Trabzonspor'un sorunu elbette tek başına hoca değildi.
Çünkü mevcut kadro zaten yetersiz. Tek yapılması gereken eldekileri doğru yerde ve zamanda oynatmaktı.
Stoperi solbek, sağbeki ön libero, oynatmamak gibi.
Elindeki forveti yedek bırakmamak gibi. Bütün bunlara rağmen takımın ayaklarını korkak alıştırmamak gibi.
Sürekli defansif sahaya çıkmamak gibi.
Ayrıca motive etmek. Bir de olabildiğince 'parasını' zamanında ya da fazla geciktirmeden vermek lazım.
Malum para her şeyin ilacı!
Trabzonspor geçen hafta Mustafa Reşit Akçay'ın istifasından sonra Karabük maçına Hami Mandıralı ile hazırlandı.
Sahaya çıkan 11'de gördük ki herkes doğru yerindeydi.
Takıma sihirli el değmemişti lakin mücadele anlamında daha iyilerdi. Ama ikinci yarı Karabük deyim yerindeyse Trabzonspor'u dövdü.

PENALTIYI ES GEÇTİ
Böylesi bir tabloda görülüyor ki Trabzonspor takım değil. Sadece iyi oyuncularından mesele Colman mesela Olcan mesela Yusuf mesela Adrian iyi gününde ise alıp götürüyor seni. Diğer türlü baskı üstüne baskı yiyorsun.
Mesela Rize'den mesela Akhisar'dan.
Ne kadar acı değil mi?
Trabzonspor gibi bir marka 3 haftadır oynadığı 3 maçta bir büyükten ziyade bir alt sıra takımı gibi rakiplerinin karşısında eziliyor.
Yani 'sorunsal futbolunda' durumu idare etmeye çalışıyor.
Maçın hakemi... Çok kötü bir müsabaka yönetti. Olcan'ın son dakikada düşürüldüğü pozisyon penaltıydı veremedi. Hadi o göremedi, 5'inci hakemin gözünün önündeydi o da mı göremedi?