bunun ‘katil mermi’ olarak anılması gerektiğini belirttim. Yorgun mermi insan öldürmez; bunların adı katil mermi” dedi.

Atıcı, bu tür olayların yalnızca kendi ailesinin değil, birçok ailenin hayatını kararttığını belirterek, “Şu yorgun mermi denen garabetin ortadan kalkması gerekiyor. İnsanların bu şekilde can vermesinin, evlatların kaybedilmesinin önüne geçilmesi lazım” diye konuştu.

Silahı değil, şahsı bulmak gerekir

Soruşturma sürecinde en başından beri farklı bir yöntemin izlenmesi gerektiğini ifade eden Atıcı, yalnızca silahın aranmasının sonuca götürmeyeceğini söyledi.

Atıcı, “Biz olayın başından beri ifade alınması ve bölge HTS kayıtlarının çıkarılması gerektiğini söylüyoruz. O gün, o saatte orada kimlerin olduğunun tespit edilmesi lazım. Siz silah aradığınız sürece bir sonuca varamazsınız. Çünkü o silah kaybolmuş olabilir. Ama şahsı bulursanız, silahın yerini de öğrenebilirsiniz” dedi.

Adli emanette bulunan silahların yeniden Ankara’ya gönderilerek Emir Yuşa’dan alınan mermi çekirdeğiyle karşılaştırılmasının da gündemde olduğunu söyleyen Atıcı, yapılacak çalışmalar sonucunda faile ulaşılacağına inandığını vurguladı.

Çember daraldı, ramak kaldı

Failin kendilerini ve süreci takip ettiğine inandığını söyleyen baba Atıcı, “Olayın faili kim olduğunu kendisi çok iyi biliyor. Bizi takip ettiğini de çok iyi biliyorum. Çember daraldı, ramak kaldı. Bulunacak inşallah ve hak ettiği cezayı alacağından adım gibi eminim” ifadelerini kullandı.

Bu sürecin yalnızca kendi ailesi için değil, benzer olayların önlenmesi açısından da önemli olduğunu belirten Atıcı, verilecek cezanın caydırıcı olması gerektiğini söyledi.

5 yıldır bir arpa boyu yol alamadık

Geçen sürede dosyada elle tutulur bir gelişme yaşanmadığını ifade eden Atıcı, “5 yıldır ne yaşandı? Hiçbir şey. Elle tutulur hiçbir şey yok. Bir arpa boyu yol kat edemedik. Olduğumuz yerde duruyoruz. Evladım hala düştüğü yerde duruyor” dedi.

Yeni süreçte HTS kayıtları ve ifadeler üzerinden bir sonuca ulaşılması gerektiğini söyleyen Atıcı, “Bu çalışmadan da sonuç çıkmazsa artık yapacak bir şey kalmayacak. Ama aile olarak bunu düşünmek istemiyoruz. Bulunacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Trabzon’da bu tablo şehre yakışmıyor

Bireysel silahlanmaya da tepki gösteren Mustafa Atıcı, Umut Vakfı’nın verilerine işaret ederek Türkiye’de milyonlarca ruhsatsız silah bulunduğunu söyledi. Atıcı, özellikle Karadeniz ve Trabzon’da yorgun mermi vakalarının acı sonuçlara yol açtığını belirtti.

“Atılan her merminin bir cana zarar verebileceği unutulmamalı” diyen Atıcı, “Bu şehirde hala insanların havaya ateş açması akıl alır gibi değil. Trabzon’un bu şekilde anılması, bu şehri seven biri olarak beni gerçekten çok üzüyor” ifadelerini kullandı.

Mutluluğa kurşun sıkma kampanyası farkındalık oluşturdu

Emir Yuşa Atıcı’nın ölümünün ardından başlatılan “Mutluluğa kurşun sıkma” kampanyasına da değinen Atıcı, bu kampanyanın Trabzon’da önemli bir farkındalık oluşturduğunu söyledi.

Trabzonspor’un şampiyonluk kutlamalarında silah kullanılmamasının çok kıymetli olduğunu vurgulayan Atıcı, “Bir kişiyi dahi bu yoldan çevirebilirsek bizim için artıdır demiştim. Ben bu kampanyayla çok kişiyi o yoldan çevirdiğimize inanıyorum. Birçok insanın gönlüne dokunduk” dedi.

