Trabzon İl yönetimiyle gerçekleştirdi toplantının ardından basın mensuplarıyla bir araya gelen Babacan’a Genel Başkan Yardımcısı Seyit Karaca, İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Tanıtım ve Medya’dan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Halkla İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon İl Başkanı Selçuk Keskin’de eşlik etti.

Toplantının ardından gündeme dair açıklamalarda bulunan Deva Partisi Genel Başkanı Babacan, “Trabzon teşkilatımızın ev sahipliğini yaptığı bir iftar programı olacak. İftar öncesinde özel bir sohbet etmek istedik sizlerle.

Whatsapp Image 2026 03 08 At 17.22.57

Türkiye’de geçim sıkıntısını hat safhaya ulaştığı bir dönemden eçiyrıuz. Herkes en önmeli dredini geçim derdi olarak söylüyor. Ekonomide sıkıntı büyük ama onun dışında sorunlarda ise adalet ve hukuk geliyor. Bu ikisi aslında iç içe… Osmanlı döneminde adalet dairesi kavramı var. Adalet ve Ekonomi aslında çok iç içe. Adaletin olduğu bir ülkede ekonomi yükselir. Olmadığı ülkede ise bir avuç zengin oluşur. Ekonomide sorunlar var 2023 seçimlerinden bu yana bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ama eksikler var. Sadece makro ekonomiyle götürmeye çalışıyorlar. Parası olan para kazanıyor. Sadece bu şekilde yürümez.

Adalet ile ilgili de sadece tek sorun yargı değil. Bir de toplumsal adalet ile ilgili sıkıntılar var. Fırsat eşitliği yok. Torpil olmadan kimse iş bulamıyor. Mülakatlarda kamuya girmek imkansız oluyor. Ticarette büyük problemler var. Bir de rekabetle üreten ve ihracat yapıp ayakta kalmayan şirketler var. Adalet bu yüzden çok önemli. Memlekette bunun neresinden tutsak elimizde kalır. Ülkenin geldiği konunun en önemli sebebi bu. Adalet kavramı yok oldu.

Whatsapp Image 2026 03 08 At 17.22.57 (1)

Bir başka sıkıntı ise ehil ve dürüst kadroların yer almaması. Kadrolar zayıfladıysa, çalmaz ve çalmayan insanları mumla aranıyorsa maalesef sorunlar büyüyor. Sistem düzgün yönetilmiyor. Sağlıkla ilgili sıkıntılar da her geçen gün büyüyor.

Gazze’de başlayan yangın şimdi başka ülkelere de sıçramış durumda. Pek çok ülke ateş altında. İran’a başlatılan savaş hukuksuzdur. Sebep olarak gösterilenin hiçbir geçerliliği yok. Önleyici savaş diye bir gerekçe uydurdular. İran’a karşı savaşta kullanılan bir zemin varsa durum ayrı ama uzaktan yakından bunlarla ilişkisi olmayınca bunlar çok yanlış. Biz diyoruz ki Türkiye bunu çok dikkatli takip etmeli. Konuşarak çözülmeli. Türkiye Cumhuriyeti kendi mensuplarının bu ateşin içine düşmesine engel olmalı. Su uyur düşman uyumaz. Bunun da gereğini yerine getirmeliyiz. Sorunları çözmek de diplomasinin ana gündemi olmalı. Türkiye’nin sorumluluğu artık daha büyük. Nerede yangın varsa eski Osmanlı coğrafyası. Biz de bölgesel sorumluluğumuzu yerine getirerek barışın devamlılığı için yerine getirmeliyiz.” İfadelerini kullandı.

Daha sonra soru - cevap kısmına geçildi.

