Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerin Ankara’da sürdürdüğü eylemlere ilişkin açıklama yaptı. Öğretmenlerin taban maaş, güvenceli çalışma, insanca yaşayabilecekleri bir ücret, özlük haklarının güvence altına alınması ve mülakat nedeniyle yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi talepleriyle sekiz gündür Ankara’da eylemde olduğunu belirten İkinci, yetkililerin sessizliği nedeniyle öğretmenlerin yedi gündür açlık grevinde olduğunu ifade etti.
İkinci, öğretmenlerin seslerini duyurmak ve taleplerini kamuoyuyla paylaşmak amacıyla dün Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Ankara Temsilciliği önünden Madenci Anıtı’na yürümek istediğini belirterek, yürüyüş başlamadan öğretmenlerin karşısına polis barikatı çıkarıldığını söyledi.
Yapılan müdahalenin sert olduğunu kaydeden İkinci, biber gazı kullanıldığını, öğretmenlerin darbedildiğini, yerlerde sürüklendiğini, fenalaşanlar olduğunu ve çok sayıda öğretmenin gözaltına alındığını belirtti.
Öğretmenlere yönelik müdahalelerin tekil ve istisnai olmaktan çıktığını, sistematik bir nitelik kazandığını savunan İkinci, anayasal haklarını kullanarak basın açıklaması yapmak, yürümek ve taleplerini dile getirmek isteyen öğretmenlerin günlerdir polis ablukası, fiziksel şiddet ve gözaltılarla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti.
İkinci, baskının yalnızca öğretmenlerle sınırlı kalmadığını belirterek, dayanışma amacıyla eylemlere katılan sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcilerinin de aynı müdahalelerin hedefi olduğunu söyledi.
Açıklamasında yetkililere sorular yönelten İkinci, şu ifadeleri kullandı:
“Buradan bir kez daha soruyoruz: Öğretmenler neden günlerdir sokaktadır? Öğretmenler neden bedenlerini açlığa yatırmak zorunda kalmaktadır? Çocuklarımızı ve gençlerimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerin karşısına neden sürekli polis barikatları çıkarılmaktadır?”
Öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunların çözülmesi gerektiğini belirten İkinci, iktidarın öğretmenlerin taleplerine polis şiddetiyle yanıt vermesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
“Hak aramak suç değildir. Basın açıklaması yapmak, yürümek ve sendikal mücadele yürütmek demokratik ve anayasal bir haktır” diyen İkinci, öğretmenlerin haklı taleplerine yönelik şiddet, baskı ve gözaltı uygulamalarına derhal son verilmesi gerektiğini ifade etti.
Yaşananların yalnızca özel sektörde çalışan öğretmenlerin ya da mülakat nedeniyle mağdur edilen öğretmenlerin sorunu olmadığını belirten İkinci, öğretmenlik mesleğinin yıllardır düşük ücret, güvencesizlik, işsizlik, sözleşmeli ve ücretli istihdam, mülakat, performans baskısı ve ağır çalışma koşulları üzerinden sistematik biçimde itibarsızlaştırıldığını dile getirdi.
Özel okullarda çalışan öğretmenlerin asgari ücret düzeyindeki ücretlere ve patronların keyfi uygulamalarına mahkum edildiğini söyleyen İkinci, atama bekleyen öğretmenlerin geleceğinin de nesnel ve bilimsel ölçütlerden uzak mülakat uygulamalarıyla karartıldığını kaydetti.
Kamuda ve özel sektörde farklı statüler altında çalışan öğretmenlerin emeğinin parçalandığını, değersizleştirildiğini ve öğretmenlerin birbirleriyle rekabet etmeye zorlandığını belirten İkinci, özel sektör öğretmenlerinin taban maaş ve güvenceli çalışma talebi ile mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi mücadelesinin bütün öğretmenlerin ortak mücadelesi olduğunu vurguladı.
İkinci, söz konusu mücadelenin öğretmenlik mesleğinin onurunu, emeğin değerini ve öğrencilerin nitelikli eğitim hakkını savunma mücadelesi olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Eğitim Sen olarak öğretmenleri birbirinden ayıran statü farklılıklarını reddediyor; kamuda ve özel sektörde çalışan, atama bekleyen, sözleşmeli ya da ücretli bütün öğretmenlerin ortak mücadelesini ve dayanışmasını büyütmeyi temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.”
Taleplerinin açık olduğunu belirten İkinci, özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkının yasal güvenceye alınması ve güvenceli çalışma koşullarının sağlanması gerektiğini söyledi.
Mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının derhal teslim edilmesi gerektiğini ifade eden İkinci, açlık grevindeki öğretmenlerin taleplerinin karşılanması ve sağlıklarıyla oynanmaması gerektiğini belirtti.
İkinci, polis müdahaleleri ve gözaltıların son bulması, sendikal faaliyetlerin engellenmesinden vazgeçilmesi çağrısında bulunarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalıdır.
Öğretmenlerin emeği, mesleği ve onuru gözaltına alınamaz!
Hak arayan öğretmenler yalnız değildir!
Yaşasın öğretmenlerin ortak mücadelesi ve dayanışması!”