Trabzonspor

Trabzonspor'da hesaplaşma değil odaklanma zamanı

Trabzonspor, sezonun en kritik maçlarından birine çıkmaya hazırlanıyor. Ancak saha içinden çok saha dışının konuşulduğu, herkesin bir anda yıllar öncesine döndüğü, 50 yıl önceki meseleler üzerinden Trabzonspor’a karşı yeni bir tartışma zemini oluşturduğu garip bir atmosferin içindeyiz.

Bugün 50 yıl önceki olayı bu kadar dert edenlere sormak gerekir: Yıllarca Gençlerbirliği’nin Trabzon’da faaliyet göstermesine kim ne dedi? O günlerde bu mesele bu kadar gündeme taşındı mı? Bugün ortaya çıkan hassasiyetin, gerçekten futboldan ve adaletten mi kaynaklandığını, yoksa Trabzonspor’un önünü kesmeye dönük yeni bir algı operasyonu mu olduğunu herkes kendi vicdanında tartmalı.

Futbol bu. Trabzonspor yenilebilir de kazanabilir de. Beşiktaş berabere kaldı, Galatasaray yenildi, Trabzonspor yenildi, son olarak Fenerbahçe de berabere kaldı. Üstelik bu takımlar aşağı yukarı aynı kadrolara karşı oynadı. Aradaki fark şu: Hiçbirinin Trabzonspor gibi birkaç gün sonra sezonun kaderini belirleyecek bir final maçı yoktu.

Bütün bu tablo ortadayken, her şeyi yakıp yıkmanın vakti değildir. Trabzonspor’un bir sezonluk emeği, artık tek bir maça bağlı durumda. Böyle bir süreçte derdi olanın derdini birkaç gün sonraya saklaması gerekir. Kimsenin, hamasetle, öfkeyle ya da kişisel hesaplarla camianın havasını bozmaya hakkı yok.

Elbette yönetimin hataları vardır. Elbette teknik heyetin, futbolcuların, basının ve taraftarın da hataları vardır. Arayan çok rahat bulur. Fakat bugün bunları sıralamanın Trabzonspor’a ne faydası olacak? Şu an mesele kimin haklı olduğu değil, Trabzonspor’un bu kritik maça hangi ruh haliyle çıkacağıdır. Bugün yapılması gereken tek şey odaklanmaktır.

Bu süreci en doğru yönetecek olan da kulübün başkanı, teknik heyeti ve medya birimidir. Tıpkı Galatasaray maçı öncesinde olduğu gibi camiayı toparlayan, inancı yükselten ve takımı yalnız bırakmayan bir hava oluşturulmalıdır. Trabzonspor’un buna ihtiyacı var.

Çünkü Trabzonspor’un mevcut kadrosunun gücü de ortadadır, Konyaspor’un gücü de. Moral ve momentum açısından bakıldığında ibre Konya’dan yana gibi görünebilir. Ancak futbol, her an değişebilen bir oyundur. Bir maçın havası, bir pozisyonla, bir mücadeleyle, bir tribün desteğiyle tamamen tersine dönebilir.

Trabzonspor bu yolları çok yürüdü. Bu kulüp finalleri de gördü, baskıyı da yaşadı, kupaları da kazandı.
Daha önemlisi, Trabzonspor’un genlerinde bu kupa var. O yüzden bugün konuşulması gereken şey geçmişin kavgası değil, önümüzdeki maçın inancıdır. Hesap sormanın da eleştirinin de zamanı gelir. Ama bugün değil.
Bugün Trabzonspor’un etrafında kenetlenme günüdür.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }