Açıklamada, bölgede artan askeri hareketliliğin Orta Doğu’da yeni ve tehlikeli bir çatışma sürecine yol açabileceği belirtilirken, uluslararası hukukun temel ilkelerine uyulması gerektiği vurgulandı.
Baro tarafından yapılan açıklamada, özellikle Birleşmiş Milletler Şartı ile Cenevre Sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası hukuk normlarının korunmasının hayati önem taşıdığı ifade edildi. Saldırıların derhal sona erdirilmesi ve sorunların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği çağrısında bulunuldu.
“Savaşın kazananı yoktur”
Trabzon Barosu’nun açıklamasında, Orta Doğu’daki hassas güvenlik ortamının askeri müdahalelerle daha da kırılgan hâle geldiğine dikkat çekildi. Yapılan değerlendirmede, savaşların geride yalnızca yıkım, insani kayıplar ve toplumsal travmalar bıraktığı ifade edilerek şu görüşlere yer verildi:
“Savaşların gerçek bir kazananı yoktur. Tarih boyunca yaşanan çatışmaların ardından geriye yıkılmış şehirler, parçalanmış toplumlar ve telafisi mümkün olmayan kayıplar kalmıştır.”
Uluslararası hukuk vurgusu
Açıklamada, uluslararası hukukun temel amacının savaşın yıkıcı etkilerini sınırlamak ve barışı korumak olduğuna işaret edilerek, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2/4. maddesinin devletlerin başka bir devlete karşı güç kullanmasını veya güç kullanma tehdidinde bulunmasını açık şekilde yasakladığı hatırlatıldı.
Ayrıca 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri ve ek protokollerinin sivillerin, çocukların, sağlık çalışanlarının ve savaş dışı kalan kişilerin korunmasını zorunlu kıldığı ifade edildi. Sivillere yönelik saldırılar, orantısız güç kullanımı, toplu cezalandırma ve insani yardımın engellenmesi gibi uygulamaların uluslararası hukukun açık ihlalleri arasında yer aldığı vurgulandı.
“En ağır bedeli siviller ödüyor”
Trabzon Barosu açıklamasında, savaşların en ağır sonuçlarının her zaman sivilleri etkilediği belirtilerek özellikle çocukların bu süreçten en fazla zarar gören kesim olduğu ifade edildi.
Baro, uluslararası hukukun bağlayıcı kurallarına uyulması gerektiğini belirterek Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’i saldırıları durdurmaya ve diplomatik çözüm yollarına yönelmeye davet etti.
Açıklamada ayrıca, kalıcı barışın ancak adalet ve hukukun üstünlüğü ile sağlanabileceği vurgulanarak, çatışmaların derinleşmesinin insanlığın ortak geleceğini tehdit edeceği ifade edildi.