Dilber, kamu istihdamında şeffaflık, eşitlik ve erişilebilirlik ilkelerinin açıkça ihlal edildiğini ileri sürerek, sürecin kamuoyuna yeterince duyurulmadığını belirtti. İŞKUR mevzuatında öngörülen asgari ilan sürelerinin fiilen etkisizleştirildiğini savunan Dilber, yalnızca beş günle sınırlandırılan ilanların kamu adına yapılacak bir istihdam için kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Apartman toplantılarının dahi haftalar öncesinden duyurulduğunu hatırlatan Dilber, kamu personel alımının bu denli kısa bir zaman aralığına sıkıştırılmasının “önceden belirlenmiş isimler için hazırlanmış adrese teslim bir süreç” izlenimi doğurduğunu söyledi.
İlanlarda yer alan bazı şartlara da değinen Dilber, “ön lisans mezunu şoför” gibi hayatın olağan akışına aykırı kriterlerin geniş kesimleri sistematik biçimde dışladığını, temizlik kadrolarında ise kadınların fiilen yok sayıldığını belirterek, sürecin toplumsal cinsiyet eşitliğini dahi gözetmediğini vurguladı.
Araklı Belediyesi’ne açık çağrıda bulunan Dilber, personel alım süreçlerinin İŞKUR üzerinden, makul sürelerle, objektif kriterlerle ve kura esasına dayalı şekilde yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Belediye meclis toplantıları ile personel alım süreçlerinin canlı yayınlanmasının da demokratik denetimin asgari gereği olduğunu kaydetti.
Süreci yakından takip edeceklerini ifade eden Dilber, “Liyakat ve eşitlik ilkeleri ihlal edildiği takdirde, önceden hazırlandığı anlaşılan isimleri kamuoyuyla paylaşmaktan geri durmayacağız. Bu bir tehdit değil, kamusal sorumluluğun gereğidir” dedi.
Dilber, açıklamasını “Daha adil, daha demokratik, doğasıyla ve insanıyla birlikte yaşayan daha güzel bir Araklı; kapalı kapılar ardında değil, şeffaf, adil ve katılımcı yöntemlerle inşa edilebilir. Biz buradayız, takipçisiyiz, susmayacağız” sözleriyle tamamladı.