Trabzonspor’un ve Türk futbolunun yaşayan en büyük efsanelerinden biri olan Şenol Güneş için kollar sıvanmış. Gelen bilgiler, tecrübeli futbol adamının hayatının çok kapsamlı, arşiv niteliğinde bir belgesel projesiyle taçlandırılacağı yönünde. Üstelik 74 yaşındaki Güneş de bu teklife “evet” demiş. Belgesel ekibi hummalı bir çalışma yürütüyor; yakın çevresi, eski takım arkadaşları ve hocalığını yaptığı futbolcular tek tek dinleniyor.
Şenol Güneş hikayesi, bu topraklarda sadece bir kalecinin ya da bir teknik direktörün başarı öyküsü olarak okunamaz. Onun hikayesi; Trabzon’un o kendine has futbol kültürünün, Anadolu’dan yükselen o meşhur ihtilalin, yokluklar içinden çıkan bir inancın anatomisidir.
Bordo-mavili formayla kazanılan o ambargolu şampiyonlukların en büyük kilidiydi. Sadece gol yemeyen bir kaleci değil, sahadaki duruşuyla bir futbol aklının yansımasıydı. 2002 yılında A Milli Takım’ı Dünya Üçüncüsü yaparken, bu ülkeye futbol tarihinin en büyük gururlarından birini yaşattı. Beşiktaş’ta oynattığı futbolla, Trabzonspor’daki o şampiyonluk mücadeleleriyle bu ülkenin hafızasına kazındı.
Güneş’in hayatı sadece kupalardan, madalyalardan ya da istatistiklerden ibaret değil. Onun hikayesini asıl derin kılan; hüznü, sabrı ve Trabzon insanının kaderiyle örtüşen o "kırılma anları"dır. Kaçan şampiyonluklar, elinden alınan haklar, futbol dünyasının o kirli dehlizlerine karşı dik duruşu ve her düştüğünde yeniden ayağa kalkışı... İşte Şenol Güneş’i Şenol Güneş yapan tam olarak bu adanmışlıktır. Onlarca yıldıza dokunan, gençlerin elinden tutan Güneş’in bu belgeseli, aslında Türk futbolunun da bir dönemine ayna tutacak, adeta bir hafıza odası vazifesi görecek.