Trabzonspor’da Kocaeli maçı sonrası başkan Ertuğrul Doğan’ın aracına, Antalya maçı öncesi takım otobüsüne ve ardından Samsun maçı öncesi yine takım otobüsüne yönelik saldırılar yaşanmıştır; üç ayrı şehir, üç ayrı olay, aynı hedef Trabzonspor’dur.
Şimdi açıkça soruyoruz: Trabzon’da, es kaza bir rakip takımın otobüsüne en ufak bir saldırı olsa dakikalar içinde bakanlıklardan valiliğe, emniyetten tüm resmî makamlara kadar peş peşe açıklamalar yapılmaz mıydı?
“Şiddeti kınıyoruz”, “Sorumlular tespit ediliyor”, “Hukuki süreç başlatıldı” cümleleri ardı ardına sıralanmaz mıydı?
Peki bugün ne oldu; günler geçti, özellikle bakıldı ve görüldü ki Samsun Emniyeti’nden tek bir yazılı açıklama, tek bir kınama dahi yok.
Bu sessizlik tesadüf değildir; bu sessizlik Trabzonspor’a ve Trabzon’a yönelik yıllardır sürdürülen sıradanlaştırma anlayışının bir yansımasıdır.
Ancak altını kalın çizgilerle çiziyoruz: Bu olaylar sıradan değildir, normalleştirilemez, suskunlukla geçiştirilemez.
Kimse Trabzonspor’un takım otobüsüne taş atmayı mümkün görmemeli, kimse böyle bir cesareti kendinde bulmamalıdır; bulan varsa bunun adı ihmaldir, zafiyettir ve görevini yapmamaktır.
Görevde bulunan herkes makamının ağırlığını taşımak zorundadır; emniyet emniyet gibi davranmalı, valilik devlet refleksi göstermeli, devlet şehirden şehre, kulüpten kulübe değişen bir tutumla hareket etmemelidir.
Trabzonspor bu ülkenin köklü bir spor kulübüdür, Trabzon bu ülkenin onurlu bir şehridir; ne bir adım geri gider ne de bu meseleleri sineye çeker.
Bu olayları kimse sıradanlaştıramaz, bu sessizliği kimse normalleştiremez; herkes haddini ve hududunu bilecek, çünkü bu iş burada bitmez ve bu mesele asla unutturulmaz.