2026-2053 yıllarını kapsayan planda, 15 farklı üniversiteden 34 akademisyen çalıştı.
Prof. Dr. Yazıcıoğlu, konuşmasında kapsamlı bir literatür taraması ve veri analizi yapıldığını, tüm ilçe belediye başkanlarına planın amacı ve öneminin anlatıldığını kaydederek, ardından STK’larla toplantı yapıldığını belirtti.
Prof. Dr. Yazıcıoğlu, turizm ilçe envanterlerini de çıkardıklarını ancak hava koşulları ve çeşitli etkenler nedeniyle sınırlı sayıda da olsa ulaşamadıkları noktalar olduğunu hatırlattı.
Prof. Dr. Yazıcıoğlu, “Benchmarking dediğimiz kıyaslama analizini yaptık. Trabzon’u destinasyon olarak benzer özelliklere sahip olan; coğrafi ve demografik açıdan benzerlik gösteren, turizmde başarı elde etmiş destinasyonlarla karşılaştırdık.
Altı yurt dışı, dört yurt içi destinasyonla karşılaştırma yaptık.
Yine aynı şekilde Bergen Norveç, Innsbruck Avusturya, Selanik Yunanistan, Soçi Rusya ve San Sebastian İspanya ile kıyaslama yaptık.
Bu başarılı destinasyonlar neleri iyi yaptılar da bu başarıyı elde ettiler? Bunlarla karşılaştırdığımızda Trabzon olarak bizim nelerde eksikliğimiz var, bunu görmemiz gerekiyordu” dedi.
Prof. Dr. Yazıcıoğlu, Trabzon’un uzun dönemli stratejik amacını ortaya koyduklarını da ifade ederek, “Master Plan, bildiğiniz üzere bir stratejik plandır, stratejik bir yaklaşımdır; eylem planlarını içermez. Hayalleri ortaya koyar. Uzun dönemde ‘Biz ne olmak istiyoruz, bunu nasıl gerçekleştireceğiz?’ sorusuna yanıt verir. Daha sonraki süreçte bu, eylem planlarıyla birlikte geliştirilir, şekillendirilir ve uygulanabilir hale getirilir. Yani Master Plan’ın ortaya koymuş olduğu bizim hayalimizdir. Trabzon olarak biz ‘Bunu hayal ediyoruz’ diyoruz” ifadelerini kullandı.
MEVCUT ÇEKİCİLİKLER
Prof. Dr. Yazıcıoğlu, ana amacın turizmin 12 aya yayılması olduğunu kaydederek, sonrasında hedefleri ortaya koyduklarını anlattı.
Prof. Dr. Yazıcıoğlu, “Trabzon turizm envanteri incelendiğinde, ilin turizm çekiciliklerinin oldukça çeşitli ve zengin olduğu görülmektedir. Yapılan envanter çalışması göstermiştir ki Trabzon’un yeni turizm çekiciliklerine ihtiyacı yoktur. Mevcut çekicilikler, ilin turizm pazarından yüksek oranda pay almasını, rekabet üstünlüğünü korumasını ve ortalamanın üzerinde gelir elde etmesini sağlayacak niteliktedir.
Ancak burada önemli bir sorun bulunmaktadır. Sorun, mevcut kaynaklar arasında koordinasyonun sağlanamaması ve uyumun oluşturulamamasıdır” dedi.
YEREL HALKIN TURİZME BAKIŞI
Yerel halk ve işletmelerin de turizme bakışını aktaran Prof. Dr. Yazıcıoğlu, “Yerel halk, turizmi ekonomik fayda, sosyal canlılık ve yaşam kalitesi açısından olumlu değerlendirmektedir. Buna karşın kalabalıklaşma, çevre kirliliği, fiyat artışları ve altyapı yetersizliklerini en önemli sorun alanları olarak görmektedir.
