Trabzonspor'un hukukçularından Atilla Dilaver önceki akşam bir televizyon programındaydı.
Çok çarpıcı bir bilgi açıkladı.
Dedi ki: "Fenerbahçe, UEFA'ya yaptığı savunmada, "Size, bizim temiz olduğumuz yönünde form gönderen kişi şu anda hayatta değil."
UEFA Temyiz Kurulu'nun gerekçeli kararının 25'incisayfasında bununla ilgili şu ifadeler yer alıyor: "Her kulüpten özellikle temyiz eden taraf gibi önemli bir futbol geleneğine sahip büyük bir kulüpten beklenen ve haklı olarak beklenmesi gereken şey, başvuru formunun usulüne uygun şekilde doldurulması konusunda iyi niyetli davranılmasıdır.
Temyiz eden taraf bu konuda başarısız olmuştur ve suçu vefat eden bir şahsın üzerine atmak faydasızdır.""Temiziz" belgesini gönderen kim? Fenerbahçe Kulübü Genel Müdürü Serkan Acar.
Fenerbahçe'nin avukatı Abdullah Kaya, bu iddiayı yalanlıyor: "Formu 5 Mayıs 2011'de Serkan Acar imzasıyla gönderdik.
Suçlamalar ise 3 Temmuz 2011'de yapıldı. Biz nereden bilecektik soruşturma yapıldığını. Kaldı ki kulüp çalışanımıza suç atmadık.
Aksine UEFA'nın bu ifadesine, CAS'ta 'rezilce' diyerek itiraz ettik."
22 PATATES HATTI!
UEFA kendi organizasyonlarına katılacak takımlardan, şike ve teşvik gibi illegal faaliyetlere karışmadıklarına dair temiz kâğıdı istiyor.
Yani kendini kontrol etmesini, "varsa riskin gelme" diyor. Fenerbahçe de göndermiş. Ancak tarih, 5 Mayıs 2011değil, 6 Mayıs 2012'den sonra. Yani Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun kararlarının ardından. Hatırlayın, bu kurul, Fenerbahçeli yöneticiler İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu ve Cemil Turan'a 'şikeye teşebbüsten' ceza vermişti.
Abdullah Kaya, "Soruşturmayı nereden bilebilirdik" savunması yapıyor. Öyle ya, yöneticilerinizin şike ve teşvik faaliyetlerinden, teknik takibe yakalanmamak amacıyla aralarındaki şifreli konuşmalarından, kulüpten vergi ödemesi için çıkan dolarlardan, başkanınızın 22 ayrı 'patates hattı' kullanmasından, o maçları nasıl kazandığından haberiniz olmayabilir. Lakin siz, PFDK'nın kararına rağmen 'temiziz' dediniz!
Sorun burada.
Bakınız...
Asıl amaç, "temiziz" beyanıyla hem taraftarı birleştirmek hem de bunun üzerinden propagandaya devam etmekti. Bu formu gönderenler aslında ceza alacaklarını biliyorlardı. Sırf kendilerini kurtarmak adına, Fenerbahçe'yi de yaktılar. Hem neden UEFA'nın, UEFA Temyiz Kurulu'nun ve CAS'nın gerekçeli kararlarını kamuoyuna açıklamıyorsunuz?
Kimden korkuyorsunuz?
Niye yıllardır gizli tutuyorsunuz?
Açıklayın, herkes aydınlansın.
ŞİKE CEZASI DURUYOR
Fenerbahçeliler... Kulübünüzü yönetenlerin yaptıklarından dolayı, Avrupa'dan 2 yıl men edildiniz.
Zararınız yaklaşık 100 milyon Euro. Manevi kaybınızı katmıyorum bile. Belki o temiz kâğıdı verilmeseydi hiç ceza gelmeyecekti.
Ki, UEFA'dan ceza almanızın nedeni yöneticilerinizin "temiziz" diyerek yalan beyanda bulunması.
Yani şikeden gelecek ceza hala duruyor!
VİCDAN MESELESİ
Fenerbahçeliler... Yöneticilerinizin savunma yaparken, vefat etmiş bir kulüp çalışına suç atması vicdanınızı sızlatmıyor mu? Bakın işte, hem kendilerini kurtaramadılar, hem de kulübünüzü yaktılar.
Fenerbahçeliler... Şu Serkan Acar meselesi bile sizin için yeterli değil ise, hakikaten söze gerek
yok artık!