CHP Trabzon Ortahisar İlçe Başkanlığı tarafından tertiplenen Danışma Kurulu ve Dayanışma Toplantısı, Ortahisar Belediyesi Orhan Karakullukçu Çok Amaçlı Salonu’nda bugün gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, 2018 yılında CHP’de olağanüstü kurultay sürecinde yaşadıklarını anlattı.
O dönem CHP Genel Başkanlığı’na aday olan Muharrem İnce için imza veren 14 milletvekilinden biri olduğu bilinen Kaya, sonrasında uğradığı baskıları ve son yapılan genel seçimlere vurgu yaptı.
Kaya, bugün yaşadığı baş ağrısı nedeniyle ağrı kesici içtiğini belirterek başladığı konuşmasında, “25 yıldır bu ülkeyi yöneten iktidarın, iktidarda kalmaya devam etmek gibi bir hedefi var. Bunun için yapması gereken iki şey bulunuyor. Birincisi, milletin canını yakan ve bugüne kadar birikmiş sorunları çözmek. Ancak kendileri de artık bu sorunların çözülemez hale geldiğini biliyorlar.
İkincisi ise iktidarı elinden alma potansiyeli bulunan partiyle uğraşarak onu aşağı çekmek. Sorunları çözme iradesini kaybetmiş bir iktidarın, bugün bizimle uğraştığını görüyoruz. Yani iktidarı elinden alması muhtemel olan CHP ile uğraşıyorlar.
Evet, bizimle uğraşıyorlar. Önce belediyelerimizle uğraştılar. Ancak bu uğraşları sonuç vermedi. Şimdi sıra partimize geldi.
“Mutlak butlan”, “kurultay tartışmaları” ve benzeri gündemlerle partimizi yıpratmaya çalışıyorlar. Oysa CHP, kurultayla birlikte Türkiye’de yeni bir başlangıca imza attı. Partimize yıllardır biçilen bir rol vardı; muhalefette kalması ve iktidarın devamına dolaylı destek olması bekleniyordu.
Ancak Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve onlarla birlikte hareket eden arkadaşlarımız bu rolü yırtıp attılar. CHP’yi Türkiye’nin birinci partisi ve milletin umudu haline getirdiler.
Bugün bunun bedelini ödüyoruz. Gerek emperyal güçler gerekse onların yerli iş birlikçileri, böyle bir siyasi yol haritasını kabul etmiyor.” dedi.
İmza atan ilk milletvekillerinden biri oldum
Kaya, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Dün akşam mutlak butlanın sözcüsü olan beyefendiyi hep birlikte dinledik. Allah hiç kimseyi o duruma düşürmesin. Ben 2018 yılının haziran ayında milletvekili oldum. Aradan bir ay geçmişti ki genel başkanlık seçimi ve kurultay yapılması için bir imza kampanyası başlatıldı. O dönemde imzayı ilk atan milletvekillerinden biri de bendim.
İmzadan sonra baskılar başladı. Sonrasında bu imza benim karşıma çıkarıldı. Baskılar başladı. Odalarımıza heyetler geldi. Bizi ikna etmeye, imzalarımızı geri çektirmeye çalıştılar.
Benim odama da çok sayıda milletvekili geldi ve ciddi baskılar yapıldı. Kurultay ve değişim talebiyle imza veren milletvekillerinin büyük bölümü imzalarını geri çekti. Delegelere de baskılar yapıldı. Yaklaşık 700 imza toplanmıştı. Ancak çeşitli vaatler ve baskılar sonucunda birçok kişi imzasını geri çekti.
O gün imzamı çekmedim, bugün gurur duyuyorum. İmzasını geri çekmeyenlerden biri bendim.
O günlerde imzasını geri çekmeyen nadir milletvekillerinden biri oldum ve bugün bundan gurur duyuyorum. Daha sonra milletvekili listeleri hazırlanırken bunun bedelini bana ödettiler. Sizler de bunu biliyorsunuz. nAma ben partim için doğru olduğuna inandığım şeyi yaptım. Her türlü baskıya rağmen imzamı geri çekmedim, dimdik arkasında durdum.” diye konuştu.
“Bugün de içerideki iftiracılar ve iş birlikçilerle hareket ederek partimize zarar vermeye çalışıyorlar.” diyerek sözlerine devam eden Kaya, “Ancak birlikte milletvekilliği yapmaktan ve grup başkanvekilliği görevini üstlenmesinden onur duyduğum Özgür Özel, yiğitçe mücadele ediyor. Siyasette dostluğun ve vefanın ne olduğunu dosta da düşmana da gösteriyor.
Haksız ve hukuksuz şekilde cezaevinde bulunan tüm arkadaşlarına sahip çıkıyor.
Bunu da şu sözlerle özetledi:
“Baş vereceğim, baş eğmeyeceğim.”
Kurultay olmayacak. Çünkü mutlak butlan üzerinden yürüyenlerin kurultay yapmak gibi bir niyetleri olmadığını ilk günden beri biliyoruz. Bugün de aynı noktadayız.
Eğer bir gün yeni bir parti kurma düşüncesi ortaya çıkarsa, genel başkanımız ve kurmay kadromuz orada olacak. Biz de onlara güveniyorsak, kulağımız ve gözümüz orada olacak. Atacakları adımlar doğrultusunda biz de adımlarımızı atacağız.
Bugün Türkiye’nin umudu olan bir lider var. Ayrıca Silivri’de bulunan can kardeşimiz, dostumuz var. Bu iki isim gece gündüz mücadele ediyor, Türkiye için çalışıyor.
Bize düşen görev ise onların verdiği mücadeleye dün olduğu gibi bugün de yarın da sahip çıkmaktır. Hep birlikte hareket edeceğiz. Kimse kafasına göre hareket etmeyecek.” dedi.





