Ölümün yakışmadığı insanlar listesi yapılsa, Tacettin abi her sene Şampiyonlar Ligi’nde yer alır.
Ganita’nın tebessümüydü o…
Piposu da sembolü…
Ganita’nın iki giriş noktasının kesiştiği yerde, olanca güzelliğiyle merhaba der, tüm samimiyetiyle de gözlerini kısıp gülümserdi gelene…
Vazgeçemediği sırt çantası vardı; her zaman olumlu, her zaman gamzeli ve her şartta kibardı Tacettin abi…
Kendisini genç yaşta karşılayan ölüme bile gülümsemiştir, eminim.
Entelektüeldi de... Derinliği saygıdeğerdi; kâh dünyadan konuşurduk, kâh Türkiye'den, kâh da Trabzonspor'dan.
*
Tacettin abinin ölümü, sadece bir bedenin yok olması değil; Trabzon’un bir beyefendisini yitirmesi kadar derin bir mevzu…
Bulunduğumuz coğrafyada entelektüel derinliği, kültürel birikimi olan, en önemlisi de nezaket elbisesini taşıyan çok insan yok.
Üzüntümüzü paylaşma adına, Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu'nu aradım. "Tacettin abi ölmüş" dedim...
"Evet" dedi ve üzüntüsünü dile getirdi Ahmet Şefik abi: 
"Kıymetli bir arkadaşımızı, genç yaşta yitirdik. 2006 yılından bu yana yakın arkadaşımdı. Çok kez aynı masayı paylaştık. Entelektüel bir kimlikti. Birikimini, daha fazla insanla paylaşması gerektiğini söylemiştim. O da kabul etmişti, ancak ömrü yetmedi. Gerçekten çok üzgünüm."
*
Tacettin abi bu dünyada yok ama Ganita’yı terk edemez o. İstese de Ganita onu terk etmez.
Yukarılardan, o vazgeçemediği piposunun dumanı, bir tül gibi çekilecektir Ganita’nın üzerine.
Seni unutmamız ne mümkün güzel insan...