1916-1918 yılları arasında Rus ordularının Trabzon’u işgali sırasında Karadeniz’in birçok şehrinde büyük bir muhacirlik yaşandı. Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane ve Bayburt başta olmak üzere bölge halkı; evlerini, köylerini ve hatıralarını geride bırakarak bilinmeyen bir yolculuğa çıktı.
Muhacirler açlık, susuzluk, hastalık ve yoklukla mücadele etti. Hayvanı olanlar eşyalarını hayvanlarına yükledi, imkânı bulunanlar küçük kayıklarla deniz yolunu kullandı. Büyük çoğunluk ise aylar süren zorlu yürüyüşlerle hayatta kalmaya çalıştı.
O yılların acısını bugüne taşıyan en bilinen ağıtlardan biri şu sözlerle başlıyor:
“Trabzon’dan çıktım yola başım selamet,
Çavuşlu’ya vardım koptu kıyamet...”
Bu ağıt, muhacirlik yolunda yaşanan büyük felaketlerin sembolü hâline geldi.
Çavuşlu’da katliam
Muhacir kafileleri Çavuşlu’ya ulaştığında Rus askerleri bölgeye girerek halka asker olup olmadığını sordu. Halk “yoktur” yanıtını verdi. Ancak fındıklıklar arasında gizlenen 38 Türk askeri, vatan savunmasını sürdürerek Rus birliklerine ateş açtı.
İlk saldırıda kayıp veren Rus birliklerinin ardından bölgeye gelen askerler, sivil halka yönelik büyük bir katliam gerçekleştirdi. Kadın, çocuk ve yaşlıların hedef alındığı olayda Çavuşlu sahili kan gölüne döndü. Hayatını kaybedenlerin birçoğu, uygun mezar yeri bulunamadığı için sahildeki kumlara defnedildi.
Görele açıklarında facia
Deniz yoluyla güvenli bölgelere ulaşmaya çalışan muhacirlerden bazıları, Görele açıklarında Rus saldırılarına uğradı. Kayıklarda bulunan birçok kişi yaşamını yitirdi.
Bugün Görele girişinde, dere kenarında bulunan mezarlar bu acı olayın sessiz tanıkları olarak varlığını sürdürüyor.
Harşit’te direniş
Muhacir kafileleri Harşit Çayı’na ulaştığında Türk askerleri büyük bir fedakârlık gösterdi. Halk karşı kıyıya geçirildi, ardından köprü yıkılarak Rus birliklerinin ilerleyişi engellendi.
Bu savunma sayesinde Rus birlikleri Tirebolu’nun ötesine geçemedi. Ancak muhacirlerin çilesi burada bitmedi. Açlık, tifüs ve salgın hastalıklar yol boyunca can almaya devam etti.
Dönemin Trabzon Valisi Azmi Bey de valilik merkezini Ordu’ya taşıyarak muhacirlere yardım ulaştırmak için yoğun çaba gösterdi.
Mezarlıklarda vefa
Ordu’ya ulaşan muhacir kafilelerinde binlerce kişi hastalık ve yorgunluk nedeniyle hayatını kaybetti. Perşembe ilçesine bağlı Bekirli Mahallesi’nde bugün yaklaşık 3000 kişilik muhacir mezarlığı bulunuyor.
Anlatılanlara göre Hasibe ve Fatma isimli Karadeniz kadınları, kilometrelerce uzaklıktan taş taşıyarak mezarların işaretlenmesini sağladı. Ordu’nun Hacılar Köyü Çağnaş mevkiinde ise yaklaşık 1700 kişilik muhacir mezarlığı yer alıyor.
Adı değişiyor
Halk arasında yıllardır “Kimsesiz Trabzonlular Mezarlığı” olarak bilinen bu alanların “Trabzonlu Muhacirler Mezarlığı” adıyla anılması için çalışma yürütülüyor.
Trabzon Yazarlar Derneği Genel Başkanı Mustafa Durmuş tarafından 2017 yılında başlatılan “Tarihe de Bir Kitabe Sen Kazandır” projesi kapsamında mezarlıkların gerçek kimliğinin ortaya çıkarılması hedeflendi.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç ve ilgili kurumların destekleriyle mezarlıkların yeni adıyla düzenlenmesi yönünde önemli adımlar atıldı.
Tarihe sorumluluk
Muhacir mezarlıklarının tespit edilmesi, korunması ve kayıt altına alınması büyük önem taşıyor. Yüz yılı aşkın süredir bu mezarlıklara sahip çıkan Ordu halkı, bu tarihî mirasın bugüne ulaşmasında önemli bir rol üstlendi.
Araştırmacı Yazar Mustafa Durmuş, muhacirliğin yalnızca bir göç hikâyesi olmadığını; vatan uğruna çekilen acıların, fedakârlığın ve millet olma bilincinin en önemli sayfalarından biri olduğunu vurguladı.