Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi nedeniyle yıl sonu değerlendirmelerde bulundu.

“MEB Bakanı Yusuf Tekin’e karne vermiyoruz” başlığıyla kamuoyuyla paylaşılan raporda, eğitim sisteminin içinde bulunduğu tablo, eğitim emekçilerinin yaşadığı sorunlar, öğrencilerin karşı karşıya bırakıldığı eşitsizlikler ve kamusal eğitimin geleceği ele alındı.

Raporda, bir eğitim öğretim yılının daha eğitim alanında derinleşen sorunların çözülmediği, aksine daha da ağırlaştığı bir dönem olarak geride kaldığı ifade edildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim politikalarının öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin beklentilerine yanıt vermekten uzak kaldığı savunularak, eğitimdeki yapısal sorunları çözmek yerine yeni sorun alanları oluşturduğu belirtildi.

“Eğitim emekçilerine yönelik baskılar arttı”

Raporda, son dönemde hak arama mücadelesi yürüten öğretmenlere yönelik polis müdahaleleri, gözaltılar ve ters kelepçe uygulamalarının demokratik hak ve özgürlükler açısından kabul edilemez bir noktaya ulaştığı kaydedildi.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyelerinin ve mülakat mağduru öğretmenlerin gerçekleştirdiği barışçıl eylemlere yönelik şiddetin, eğitim emekçilerinin taleplerini bastırma girişimi olduğu ifade edildi.

Raporda, “Hak arayan öğretmenlere cop gösteren anlayışın, eğitim sisteminin sorunlarını çözmesi mümkün değildir” denildi.

“Öğretmenlik mesleği itibarsızlaştırıldı”

Eğitim Sen Trabzon Şubesi’nin raporunda, öğretmenlik mesleğinin yıllardır ekonomik, sosyal ve mesleki açıdan değersizleştirildiği savunuldu.

Yetersiz ücretler, güvencesiz çalışma biçimleri, siyasi kadrolaşma ve liyakat ilkesinden uzak atamaların öğretmenlerin çalışma koşullarını her geçen gün daha da ağırlaştırdığı belirtildi.

Proje okullarında yaşanan keyfi görevlendirmeler ve liyakatsiz atamalar nedeniyle birçok okulda çalışma barışının bozulduğu, öğretmenlerin sistematik baskı ve mobbinge maruz bırakıldığı ifade edildi.

“Ücretli öğretmenlik kölece çalıştırma düzenine dönüştü”

Raporda, on binlerce ücretli öğretmenin asgari ücretin dahi altında gelirlerle çalıştırıldığı belirtilerek, aynı işi yapan öğretmenler arasında büyük ücret ve hak farklılıkları yaratılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.

50 bini aşkın ücretli öğretmenin kadrolu ve güvenceli istihdama geçirilmemesinin eğitim sisteminin en büyük ayıplarından biri olduğu kaydedildi.

“Emeklilik sistemi öğretmenleri çalışmaya mahkum ediyor”

Eğitim Sen Trabzon Şubesi, emeklilik sistemiyle ilgili değerlendirmesinde, bugün 140 binden fazla öğretmenin emeklilik hakkını elde etmiş olmasına rağmen düşük emekli aylıkları nedeniyle görev yapmak zorunda kaldığını belirtti.

Raporda, öğretmenlerin yıllarca verdikleri emeğin karşılığında insanca yaşayabilecekleri bir emeklilik hakkına sahip olmadığı ifade edildi.

“Eğitimde laiklik ve bilimsellik geriye gidiyor”

Raporda, eğitim politikalarında bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzaklaşılmasının kaygı verici boyutlara ulaştığı savunuldu.

Eğitim kurumlarında çeşitli vakıf, dernek ve dini yapıların etkisinin artırılması, pedagojik ve bilimsel ölçütlerden uzak protokollerin yaygınlaştırılması ve bu durumun kamusal eğitim anlayışını zedelemesi eleştirildi.

Eğitim Sen Trabzon Şubesi, çocukların geleceğinin bilimsel, laik ve demokratik eğitim ilkeleri temelinde şekillenmesi gerektiğini vurguladı.

“Çocuk emeği ve mesleki eğitim politikaları alarm veriyor”

Raporda, MESEM uygulamaları ve benzeri politikalar sonucunda çocuk işçiliğinin yeniden yaygınlaştığı ifade edildi.

Okul sıralarında olması gereken çocukların işyerlerinde çalıştırılmasının kabul edilemez olduğu belirtilerek, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların varlığının eğitim politikalarının ve çocuk koruma mekanizmalarının başarısızlığını ortaya koyduğu savunuldu.

