1988 yılında Trabzon Yeni Mahalle’de dünyaya gelen Sabriye Şengül, spora judoyla başladığını, ardından kısa süreli hentbol oynadığını belirtti. Ortaokul yıllarında yönlendirildiği boksun hayatının dönüm noktası olduğunu ifade eden Şengül, “Rüyamda bile boks yaptığımı görüyordum. Bir büyüğüme anlattığımda ‘Rüyalar insanı yönlendirir’ dedi. O günden sonra boksla yolum kesişti” dedi.
“Ailem şampiyon olduktan sonra öğrendi”
Kadınların dövüş sporlarına bakışının zor olduğu bir dönemde spora başladığını söyleyen Şengül, ailesinin boks yaptığını ancak ilk şampiyonluklardan sonra öğrendiğini dile getirdi. Başarı geldikten sonra ailesinin en büyük destekçisi hâline geldiğini vurguladı.
“Amatör boksta büyük haksızlıklar yaşadım”
Kariyerinin amatör döneminde ciddi adaletsizliklerle karşılaştığını anlatan Sabriye Şengül, Türkiye şampiyonu olmasına rağmen uluslararası turnuvalara gönderilmediğini söyledi. Maddi imkânsızlıklar ve sponsor eksikliği nedeniyle amatör boksu bıraktığını belirten Şengül, “Bu yüzden profesyonele geçtim. Kickboksta dünya şampiyonu oldum” ifadelerini kullandı.
Amerika’ya uzanan yol: Bellator ve MMA
Profesyonel başarılarının ardından Amerika’nın en büyük organizasyonlarından biri olan Bellator’dan davet aldığını açıklayan Şengül, burada kickboksla başlayıp MMA’ye yöneldiğini söyledi. MMA’nin en zor branşlardan biri olduğunun altını çizen milli sporcu, Türkiye’yi bu alanda en üst seviyede temsil ettiğini vurguladı.
“Pes etmeyi hiç düşünmedim”
Genç sporculara da mesaj veren Sabriye Şengül, zorluklardan korkulmaması gerektiğini belirterek, “Kolay kazanılan şeyler bana zevk vermiyor. Zorlandığımda daha çok motive oluyorum. Pes etmemek en büyük anahtar” dedi. Çocukluk yıllarında annesiyle birlikte temizlik işlerine gittiğini anlatan Şengül, bu günlerin kendisini hayata hazırladığını ifade etti.
Trabzon’a bağlılık: “Burada kendimi güvende hissediyorum”
Yurt dışında ve İstanbul’da bulunmasına rağmen her fırsatta Trabzon’a döndüğünü söyleyen Şengül, memleketine olan bağlılığını, “Trabzon’da kafamı dinliyorum, kendimi güvende hissediyorum. Yaylada, köyde olmak bana huzur veriyor” sözleriyle anlattı.
“Hak benimdi ama başkaları gönderildi”
Şengül, “Amatör boksta benim arkamda kimse durmadı. Türkiye şampiyonu oluyordum, Avrupa’ya ve dünyaya gitme hakkı benimdi ama o hak bana verilmedi. Benim yerime başkaları götürülüyordu” ifadelerini kullandı.
Bazı sporcuların kulüp bağlantıları nedeniyle tercih edildiğini dile getiren milli sporcu, “Fenerbahçe’li sporcular gidiyordu. Arkası sağlam olanlar öncelik alıyordu” diyerek yaşadığı adaletsizliğe dikkat çekti.
Maddi imkânsızlıklar, sponsor eksikliği ve sistemsel sorunlar nedeniyle amatör bokstan kopmak zorunda kaldığını belirten Sabriye Şengül, bu sürecin ardından profesyonel kariyere yöneldiğini ve dünya şampiyonluğuna uzanan yolun böyle başladığını ifade etti.
“Trabzonspor benim için ayrı”
Trabzonspor’un kendisi için özel bir yeri olduğunu dile getiren Sabriye Şengül, fanatik olmadığını ancak bordo-mavili kulübün memleketinin takımı olduğunu vurguladı. Fenerbahçe maçına gitmek istediğini ve kulübü ziyaret etmeyi planladığını da paylaştı.
Survivor itirafı: “Açlık ve şartlar çok zordu”
Survivor deneyimine de değinen Şengül, açlığın ve kadınlar için temel ihtiyaçların karşılanmasının en zorlayıcı noktalar olduğunu belirtti. Programın kendisi için kolay bir süreç olmadığını ifade eden milli sporcu, bugün yeniden davet edilse katılmayacağını söyledi.
“Kırmızı çizgim karakter”
Hayatta en önem verdiği şeyin karakter olduğunu vurgulayan Sabriye Şengül, yalakalık ve ikiyüzlülüğün kendisi için kabul edilemez olduğunu söyledi. Dostluğa ve dürüstlüğe büyük önem verdiğini belirtti.
“Evlilik doğru kişiyle anlamlı”
Evlilik konusuna da değinen Şengül, sırf evlenmek için evlenmeye karşı olduğunu ifade ederek, “Doğru kişiyle, arkadaş gibi olunabiliyorsa anlamlı. Aksi hâlde hiç olmasın daha iyi” dedi.
Dünya şampiyonluklarıyla Türk spor tarihine adını yazdıran Sabriye Şengül, program boyunca verdiği mesajlarla hem sporculara hem de gençlere ilham veren bir hikâyeyi ekranlara taşıdı.





