Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon sahil hattının jeolojik yapısı ve deprem riskiyle ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bektaş, özellikle Akyazı dolgu alanı ve sahil kesimindeki büyük projeler için düzenli deformasyon takibi yapılması gerektiğini belirtti.
Bektaş, Trabzon’un Kuzey Anadolu Fayı, Karadeniz Fayı ve Kuzeydoğu Anadolu Fayı’nın oluşturduğu tektonik baskı alanı içinde yer aldığını ifade ederek, kentin aktif tektoniğe sahip bir deformasyon zonunda bulunduğunu dile getirdi.
DOĞAL KAYMALAR YAŞANABİLİR
Trabzon sahil şeridinin Yıldızlı ile Pelitli arasındaki bölümünün tek bir kara parçasından oluşmadığını belirten Bektaş, bölgenin farklı mikro bloklardan oluşan bir yapıya sahip olduğunu kaydetti. Bu sahada yer yer heyelanlı alanların bulunduğunu vurgulayan Bektaş, söz konusu alanların zaman zaman yer çekimi etkisiyle doğal kaymalar yaşayabildiğini ifade etti.
SÜREKLİ İZLEME YAPILMASI GEREKİYOR
Heyelanlı sahaların denize doğru uzanan devamı üzerinde oluşturulan Akyazı dolgu alanına da dikkat çeken Bektaş, stat ve büyük yapıların bulunduğu bu alanlarda sürekli bilimsel izleme yapılmasının önem taşıdığını söyledi. Akyazı’daki dolgu alanının yaklaşık 10 metre dolgu üzerine kurulduğunu hatırlatan Bektaş, stat yapısında 4 bin 800 adet beton kazık ve radye temel sisteminin kullanıldığını belirtti.
KAMUOYU İLE ŞEFFAF ŞEKİLDE PAYLAŞILSIN
Bektaş, kamuoyuna ve yetkililere yönelik öneriler de sıraladı. Buna göre Trabzon sahil hattındaki olası deformasyonların InSAR verileriyle haftalık, GNSS sistemleriyle ise anlık olarak izlenmesi gerektiğini belirtti. Elde edilen verilerin kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılmasının önemine dikkat çekti.
'YAPISAL SAĞLIK İZLEME' SİSTEMİ
Ayrıca stat ve hastane gibi büyük yapılarda “yapısal sağlık izleme” sistemlerinin kurulması gerektiğini ifade eden Bektaş, kritik eklem noktalarına ve kazık başlıklarına sensörler yerleştirilerek olası hareketlerin erken tespit edilebileceğini dile getirdi.
Bektaş, Trabzon’un “mikro blok” yapısının şehir planlamasında da dikkate alınması gerektiğini belirterek, bu durumun imar planları ve afet risk planlarına işlenmesi gerektiğini söyledi.
DEPREM TEHLİKESİ 2-3 KAT DAHA YÜKSEK
AFAD’ın Trabzon-Rize sahil hattı için öngördüğü yer ivmesi değerlerine de değinen Bektaş, bölgede sağlam zemin için hesaplanan g=0,2–0,3 ivme değerlerinin yaklaşık M6 ile M6,6 büyüklüğünde deprem tehlikesine işaret ettiğini ifade etti. Bektaş, bu verilerin önceki değerlendirmelere göre deprem tehlikesinin 2 ila 3 kat daha yüksek olduğuna işaret ettiğini belirtti.
BAKAN URALOĞLU, 'RİSK ÖNGÖRÜSÜ YOKTUR'
Öte yandan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise Trabzon’da yapımı süren Şehir Hastanesi projesiyle ilgili yapılan bazı tartışmalara ilişkin son ziyaretinde açıklamada bulunmuştu. Şehir Hastanesi’nin mühendislik açısından herhangi bir sorunu bulunmadığını belirten Bakan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Burada bazı spekülasyonlar da yapılıyor. 4800 adet fore kazık ve 762 adet de sismik izolatör burada tesis edilmiştir. Dolayısıyla burada mühendislik olarak herhangi bir risk öngörüsü yoktur.”
Uraloğlu, yapılan mühendislik çalışmalarının ve kullanılan sismik izolatör sistemlerinin olası deprem risklerine karşı önemli bir güvenlik sağladığını ifade etti.




