Açıklamada, daha önce yapılan dolgu çalışmaları ve sonrasında hazırlanan projelere ilişkin değerlendirmelerin daha önce de kamuoyuyla paylaşıldığı hatırlatıldı.

Oda tarafından yapılan açıklamada, Trabzon’un kıyı alanlarının iklim değişikliği karşısında kentin en kırılgan mekânsal eşiklerini oluşturduğu vurgulanarak, bu alanların yalnızca rekreasyon alanı olarak değil aynı zamanda ekolojik bir savunma hattı olarak ele alınması gerektiği ifade edildi. Kentin geleceği açısından önemli olan bu alanların planlanmasında bütüncül bir yaklaşımın esas alınmasının zorunlu olduğu belirtildi.

Açıklamada, tasarım süreçlerinin kentin tüm dinamikleriyle birlikte ele alınmasının temel bir gereklilik olduğu ifade edilerek, projelerin yalnızca tasarım aşamasında değil, uygulama sürecinde de aynı bütünlük içinde hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

“Trabzon’da benzer örnekler yaşandı”

Trabzon’da geçmişte bazı projelerde tasarım aşamasında alınan kararların uygulama sürecinde değişikliğe uğradığı örneklerin bulunduğu ifade edilen açıklamada, Zağnos Vadisi Peyzaj Projesi, Tabakhane Vadisi Peyzaj Projesi, Beşirli Sahili Çevre Düzenleme Projesi ve Akyazı Projesi gibi çalışmalar örnek gösterildi.

Bu projelerde tasarım aşamasında belirlenen mekânsal ve işlevsel kararların uygulamada korunamaması nedeniyle bütüncül ve nitelikli kamusal mekânların ortaya çıkmadığı belirtilerek, bazı alanların zamanla işlevini yitiren ve kullanılmayan boşluklara dönüştüğü ifade edildi.

Açıklamada, Uzunkum Yaşam Alanı Projesi ile ilgili dile getirilen tedirginliklerin projeye karşı bir tutum olarak değil, geçmiş deneyimlerden ders çıkarılması gerektiğini hatırlatan yapıcı bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

“Projeler meslek odalarına sunuldu”

Uzunkum Yaşam Alanı Projesi kapsamında üç farklı peyzaj mimarlığı ve kentsel tasarım ofisi tarafından konsept projeler hazırlandığı belirtilen açıklamada, söz konusu projelerin Trabzon Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından İl Koordinasyon Kurulu’nda meslek odalarına sunulduğu aktarıldı.

Meslek odaları ve akademinin sürece dahil edilmesi ve projelerin tartışmaya açılmasının katılımcı planlama anlayışı açısından olumlu bir adım olduğu ifade edildi. Ancak değerlendirme sürecinin ardından nihai projenin meslek odaları ve akademiyle yeniden paylaşılmamasının önemli bir eksiklik olduğu belirtildi.

Süreç boyunca dile getirilen görüş, eleştiri ve önerilerin projeye ne ölçüde yansıdığına ilişkin kamuoyunda belirsizlik bulunduğu ifade edilerek, bunun şeffaflık ve katılımcılığın sürekliliği açısından soru işaretleri oluşturduğu kaydedildi.

Projeye ilişkin sorular yöneltildi

Açıklamada ayrıca Uzunkum Yaşam Alanı Projesi hakkında kamuoyunun doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesi gerektiği belirtilerek bazı sorular yöneltildi.

Bu kapsamda, ihalede belirlenen uygulamaların proje bütünlüğü korunarak hayata geçirilip geçirilmeyeceğinin kamuoyuna açık şekilde taahhüt edilip edilmeyeceği soruldu.

Projenin su yönetimi ve bitkilendirme kararları kapsamında 18 Ekim 2025 tarihli ve 10502 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren Kurakçıl Peyzaj Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar ile uyumunun ne düzeyde olduğu da açıklığa kavuşturulması istenen konular arasında yer aldı.

Ayrıca iklim değişikliğine karşı kentlerin dirençli hale getirilmesi amacıyla Uzunkum Yaşam Alanı Projesi’nde hangi bilimsel raporlar, analizler ve teknik çalışmaların esas alındığı ve bu çalışmaların kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmayacağı soruldu.

İhale sürecinde kapsam dışı bırakılan alanlarda, lansman projesinde yer alan mekânsal ve ekolojik kararların aynen uygulanıp uygulanmayacağı ya da farklı mekânsal düzenlemelerin yapılıp yapılmayacağı da kamuoyunun merak ettiği başlıklar arasında gösterildi.

“Bilim ve kamu yararı doğrultusunda süreci takip edeceğiz”

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Trabzon Şubesi açıklamasının sonunda, Uzunkum Yaşam Alanı Projesi dahil olmak üzere Trabzon’da hayata geçirilen tüm kentsel projelerde bilimin ve kamu yararının rehberliğinde sürece katkı sunmaya hazır olduklarını belirtti.

Açıklamada, kentsel kararların ortak akılla alınmasının önemine vurgu yapılarak sürecin yapıcı bir şekilde takip edileceği ifade edildi.

Kaynak: Haber Bülteni