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ali Babacan, “2018-2023 arasında ekonomide vahim hatalar yapıldı. Sayın Erdoğan’ın damadının ekonomi başına geldiği yıllarda merkez bankası bitirildi. Pek çok kurum talimatla iş yaptı. Şeffaflık bitirildi. TÜİK’e güven kalmadı. Eskiden merkez bankasının sattığı her döviz açıklanırdı. O güne kadar şeffaf yürüyordu bir anda gizli saklı iş yapmaya bsaşkladı. Biz o kadar iyi yönetiyoruz demek için aldatmacaya dönük bir süreç yaşandı. Bizim yıllarca tek hanede tuttuğumuz enflasyon patladı. Daha da indiremiyorlar. Allah’ın verdiği aklı kullanmayan, bir kaç kişinin kararlarıyla yürüyorlar."

EKONOMİDE VAHİM HATALAR YAPILDI

"2023 seçimlerinden sonra yeni bir ekonomi yönetimi oluşturuldu. Cevdet Yılmaz ve Mehmet Şimşek… Tam 10 yıl benim yakın çalışma arkadaşlarım oldular. 2 isim de benimle birlikteydi. Ali Babacan, hukuk ve adalet diyor ama hiç olmazsa onun yakın çalışma arkadaşları bu işi çözsün diye bekliyorlar. Ama olmuyor. Niçin? Ekonomi içinde tarım yok, reel sektör yok. Son 3 yıldır sadece maaş yükseltiyorlar. 360 bin kişi işten çıkarıldı. Tüm sektörler kan ağlıyor. Tarımla alakalı bir politikaları yok. 454 milyar faiz ödediler ama tarıma destek vermiyorlar. Ortada bir politika yok. Sektörün reel politikaları eksik. İktidarın etrafındaki menfaat şebekesi onlara iş yaptırmaz."

ENFLASYONU KÖKÜNDEN ÇÖZMEK GEREKİR

"Hukuk ve adalet meselesinde de insanlar kendini emniyette hissetmeyince yatırım yapmazlar. Ödemeler dengesine bakınca carı açık artmış, yatırım hesabına eksi 42 milyar dolara çıkmış. Bir zamanlar her yerden yatırım yapılan ülke bugün kendi yatırımcısını kaybediyor. Gelenden daha fazla giden var. Bu şekilde ekonomi düzelmez. Ağızlarıyla kuş tutsalar olmaz. Bolluk ve üretim olmayınca bunu yapamazlar. Ama tek yaptıkları maaşları kısarak enflasyonu düşürmeye çalışmak. Şu an tek yapabilecekleri TÜİK’e talimat vererek enflasyonu düşürürler. İnsanlar seçime girerken yalancı bir bahar yaşarlar. Seçimden sonra saman alevi gibi geriye sadece kül kalır. Enflasyonu kökünden çözmek lazım. 10 yıl boyunca tek hanede tuttuk. Biraz çarşının tozunu yutmak lazım. Ekonomiyle alakalı vatandaşı bilmek lazım. Vatandaşla irtibatları koptu. İçim yanarak söylüyorum maalesef olmayacak. Sektör sektör eğilmedikleri sürece olmayacak.

2 kutuplu siyasetin Türkiye’ye haksızlık olduğunu söyledik. Çoraklaşma oldu burada. Siyasette renkler kaybolmamalı. İktidar zaten memnun, öbürü de muhalefet olmaktan şikayet etmiyor. Tekerlekler dönüyor. Türkiye’nin farklı bir şeye ihtiyacı var. Bunun ilk adımımın Yeni Yol Grubu ile kurduk. Güçlü bir yeni tercih oluşturduk. Bizim amacımız birinci tercih olmak. Deva Partisi olarak hem kendimizi geliştiyoruz hem de diğer partilerle temasımızı gerçekleştiriyoruz.

