Sevgili dostlar, bazen hayatın gerçek ağırlığı her şeyin önüne geçer. Her ne kadar “ölenle ölünmez, hayat devam ediyor” dense de bu sözün doğruluğu bir realite olsa da yaşanacak hayat flu olur. Kolay kolay insanın benliğinden gitmez.
Sadede gelirsek; malumunuz, hep birlikte geçenlerde önce kadim dostum, amatör futbola ve Yalıspor’a hayatını bahşetmiş Trabzonspor sevdalısı mükemmel insan Sabri Demirkaya ağabeyimin hüznünü yaşarken, ardından bir acı haber de attığı gollerle omuzlarda taşınan, bazen de attığı gollerle milyonlarca Trabzonsporluyu sabahlara kadar sokaklara döküp uyutmayan eşsiz insan, Trabzon ve Trabzonspor sevdalısı Orhan Kaynak kardeşimin ölüm haberi oldu. Bu haber, acıların tuzu biberi oldu.

Yeri gelmişken, Orhan’ın futbolculuğu yanında hukukum olan, birlikte ağabeyi ve hocalığını yaptığım merhum İlhan Kaynak’a da Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun.
Şimdi tekrar tekrar Sabri Demirkaya ağabeyime ve Orhan Kaynak kardeşime Allah’tan rahmet diliyorum. Kabirleri nurla dolsun. Hepimizin başı sağ olsun. Demirkaya ve Kaynak ailelerine, sevenlerine sabırlar diliyorum.
Sadede gelirsek; ölümün olduğu, travmanın yaşandığı yerde hataların, eksiklerin ya da doğruların ve yanlışların yapılmasının da bir hükmü yoktur sanırım.
Sadece Trabzonspor adına şu satırı yazabilirim: Kaleci Onana’nın degajını iyi değerlendiren maçın adamı Muçi, bireysel becerisiyle taşıdığı topu Zubkov’a aktardı. O da aynı güzellikte Onuachu’yu gördü. Sonuç; Trabzonspor 1-0 galip geldi.
Maçın altı da üstü de hepsi bu kadar.
Sözün özü; tüm hatıralar, dostluklar son nefeslerle ne yazık ki uçup gitmiş oldu.