İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, TBMM Genel Kurulunda Tapu Kanunu teklifinin 17’nci maddesi üzerine yaptığı konuşmada, belediyelerin ve bağlı kuruluşlarının şirket edinmesi, ortak olması ya da yeni şirket kurmasının Cumhurbaşkanının iznine bağlanmasını, AK Parti’nin belediyeleri kaybetmesinden sonra devreye sokulan bir merkezîleştirme hamlesi olarak değerlendirdi. Aydın, düzenlemenin teknik değil, doğrudan siyasi bir tercih olduğunu söyledi.

Konuşmasında, yerel yönetimlerin hizmet üretmek için var olduğunu vurgulayan Aydın, belediyelerin kendi alanlarında yatırım kararı alırken Ankara’dan onay beklemeye zorlanmasının yerel iradeyi felç edeceğini ifade etti. Ancak asıl dikkat çektiği nokta, bu yetki daraltmasının zamanlaması oldu. Aydın, “Mahallî idareler yani belediyeler muhalefet tarafından kazanılmaya başlayınca ne hikmetse belediyelerin elindeki imkânlar daraltılmaya başlanmıştır” diyerek, düzenlemenin arkasındaki siyasi saiki açıkça dile getirdi.

Yavuz Aydın, AK Parti’nin yerel seçimlerde belediyeleri kaybettikçe yerel yönetimlerin ekonomik ve idari hareket alanını sınırlamaya yöneldiğini savundu. “Böyle bir dönemde hiç kimse bize bunun sadece teknik bir tercih olduğunu anlatamaz” diyen Aydın, “Burada siyasi bir niyet vardır, burada kontrol arzusu vardır, burada yerelin iradesini merkeze bağlama anlayışı vardır” sözleriyle iktidarı hedef aldı.

Düzenlemeyi “vesayet” olarak tanımlayan Aydın, belediyelerin her adımda merkezî iktidarın onayına bağlanmasının demokrasiye de hizmete de zarar vereceğini söyledi. Aydın, “Yetkiyi merkeze, sorumluluğu yerele bırakmak idare değil vesayet üretir” diyerek, AK Parti’nin belediye kaybettikçe yerel yönetimleri zayıflatmaya çalıştığını savundu.