Toplantıda konuşan CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, yeni parti kurulacak mı yönünde kendisine çok soru geldiğine dikkat çekti.
Bak, özetle şu ifadeleri kullandı:
Trabzon örgütlerine; il başkanlığımıza, ilçe başkanlıklarımıza, kadın ve gençlik kollarımıza, belediye başkanlarımıza ve milletvekilimize teşekkür ediyorum. Bu tarihi süreçte tarihin doğru tarafında durduğumuz, Trabzon’u birlik ve beraberlik içerisinde temsil ettiğimiz, değişim süreciyle birlikte Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in arkasında durduğumuz ve bu değişimin mimarı, göz bebeğimiz Ekrem Başkanımızın yanında dağ gibi durduğumuz için hepinize yürekten teşekkür ediyorum.
Trabzon’a yakışan da budur, bizlere yakışan da budur.
Aynı duyarlılık ve aynı kararlılıkla bu süreci hep birlikte yönetmeye devam edeceğiz.
Değerli arkadaşlarım,
Süreç devam ediyor. Hepimizin kafasında bazı sorular var. Evet, yeni bir parti mi kurulacak? Ne zaman kurulacak? Nasıl olacak? Bizler bu süreçte nasıl hareket edeceğiz? Bu süreci nasıl yöneteceğiz?
Kurultay delegelerinin imzaları teslim etmesinin ardından Genel Başkanımızla toplantı halindeyken bir haber aldık. Dokuz il başkanımızın görevden alındığı, bazıları hakkında disiplin süreci başlatıldığı ve ihraç talebiyle disipline sevk edildikleri bilgisi tarafımıza ulaştı.
Değerli arkadaşlarım,
Buradan çok açık ve net bir şekilde ifade etmek istiyorum:
Trabzon’da değişim sürecinin ilk gününden itibaren nasıl Ekrem Başkanımızın ve Özgür Özel Genel Başkanımızın yanında durduysak, milletvekilimizle, belediye başkanlarımızla ve siz değerli örgüt üyelerimizle birlikte başlattığımız bu sürecin de sonuna kadar arkasında olacağız.
Bedeli ne olursa olsun, süreç nereye varırsa varsın mücadelemizden geri adım atmayacağız.
Genel Başkanımızın mücadelesinde omuz omuzayız.
Ekrem Başkanımızın mücadelesinde omuz omuzayız.
Trabzon’un ortaya koyduğu bu birlik ve beraberliği hiç kimsenin bozamayacağını da buradan bir kez daha ilan ediyorum.
Değerli arkadaşlarım,
Yeni partinin kurulma süreciyle ilgili çok sayıda soru geliyor. Elbette burada işleyen bir hukuki süreç var.
Bakın, bize Atatürk’ün iki büyük emaneti vardır. Birisi Türkiye Cumhuriyeti, diğeri ise Cumhuriyet Halk Partisi’dir.
Aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni korumakla görevli ilk siyasi parti de Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Ancak bugün, uzun yıllardır kuşatılamayan son kale olarak gördüğümüz Cumhuriyet Halk Partisi de kuşatma altındadır.
Bunu, demokrasinin tüm imkanlarından yararlanarak, Cumhuriyet’in sağladığı kazanımlardan faydalanarak ve siyasallaştırılmış yargı eliyle gerçekleştirmeye çalışan bir siyasi anlayışla karşı karşıyayız.
Ama bizler nasıl Türkiye Cumhuriyeti’ni sonuna kadar savunmaya devam edeceksek, Cumhuriyet Halk Partisi’ni de bu kuşatmadan kurtarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Genel Başkanımızla, belediye başkanlarımızla, milletvekillerimizle ve siz değerli örgüt üyelerimizle birlikte omuz omuza bu mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz.
Cumhuriyet Halk Partisi, benim 40 yıldır yakamda rozetini taşıdığım partidir. Doğduğum evde, babamın odasının başköşesinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin amblemi vardı. Biz bu ülkenin kurucu partisinden söz ediyoruz.
Hiç kimse çıkıp da “Cumhuriyet Halk Partisi’ni ben ele geçiririm, kurultaya götürmem, istediğim gibi yönetirim. Milletvekillerini, il başkanlarını, belediye başkanlarını ihraç eder, sonra da gelir partinin başına otururum.” diyemez.
Akşam yaptığı açıklamada, “Ben hiçbir yere aday olmadım.” diyor.
Ama aslında şunu söylüyor:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nde istediğim düzenlemeleri yapacağım. Partiyi kendi anlayışıma göre şekillendireceğim. Sonrasında da genel başkanlık görevini sürdüreceğim.”
Ben böyle anlıyorum.
Hiç kimse kusura bakmasın. Böyle bir anlayışın Cumhuriyet Halk Partisi’nde karşılık bulması mümkün değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütleri, üyeleri ve emek veren kadroları buna izin vermez.
Bu partinin geleceğine yine bu partinin örgütleri, üyeleri ve delegeleri karar verir.” dedi.





