Okuyan, Trabzonspor’u kendi dini yolculuğuna benzettiğini ifade ederek bordo-mavili kulübün temsil ettiği duruşun kendisi için önemli bir anlam taşıdığını söyledi.

Mehmetokuayn

Mehmet Okuyan’ın açıklamasının yazım hataları düzeltilmiş hâli:
“Trabzonspor teknik direktörü kadar olmasa da hangi mevkiye hangi oyuncu gerekir bilirim. Yedek kulübesine kadar çok kafa yormuşumdur. Son zamanlarda çok vakit ayıramıyorum ama yine de her hafta ne olduğuna bakmaya çalışıyorum. İşte geçen hafta Fenerbahçe’ye mağlup olduk, kanıma dokundu. Gaziantep’i yendik, biraz rahatladım. Bu hafta Karagümrük’ü yendik, yine rahatladım. Bu hafta umarım Kayseri’yi de yeneriz.

Maçları takip ediyorum ama ben Trabzonspor ile ilgili başka bir şey söyleyeyim; bunu belki de ilk defa duyacaksınız. Ben Trabzonspor’u kendi dini yolculuğuma benzetiyorum. Trabzonspor nasıl ki İstanbul takımlarının hegemonyasına karşı Anadolu direncini ve dik duruşunu temsil ediyorsa, vazgeçmemeyi, inadı ve mutlaka sonuca ulaşmak için elini taşın altına koymayı temsil ediyorsa ve bu uğurda dişini tırnağına takıyorsa; Anadolu’da bunu sürdürüyorsa, ben de dini yolculuğumu Trabzonspor’a benzetiyorum.

Ben de egemen bazı algılara karşı Kur’an’ın söylediklerini tıpkı Trabzonspor gibi inatla, sabırla ama samimiyetle sürdürmeye çalışıyorum. Trabzonspor benim için dini yolculuğumda da önemli bir ölçüdür. Benim hayatımda kıymetli bir hareket noktasıdır. Böyle haksızlıklara uğradığımızda ise gerçekten çok canım sıkılıyor.” İfadelerini kullandı.

2010 - 2011 Şampiyonluğu ile ilgili

"Kararlar belliydi, nelerin döndüğü anlaşılıyor. O sene Şampiyonlar Ligi’ne giden isim şampiyon takımdır. 2011 yılının şampiyonunun Trabzonspor olduğuna gönlüm inanıyor. TFF’nin bu hakkı bize vermesini isterim. Hakkımızsa er ya da geç bize ulaşacağını biliyorum.

Bir yandan da futbolu düşünüyorum; binlerce kişinin aynı ağızdan küfür etmesi doğru değil. Ben bir defa Trabzonspor’un Avni Aker’de oynadığı bir maça gitmiştim. Yugoslavya’dan bir takımla oynuyordu. Tribünlerin dört bir tarafından küfürler yükseliyordu. Yugoslavya takımı zaten seni anlamıyor; küfür etmenin bir anlamı yok.

Türkiye’de bir takımın başkanına aleyhine küfürler ediliyor. Oysa ahlaklı olmak varken, emeğinin karşılığını beklemek varken bunların yaşanması doğru değil. Bazen futbolun arka planında nelerin döndüğü de konuşuluyor. Bahis oynanan bir ülkede hak edenin hakkının verildiğini görmek mümkün değildir. Maçı satan futbolcu varsa, bahis oynayan hakem varsa onların para için yapmayacağı ahlaksızlık yoktur.

Umarım bunlar düzelir. Biz Trabzonspor’un kazanmasını isteriz. Kazandığımızda haftamız güzel geçiyor; yenilince ise derslerimi anlatışım bile değişiyor."

Takım ile ilgili

"İsterim ki Fatih Tekke başarılı olsun. Bazen takımın daha iyi transferler yapması gerektiğini de düşünüyorum. Onana’yı aldılar; Fenerbahçe maçında öyle goller yedi ki şaşırdım. Oysa Manchester United’dan gelmiş büyük bir kaleci.

Muçi’ye bakıyorum, Beşiktaş’tan geldi. Oynuyor ve takımı kurtarıyor. Onuachu’yu ise adeta bir takım gibi görüyorum. Adam kule gibi; gelen ortalara vuruyor. Ama bir takımın gerçekten takım olabilmesi için kalecisinden forvetine kadar herkesin iyi olması gerekir. Onuachu’ya orta gelmezse tek başına ne yapabilir ki?

Zubkov’u çok beğeniyorum. Sikan’ı da beğeniyordum ama Trabzonspor’a uyum sağlayamadı, dokusu uymadı. Trabzonspor hâlâ Nwakaeme’den medet umuyorsa bu da doğru olmaz."

Kaynak: Kuzey Ekspres