Buna rağmen sorunun tamamen bitmediğini belirten Atıcı, bayramlarda, düğünlerde ve kutlamalarda hala silah atılmasına tepki gösterdi.

Bu olaylara bilinçli taksir değil, olası kast olarak bakılmalı

Yargılama süreçlerinde caydırıcı cezaların verilmesi gerektiğini savunan Atıcı, yorgun mermi nedeniyle yaşanan ölümlerde “bilinçli taksir” yerine “olası kast” değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade etti.

Atıcı, “İnsanların sokakta, bağında, bahçesinde gezdiğini biliyorsunuz. Buna rağmen rastgele havaya ateş açıyorsunuz. Bu taksir değil, olası kasttır. Neden olası kasttan yargılanmıyor?” dedi.

Ruhsatsız silah bulundurma ve taşıma konusunda da daha ağır yaptırımlar gerektiğini belirten Atıcı, “Ruhsatsız silah yakalandığında sadece para cezası değil, caydırıcı hapis cezası uygulanmalı. Aksi halde bu olayların önüne geçilemez” ifadelerini kullandı.

Emir’in adı yaşasın istiyoruz

Oğlunun Trabzon’u çok sevdiğini söyleyen Mustafa Atıcı, Emir Yuşa’nın isminin şehirde yaşatılmasının aileleri için büyük anlam taşıdığını belirtti.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in süreç boyunca yanlarında olduğunu ifade eden Atıcı, Millet Bahçesi’ndeki büyük çocuk parkına Emir Yuşa Atıcı’nın adının verildiğini ve bunun kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

Atıcı, “Evladımızın adını duyurmak, onun ismini yaşatmak bizim için çok önemli. Bu, acımızı bitirmiyor ama gönlümüze bir nebze olsun su serpiyor” dedi.

Bu topraklarda üç can gitti

Mustafa Atıcı, yalnızca Emir Yuşa’nın değil, Trabzon’da yorgun mermiyle yaşamını yitiren diğer çocukların da unutulmaması gerektiğini söyledi.

Feyzanur Keleş ve Kerem Can Özdemir’in de aynı acının parçası olduğunu belirten Atıcı, “Bu topraklarda üç evlat, üç can gitti. Ne Feyzanur Keleş’in, ne benim oğlumun, ne de Kerem Can Özdemir’in faili bulunabildi. En azından bu çocukların isimleri yaşatılsın. Bu çocuklar bu toprakların sevdalısıydı” ifadelerini kullandı.

Asıl bizi rahatlatacak olan failin hak ettiği cezayı alması

Emir Yuşa’nın isminin yaşatılmasının kendileri için önemli olduğunu ancak asıl beklentilerinin adalet olduğunu vurgulayan Atıcı, failin bulunup hak ettiği cezayı alması gerektiğini söyledi.

Atıcı, “Failin bulunması bizim için apayrı bir olay. Esas bizi rahatlatacak olan şey, hak ettiği cezayı almasıdır. Eğer fail yakalanır, bilinçli taksirden yargılanır ve kısa sürede tahliye edilirse bu bizi daha da yıkar. O yüzden caydırıcı ceza çok önemli” dedi.

Suç olmadan engellenmeli

Adalet sisteminin temel amacının suçu işlendikten sonra değil, işlenmeden önce önlemek olması gerektiğini belirten Atıcı, “Can yandıktan sonra ne yaparsanız yapın o canı geri getiremezsiniz. Bugün fail bulunup en ağır cezayı alsa bile benim oğlum geri gelmeyecek. Ama verilecek ceza bir sonraki olayın önüne geçmeli” diye konuştu.

Atıcı, bireysel silahlanmanın ve havaya ateş açma alışkanlığının sona ermesi gerektiğini vurgulayarak, “Devlet vatandaşını korumalı. Vatandaş kendini silahla korumaya çalışmamalı. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Bu anlayışla hareket edilmesi gerekiyor” dedi.

Emir’in hakkını savunuyoruz

Sözlerinin sonunda kendilerine ve Emir Yuşa’ya zaman ayrıldığı için teşekkür eden Mustafa Atıcı, mücadelelerinin yalnızca kendi çocukları için olmadığını söyledi.

Atıcı, “Burada konuşan ben değilim, Emir. Biz Emir’in hakkını savunuyoruz. Elinden alınan yaşam hakkının karşılığını arıyoruz, failini arıyoruz. Bu olayların bitmesi, yorgun mermi denen garabetin ortadan kalkması için mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }