Trabzon Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, KTÜ, TRÜ, Cihannüma Derneği ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi'nde düzenlenecek olan Eğitim ve Kültür Mirasımızın Oluşumunda Çok Yönlü Bir İsim: Mahmut Celâleddin Ökten Sempozyumu'na ilişkin basın toplantısı düzenlendi.
Sempozyum Düzenleme Kurulu adına Cihannüma Derneği YK Üyesi Arb. Av. Bekir Gürsoy açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Bugün burada sadece bir etkinliği duyurmak için değil; bu toprakların yetiştirdiği büyük bir ismi, kendi şehrinde ve kendi hikâyesinin başladığı topraklarda yâd etmek için bir araya geldik. Mahmut Celâleddin Ökten… Trabzon’un bağrından çıkmış bir delikanlı — henüz 15 yaşında, Çarşı Camii’nde dinlediği bir Kur’ân tilavetiyle ruhu sarsılmış. Orada Rabbine bir söz vermiş: “Ya Rabbi, Bana kelâmının sırrını açarsan, ömrüm boyunca dininin dellâlı olurum.” Celal Hoca o sözü hayatına şiar edindi. “emekliyim” demedi. Kimseden görev beklemedi, 70 yaşında bugün milyonlarca gencimizin yetiştiği İmam Hatip okullarının temelini attı. Onun şu vasiyeti, adanmışlığın bu dünyadaki zirvesidir: “Derse gelmediğim gün cenazeme gelin.”
Kıymetli basın mensupları, Düzenlediğimiz bu program, kapsamı itibariyle ilk olması bir yana; hocamızın kendi özel notlarına dayanması sebebiyle de çok özel bir yere sahip olacaktır. Celal Hoca’nın yıllarca saklı kalan ders notları, kişisel evrakı ve entelektüel birikimi; yakın zamanda İbn Haldun Üniversitesi’nin bir projesiyle dijital ortama aktarılmıştı. Sempozyum düzenleme kurulumuzca yürütülen akademik iş birlikleri neticesinde bu kıymetli arşiv, Trabzon Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hocalarımızla paylaşılmış ve titiz bir tasnif sürecinden geçirilmiştir. Bugün özellikle altını çizmek isterim ki; bu programda sunulacak tebliğlerin önemli bir kısmı, doğrudan birinci el kaynaklara dayanmaktadır. Biz Celal Hoca’yı yalnızca üzerinden geçen yılların hatırına anmak istemedik. Onun kendi kaleminden, ilk kez gün yüzüne çıkan düşüncelerine kulak vererek — ilmini, mücadelesini, ruhunu — bugüne taşımak, yarınlara emanet etmek istedik.
Bu yönüyle programımız sadece bir anma değil, ilmî anlamda büyük bir buluşmadır. Ülkemizin dört bir yanından 40’ı aşkın akademisyenin katıldığı bu buluşmaya akademi dünyası “sempozyum” diyor. Biz ise onu şöyle görüyoruz; şehrimizin kendi değeriyle yüzleştiği, her yaştan insanın kendinden bir şeyler bulabileceği büyük bir ilim şöleni. Bu sempozyum; akademisyenler ve araştırmacılar için Celal Hoca’nın arşivine yönelik daha kapsamlı çalışmaların önünü açacak örnek bir çalışma olacaktır. Tüm bunların ötesinde, belki de en anlamlısı; adını ülkemizin dört bir yanındaki okullarda yaşatan bu aziz hocayı, dualarını semaya yükselttiği kendi topraklarında konuşacak olmamızdır. 8–9 Mayıs 2026 tarihlerinde, Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştireceğimiz bu bilgi şöleninin açılış konferansı; hocamızın oğlu, değerli ilim insanı Prof. Dr. Sadettin Ökten tarafından verilecektir. Ayrıca sunulan tüm tebliğler kitaplaştırılarak ilim dünyasına kalıcı bir eser olarak armağan edilecektir.
Öte yandan bizler, bu vefayı sadece akademik salonlarla sınırlı tutmak istemedik. Bu sebeple 6 Mayıs Çarşamba günü saat 11.30’da; Celal Hoca’nın kök saldığı bu şehirde, Trabzon Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Mahmut Celâleddin Ökten İmam Hatip Lisesi’nin birlikteliği düzenleme kurulumuzun organizasyonu ile — bir Mevlid-i Şerif programı icra edilecektir. Bu gönül buluşmasında, Kur’an kurslarımızda ve İmam Hatip okullarımızda evlatlarımızın okuduğu hatimlerin duası da yapılacaktır. Bu mekân bir tercih değil, bir vefa meselesidir. Celal Hoca, “Rabbimle ahitleştim” diye ifade ettiği duası için Rabbine el açtığında Çarşı Camii’nin kubbesi altındaydı. Hayatına şiar edindiği sözü burada verdi. Aslında biz bu çalışmayı tek bir program olarak görmüyoruz. 27–28 Mart’ta Şehid-i Muazzez Ali Şükrü Bey’i andık; nasip olursa 20–21 Kasım’da Muallim İbrahim Cudi Efendi’yi vefatının 100. yılında yâd edeceğiz. Bu, şehrimizin hafızasına sahip çıkma irademizin parçalarıdır. Bu şehir, değerlerini hatırladıkça kendini buluyor. Ve Celal Hoca, bu şehrin belleğinde yalnızca bir isim olarak değil — hasta yatağından kalkıp derse giden bir adam olarak yaşıyor. Söz fazla, yaşanmış olan azdır. O hayat bizim için hâlâ bir davet — çünkü inandığı gibi yaşamak, en büyük davettir. Sizi 6 Mayıs Çarşamba günü Çarşı Camii’nin manevi iklimine, ardından 8–9 Mayıs’ta Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde kurulacak bu ilim meclisine bekliyoruz. Haberi taşıyacak kalemlere, şölene ortak olacak gönüllere şimdiden teşekkür ederiz.