“Sınav baskısı gençlerin geleceğini karartıyor”

Eğitim Sen Trabzon Şubesi’nin raporunda, sınav merkezli eğitim sisteminin öğrenciler üzerinde ağır psikolojik baskılar yarattığı belirtildi.

Başarıyı yalnızca sınav sonuçlarına indirgeyen anlayışın gençlerde yetersizlik duygusunu, kaygıyı ve umutsuzluğu büyüttüğü ifade edildi.

Raporda, eğitim sisteminin öğrencilerin çok yönlü gelişimini esas alan bir anlayışla yeniden yapılandırılması gerektiği kaydedildi.

“Eğitimde eşitsizlik derinleşiyor”

Raporda, okullar arasındaki fiziki, teknolojik ve akademik farklılıkların giderek büyüdüğü belirtildi.

Eğitim hakkının öğrencinin yaşadığı mahalleye, ailesinin gelir düzeyine veya okulunun olanaklarına göre değişmemesi gerektiği vurgulandı.

Bugün birçok okulun temizlik personeli, yardımcı hizmetler çalışanı ve teknik personel eksikliği nedeniyle ciddi sorunlar yaşadığı belirtilerek, okulların temel ihtiyaçlarının dahi karşılanamaz durumda olduğu ifade edildi.

“Eğitimin finansmanı velilerin omuzlarına yıkıldı”

Eğitim Sen Trabzon Şubesi’nin değerlendirme raporunda, merkezi bütçeden eğitime ayrılan kaynakların yetersiz olduğu savunuldu.

Okulların temizlikten güvenliğe, kırtasiyeden bakım-onarıma kadar pek çok ihtiyacının velilerden toplanan bağışlarla karşılanmaya çalışıldığı belirtildi.

“Kayıt parası”, “bağış” veya “katkı payı” adı altında sürdürülen uygulamaların kamusal eğitim hakkına zarar verdiği kaydedildi.

“Eğitimde şiddet sorunu çözülmüyor”

Raporda, öğrencilere ve eğitim emekçilerine yönelik şiddet olaylarının her geçen yıl arttığı ifade edildi.

İktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorunu yalnızca güvenlik boyutuyla ele aldığı, şiddeti yaratan ekonomik, sosyal ve kültürel nedenleri ise görmezden geldiği savunuldu.

Kalıcı çözümün demokratik, eşitlikçi ve sosyal politikalarla mümkün olduğu belirtildi.

“Özel okullaşma teşvik ediliyor”

Raporda, kamusal eğitimin güçlendirilmesi yerine özel okulların eğitim sistemi içindeki ağırlığının artırıldığı eleştirisi yapıldı.

Eğitim hizmetinin piyasa koşullarına terk edilmesinin hem eşitsizlikleri büyüttüğü hem de eğitimi bir hak olmaktan çıkarıp satın alınan bir hizmete dönüştürdüğü ifade edildi.

“Yusuf Tekin’e karne vermiyoruz”

Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci imzasıyla yayımlanan raporun sonuç bölümünde, 2025-2026 eğitim öğretim yılının Milli Eğitim Bakanlığı’nın uyguladığı politikaların eğitim alanındaki sorunları çözmek bir yana, daha da derinleştirdiğini gösterdiği belirtildi.

Raporda, öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin ortak taleplerine kulak tıkayan; eğitim emekçilerinin hak arama mücadelelerine baskıyla yanıt veren; laik, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışını gerileten politikaların sorumluluğunun doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı yönetimine ait olduğu savunuldu.

Eğitim Sen Trabzon Şubesi açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu nedenle Eğitim Sen Trabzon Şubesi olarak, eğitim sisteminin içine sürüklendiği bu tablo karşısında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e karne vermiyoruz. Çünkü eğitimde yaşanan sorunların büyümesinde siyasi ve idari sorumluluğu bulunan bir bakanın başarılı sayılması mümkün değildir.”

Raporda ayrıca, eğitim emekçilerinin, öğrencilerin ve velilerin büyük çoğunluğunun memnun olmadığı; sorunları çözmek yerine derinleştiren uygulamalar nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in eğitim kamuoyu nezdindeki meşruiyetini önemli ölçüde yitirdiğinin düşünüldüğü ifade edildi.

Eğitim Sen Trabzon Şubesi, Türkiye’nin ihtiyacının liyakati esas alan, laik ve bilimsel eğitimi savunan, kamusal eğitimi güçlendiren, öğretmenlerin ve öğrencilerin sesine kulak veren demokratik bir eğitim anlayışı olduğunu belirterek, “Eğitim Sen olarak bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.