Görevi yaklaşık 3–4 ay önce devrettiğini hatırlatan Kantarcı, aktif sahada olmasa da sektörle temasını sürdürdüğünü belirterek, tecrübeleri doğrultusunda arkadaşlarına danışmanlık yapmaya devam ettiğini ifade etti. Turizmde asıl meselenin kurumsal işleyiş olduğunun altını çizen Kantarcı, 2019 yılında çıkarılan kanunla illerde kurulan Tanıtım ve Geliştirme Kurulları’nın etkin çalışmamasını eleştirdi.
Kurulun, valilik başkanlığında düzenli şekilde toplanması gerektiğini söyleyen Kantarcı, 21 Ocak'ta uzun bir aradan sonra yapılan toplantının önemli olduğunu ancak bunun sürdürülebilir hale gelmediğini dile getirdi. Kantarcı, “Bu kurul iki ayda bir değil, bölgenin ihtiyaçları dikkate alınarak çok daha sık toplanmalı. Sezon öncesi kış aylarında daha yoğun bir çalışma yapılmalı” dedi.
Tanıtım faaliyetlerinde dağınıklığa dikkat çeken Kantarcı, belediyeler, ticaret ve sanayi odaları ile diğer kurumların birbirinden kopuk tanıtım çalışmaları yürüttüğünü belirterek, sektörün doğrudan muhatabı olan TÜRSAB ve bölgesel deneyimi yüksek olan DOKA’nın bu süreçlerde yeterince yer almadığını söyledi. Yanlış veya plansız tanıtım harcamalarının geri dönüşünün olmadığını vurgulayan Kantarcı, ekonomik şartların bu kadar zorlaştığı bir dönemde en küçük harcamanın bile doğru adrese yapılması gerektiğini ifade etti.
Festivallerin turizme katkı sunduğunu kabul eden Kantarcı, özellikle sosyal medyanın etkisiyle bu tür organizasyonların tanıtım açısından önemli olduğunu ancak mutlaka ölçülmesi ve analiz edilmesi gerektiğini belirtti. “Ne gitti, ne geldi” sorusunun sorulması gerektiğini dile getiren Kantarcı, şehir dışından ve yurt dışından gelen ziyaretçi sayısı ile bölge ekonomisine sağlanan katkının net şekilde ortaya konulmasının şart olduğunu söyledi.
İlk yılı olmasına rağmen festival organizasyonlarının genel anlamda başarılı olduğunu ifade eden Kantarcı, eksiklerin doğal olduğunu ve sonraki yıllarda bu eksiklerin minimize edilebileceğini kaydetti.
Bölgesel turizm anlayışına özel bir vurgu yapan Kantarcı, destinasyon kavramının iller üzerinden değil, Doğu Karadeniz bütünlüğü üzerinden ele alınması gerektiğini söyledi. “Destinasyon Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane ya da Giresun değildir. Destinasyon Doğu Karadeniz’dir” diyen Kantarcı, tanıtım çalışmalarının DOKA ve TÜRSAB iş birliğiyle, iller arası koordinasyon içinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Yurt dışı tanıtımlarında da Doğu Karadeniz markasının öne çıkarılmasının hem etkiyi artıracağını hem de maliyetleri düşüreceğini belirten Kantarcı, tanıtım faaliyetlerinin profesyonel bir bakış açısıyla, ortak planlama ve güçlü analizlerle yürütülmesinin zorunlu olduğunu sözlerine ekledi.





