Trabzonspor, ligin özellikle ilk yarısında dar kadrosuna rağmen dikkat çeken bir performans ortaya koydu. Birbirleriyle iletişimi yüksek, sonuç almak için mücadele eden bir takım görüntüsü veren bordo-mavililer, devre arasına kadar beklentilerin üzerinde bir grafik çizdi.
Devre arası transferleriyle birlikte takımın daha da güçlenmesi beklenirken, ligin ikinci yarılarının zorlu yapısı Trabzonspor adına yeniden kendini hissettirdi. Buna rağmen bordo-mavililerin ortaya koyduğu yürüyüş, camia açısından hem umut verici hem de heyecan uyandırıcı olarak değerlendiriliyor.
Son oynanan maç özelinde geri dönüş ihtimalinin bulunduğu, tercihlerde hatalar yapıldığı ve sahadaki bazı sorunların çözülebilir olduğu yönünde genel bir kanaat oluştu. Ancak takımın çok net bir ihtiyacının olduğu ve bu ihtiyacın çoğu zaman göz ardı edildiği görüşü öne çıkıyor.
Trabzonspor’un, geçmiş yıllarda Colman, Bakasetas, Hamsik ya da Sosa gibi oyunu yönlendiren bir “oyun aklı”na bu sezon sahip olmadığı görülüyor. Mevcut kadroda bu rolün Muçi üzerinden şekillenip şekillenemeyeceği ise önemli bir soru işareti olarak duruyor.
Son haftalarda Muçi’nin daha çok sol kanatta görev alması dikkat çekerken, Tim ve Oulai gibi isimlerin oyun kurucu rolünde yeterli verimi vermesinin zor olduğu ifade ediliyor. Kaliteli ayaklara sahip olunmasına rağmen, klasik bir playmaker eksikliğinin takım oyununu sınırladığı değerlendirmesi yapılıyor.
Kadroda sol kanat ihtiyacının bulunduğu kabul edilse de, teknik ve taktik açıdan önceliğin orta sahadaki oyun kurucu eksikliğinin giderilmesi olduğu görüşü ağır basıyor. Kulübün ekonomik şartlarının bu noktada belirleyici olduğu vurgulanırken, ortaya konan bu olumlu sürecin heba edilmemesi gerektiği ifade ediliyor.