NATO’nun ikinci büyük ordusuyuz. Bizim askeri gücümüz gerçekten iyi. Bunu herkes biliyor. Bu silahlı kuvvetlerimize iyi bir koordinasyon içinde yönetmeliyiz. Ben Milli Güvenlik Kurulu üyesiydim. Dışişleri Bakanlığı da yaptım. Bu kurumlar tek tek güçlü olması lazım. Tek güçlü Cumhurbaşkanı var o yeter değil. Yetmiyor. İran’da bunu görüyoruz. Belli ki kendi iç mekanizmalarında yaşıyoruz bunu. Ordu kendi başına hareket ediyordu. Bir kişiye bağlanırsa sistem olmaz. Devlet bir bütün ve o bütünün güçlü kadrolarla büyümesi lazım. Ordumuza ve silahla kuvvetlerimize güveniyoruz. Ortak akıl içinde hareket etmeleri gerekir. Bu gücün de sağlam bir siyasi zekayla yürütülmesi gerekir. Adım atmak için izin alma psikolojisiyle yönetilmez. Maalesef F-16’lar başta olmak üzere teçhizatta biraz yıpranmalar var. Silahlı kuvvetlerin envanterinden F-16’ların çoğu bizim üretimimiz. 40 sene önce üretiyorduk bugün parça için Amerika’dan izin bekliyoruz. Rahmetli Özal o dönemde çok mantıklı adımlar yapmış. O zaman Erdoğan yoktu Özal vardı. Bu ülke yapar. Kıbrıs Barış Harekatı’nda bütün aleme meydan okuduk. Bunu biz yaptık. Ülkemize güveneceğiz, tek bir kişiye değil.”

Whatsapp Image 2026 03 08 At 18.05.17

FINDIK VE ÇAY MESELESİ

Fındık ve çayla ilgili de açıklamalarda bulunan Babacan, “Doğu Kaeradneiz diyince çay ve fındık akla geliyor. Ekonomin vazgeçilmez ürünleri. Ben bakan olarak göreve başladığım gece Hasan Karal’dan ilk telefonu aldım. Çay vesilesiyle oldu bu konuşma. O zamanlar Fiskobirlik vardı, daha sonra TMO’ya verdik. Adı çay olsun, fındık olsun akıllıca tasarlanmış devlet desteği olmadan tarım olmaz. BM’ye üye olan 192 ülkenin 191’i destek veriyor çiftçisine. Bazen doğrudan destek verilir. Tarımla ilgili en önemli sorun bütçenin yetersiz kalması. Niye Türkiye dışarıdan canlı hayvan ithal ediyor? O ülkelerde daha ucuz… Devletleri daha akıllıca yatırım teşviki sağlıyor. Biz en büyük ve en genç nüfusa sahibiz. Üretimden başlayarak çiftçinin de para kazanacağı bir politika sağlamak gerekir. Yeteri kadar para kazanmazlarda genç çiftçi olmaz. Anne babalar da çocuklarına git kendini kurtar diyorlar. Bütün gençler kendini kurtarırsa tarımı kim kurtaracak. Gerçekçi maliyetlerle hesap edilmesi lazım. Ticari boyutu da doğru kurgulanmalı. Sektörümüz dünyada gerilememeli. Belirlenen fiyat belli bir eşiğin önüne geçerse kendin kendimize rakip doğururuz. Türkiye’den bu pazarı almak isterlerse bugün kurtardık zannederiz ama 5 yıl sonra tamamen kaybederiz. Bu işi iyi bilen teknik kadro olduktan sonra, fikir aldıktan sonra, Ankara’da ben fındığı napıcam diye sorarsanız yıllar geçse de bir şey olmaz. Vatandaşa gideceksiniz. Çiftçinin yüzünün güldüğü yıllar oldu ama son yıllarda mümkün değil.”

“Trabzon ülkemizde siyasette en etkili olan şehirlerden birisi. Trabzon’un dinamizmi, aktif, çalışkan özelliği siyasette de çok etkili. Bunu da bütün Türkiye biliyor. Trabzon’da yerel siyaset hep hareketlidir. Trabzon’un hareketi bütün Türkiye’nin siyasetinde de etkili olur. “