Trabzonsporun bendeki ifadesi; statükonun karşısında yer alması, onu parçalaması, güçlülere karşı güçsüzlerin var olduğunu göstermesidir. Trabzonspor, sadece bir yöre takımı değildir. Bu şekilde lokal kalırdı, çok doğru temellere oturmazdı. Oysa Trabzonspor, sadece Trabzon u değil tüm Karadenizi aşmış bir olgu. Trabzonspor, Türkiyede sürekli şampiyon olanlar dışında her şeyi temsil etmeli.
Trabzonsporlu olmakla kendimi ayrıcalıklı ve farklı
hissediyorum. İlla bir futbol takımının peşinden gidilecekse bu takım bana göre
Trabzonspordur. Bir futbol hareketi olarak Trabzonsporu desteklemek de bana
göre ayrıcalıklı ve elitist bir durumdur.
Albümünüz 10 bin satarken Trabzonsporu tutmak normal
gibi görülüyor. Çünkü böyle düşünen insanlar, Trabzonspor, albümü 10 bin satan bilmem kaçıncı sınıf sanatçıların
takımı diye düşünüyor. Bazen, Aaa
Trabzonsporu mu tutuyorsun? diyenler var. Şaşırıyorlar yani. Eee, Ne var diyorum? ben de!
Urfalı, Diyarbakırlı, Mardinli o kadar fazla Trabzonspor taraftarı var ki, bu
memleketlilikle açıklanabilecek bir olgu değil. Aslına bakarsanız, yoksulların,
ezilenlerin, farklı olanların var
olduğu ve birbirleriyle dayanışma içinde olacağı duygusunu ifade ediyor. İnsan neden Diyarbakırdan Trabzonsporu
tutar? diye bir soru sorulduğunda, Güçlülere
karşı direnen ve statükoya hayır diyen anlayış nedeniyle cevabını
buluyorum.
Ailemdeki herkes de Fenerbahçelidir. Normal olan benim de Fenerbahçeyi
tutmamdır ancak kafayı biraz kaldırdığımda, biraz farklı olduğumu hissettiğim
anda farklı olanla buluşabildim. Farklı olan Trabzonspordu. Mesela kazara
Fenerbahçeli olsaydım hayatımda futbolun bu kadar yeri olmazdı. En fazla arada
bir Fenerbahçe maçlarının özet görüntülerini izlerdim; futbolun bende bir
karşılığı olmayabilirdi. Trabzonsporun şampiyonluğa ihtiyacı var. Böyle
bir mazi, böyle bir tarih bunu hak ediyor.
***
Bu satırların kahramanı Kazım Koyuncu. Futbolu ona Trabzonspor ve Armando Dieogo Maradona sevdirmişti. Trabzonsporu da Maradonayı da aynı nedenlerle seviyordu. İktidarın iktidarlarını yıkan ve farklılığı getiren eylemleri nedeniyle
Şimdi Kazım gibi milyonlarca insanın aynı duyguları paylaştığı, mazisi tertemiz Trabzonsporun başkanı ve asbaşkanı, teşvike teşebbüs iddiasıyla yargılanacak. Demek ki Sayın Şener o malum yasanın değişmesiyle ilgili teklifin altına kendisini ve ikinci adamını kurtarmak için imza atmış. Önemli olan Trabzonspor değil, kendileriymiş!
Sözü uzatmaya gerek yoktur. Maksadımız hasıl olmuştur. Yapılması gereken bellidir; o da istifadır.
Sayın Şener, sakın bu işi de espriye vurup, Ne teşviki canım, teşebbüs ettik ama onu da beceremedik demesin. Çünkü bir futbol bilgesi Şenol Güneş ve sahada alınlarının teriyle mücadele eden futbolcuların emeklerine yazık eden, milyonlarca taraftarının ve bu takıma gönül verenlerin başını yere eğenler, o koltuklarda artık oturmamalıdır.
Aklanıp gelsinler demiyorum, aklanırlarsa evlerine gitsinler!