Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl’de Arap turistlerin göl kenarında yerel kıyafetleriyle eğlenip dans ettiği görüntüler sosyal medyada kısa sürede gündem oldu.

Kimi bu görüntüleri turizmin canlılığı olarak yorumladı, kimi ise yine bildik reflekslerle tepki gösterdi.

Aslında mesele çok basit.

Uzungöl yıllardır sadece Trabzon’un değil, Türkiye’nin de dünyaya açılan doğa turizmi vitrinlerinden biri.

Bölge esnafı için bu ilgi ciddi bir ekonomik hareketlilik anlamına geliyor.

Oteller, restoranlar, kafeler, yöresel ürün satıcıları ve ulaşım hizmeti verenler bu yoğunluktan doğrudan faydalanıyor.

Yani mesele sadece birkaç turistin eğlenmesi değil; Trabzon’un turizmden kazandığı payın büyümesi. Ancak sosyal medyada işin başka bir tarafı öne çıktı. Arap turistlerin kıyafetleri, kalabalık şekilde eğlenmeleri ve cep telefonlarıyla o anları kaydetmeleri bazı çevreler tarafından hedef alındı. Hatta görüntüler üzerinden küçümseyici ve ayrıştırıcı yorumlar yapıldı.

Burada sormak gerekiyor: Aynı görüntüler Avrupa’dan gelen turistlerle yaşansaydı bu kadar tepki çekilir miydi? Trabzon yıllardır turizmden daha fazla pay almak istiyor. Uzungöl, Sümela, yaylalar, sahil ilçeleri ve şehir merkezi bu potansiyeli büyütmeye çalışıyor. Böyle bir ortamda bölgeye gelen turistin milliyetine, kıyafetine ya da kültürel alışkanlıklarına göre ayrım yapmak, en hafif ifadeyle Trabzon turizmine zarar verir.

Kaynak: 61 SAAT