Bu nedenle hazırlanacak eylem planlarında bu konulara özel önem verilmelidir. Halkın desteğinin kaybedilmesi durumunda turizm faaliyetlerinin sürdürülebilir şekilde yürütülmesi mümkün olmayacaktır. Bu nedenle vatandaşların turizm faaliyetlerinden olumsuz etkilenmesini önleyecek planlama ve uygulamaların geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Yerel işletmeler ise turizmi ağırlıklı olarak gelir artışı, istihdam ve müşteri çeşitliliği açısından olumlu değerlendirmektedir. Buna karşılık mevsimsellik, tanıtım eksikliği, ürün çeşitliliğinin yetersizliği ve altyapı sorunlarını temel problemler olarak görmektedir” diye konuştu.
TRABZON’UN GÜÇLÜ VE ZAYIF YÖNLERİ, FIRSATLARI
Trabzon’da gerçekleştirilen SWOT analizinin 24 başlık üzerinden yapıldığını, bu noktada güçlü ve zayıf yönlerin belirlendiğini kaydeden Prof. Dr. Yazıcıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Trabzon’un güçlü yönleri; doğal ve coğrafi üstünlükleri, kültürel ve tarihi zenginlikleri, erişilebilirliği ve stratejik konumu, turizm altyapısı ve ekonomik katkısı ile toplumsal ve beşerî sermayesidir.
Zayıf yönler ise altyapı ve planlama sorunları, hizmet kalitesi ve profesyonelleşme eksikliği, mevsimsellik ve talep dengesizliği, yönetim ve koordinasyon eksikliği, dijitalleşme ve tanıtım yetersizliği olarak ön plana çıkmaktadır.
Fırsatlar açısından değerlendirildiğinde, küresel turizm trendlerinin deneyim ve tematik turizme yönelmesi Trabzon için önemli bir avantajdır. Doğa temelli turizmin gelişimi ve ulaşım altyapısına yapılan yatırımlar da önemli fırsatlar sunmaktadır. Samsun’a hızlı tren projesi, Trabzon’da raylı sistemlerin kurulması, çevre yollarının inşası ve yeni havaalanı yatırımları turizmin gelişimi açısından kritik öneme sahiptir.
Ulaşılabilirlik sağlanmadan turizmden etkin pay almak mümkün değildir. Bu nedenle ulaşıma yönelik projeler, turizm açısından stratejik fırsatlar oluşturmaktadır.
Ayrıca turizm ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve entegre edilerek daha zengin deneyim paketlerine dönüştürülmesi, kırsal kalkınma ve yerel ekonomi açısından da önemli fırsatlar sunmaktadır.
Trabzon’un en önemli sorunlarından biri, turistlerin yalnızca Trabzon’u ziyaret etmek amacıyla değil, genellikle Karadeniz turlarının bir parçası olarak bölgeye gelmesidir. Bu durumun değiştirilmesi ve Trabzon’a özel ziyaret motivasyonu oluşturulması gerekmektedir. Bu amaçla turizmin çeşitlendirilmesi ve yılın 12 ayına yayılması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca mevcut kaynaklar arasında koordinasyon ve eş güdümün sağlanması gerekmektedir.
Tehditler açısından değerlendirildiğinde, çevresel riskler ve iklim değişikliği hem fırsat hem de tehdit unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Güney bölgelerin ısınması, iç turizmi kuzeye yönlendirebilirken, aynı zamanda iklim değişikliği yerel ekosistem üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
Kontrolsüz yapılaşma, aşırı turist yoğunluğu, rekabet ve destinasyon baskısı önemli tehditler arasındadır. Mevsimselliğin azaltılmasıyla bu yoğunluk yıl geneline yayılabilir ve dengelenebilir. Bu noktada stratejik tercih önemlidir: Çok sayıda düşük gelirli turist yerine daha az sayıda ancak yüksek gelirli turist hedeflenmelidir.
Ekonomik ve sektörel riskler ile yönetimsel ve stratejik riskler de turizm sektörünün doğasında yer almaktadır. Turizm faaliyetleri her zaman dışsal şoklara açıktır.
Yakın çevrede yaşanan siyasi ya da askeri gelişmeler bile turizm planlarını doğrudan etkileyebilmektedir. Bu durum sektörün kaçınılmaz bir özelliğidir.”
Prof. Dr. Yazıcıoğlu, Master Plan’da yer alan çeşitli projeleri de aktardı.





