Trabzon

Prof. Dr. Mehmet Okuyan’dan Trabzon’da çarpıcı Ramazan mesajları

Çaykara Dernekpazarı Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından Trabzon'da düzenlenen "Mehmet Hoca ile Ramazan Sohbetleri" programı, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Trabzonlu Prof. Dr. Mehmet Okuyan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Trabzonluların yoğun ilgi gösterdiği ve salonun hınca hınç dolduğu programda Prof. Dr. Okuyan; takva, infak, kardeşlik, İslam coğrafyasının mevcut durumu ve Kur'an-ı Kerim'in hayata dokunan yönleri hakkında sarsıcı ve ezber bozan açıklamalarda bulundu.

Programa Trabzon İl Jandarma Komutanı başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. Konuşmasına katılımcılara teşekkür ederek başlayan Okuyan, Trabzon'dan gelen davetleri hiçbir zaman geri çevirmediğini ve bu şehre olan özel muhabbetini dile getirdi.

"İnsanı İnsan Yapan Dört Manevi Değer Vardır"

Kur'an-ı Kerim'in yeryüzüne inme gayesinin, insanın fıtratına yazılan hakikatleri ona yeniden hatırlatmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Okuyan, insanın doğuştan getirdiği dört temel manevi değere dikkat çekti. Bu değerleri "Akıl, İrade, Fıtrat ve Vicdan" olarak sıralayan Okuyan, "Vicdanlı insanlar vicdanlı davranmayı kitaplardan öğrenmezler; vicdanın hocası onu yaratan Allah'tır. Kur'an okumak demek, Kur'an'ı hayata okumak ve hayatı ilmek ilmek dokumak demektir. Kur'an hayatınıza dokunmuyorsa, kendinizi nasıl tanımlayacaksınız? Biz slogan Müslümanı değil, aksiyon Müslümanı olmalıyız" ifadelerini kullandı.

"Takva, Allah'tan Korkmak Değil; Sorumluluk Bilinciyle Korunaklı Olmaktır"

Ramazan ayının ve oruç ibadetinin asıl gayesinin "takva" olduğuna işaret eden İlahiyatçı yazar, toplumda yanlış anlaşılan takva kavramına açıklık getirdi. Takvanın korkmak anlamına gelmediğini belirten Okuyan, "Allah korkunç bir varlık değildir ki ondan korkulsun. 'İttakullah' emri, 'Allah'a karşı korunaklı olun, sorumluluğunuzu bilin ve ahlaklı insan olun' demektir. Oruç bizi bu duyarlılığa ulaştırmak için vardır" dedi.

"Müslüman, Elinden ve Dilinden Emin Olunan Güven Adasıdır"

Konuşmasında Bakara Suresi'nin 177. ayetini merkeze alarak "Gerçek iyilik" ve "İman" kavramlarını detaylandıran Prof. Dr. Okuyan, imanın sadece belli esasları kabul etmekten ibaret olmadığını söyledi. "İman" kelimesinin Arapçada "güvenmek" kökünden (emine) geldiğini hatırlatan Okuyan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İman, inanılması gereken değerlere inanmak, inandığı değerlere güvenmek, bu sayede kendini güvende hissetmek ve çevresine güven vermektir. Peygamber Efendimiz, 'Müslüman, diğer insanların elinden ve dilinden emin olduğu adamdır' buyuruyor. Kardeşiniz size sırtını döndüğünde arkasında ne dolaplar döndüğünden şüphe etmiyorsa, siz o zaman gerçek bir müminsiniz."

"Birbirimizi Sevemediğimiz İçin İslam Coğrafyası Kan Ağlıyor"

Konuşmasında İslam dünyasının içinde bulunduğu duruma ve İsrail'in Filistin başta olmak üzere bölgedeki katliamlarına da değinen Okuyan, Müslümanlar arasındaki ayrılıkların ve sevgisizliğin dış güçlere cesaret verdiğinin altını çizdi.

"Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız" hadisini hatırlatan Okuyan, cemaat ve meşrep ayrılıklarının ümmeti böldüğünü belirterek şunları kaydetti:

"Yüz noktanın doksanında berabersek, bir tane farklı düşünüyoruz diye kardeşimizi ötekileştiriyoruz. Küfür tek millettir ve onlar Müslümanları parçalayarak yutmaya çalışıyor. İsrail ve Amerika müzakere numarası yaparken bir yandan da katliamlarına devam ediyor. Çünkü bizim caydırıcı bir gücümüz yok, birbirimizle didişmekten birlik olamadık. Zalim olmak veya ona yardım etmemek yetmez; zalime karşı dimdik ve tek yürek durmak zorundayız."

"Ramazan Yemek Ayı Değil, Yememek Ayıdır: Şatafatlı İftarlara İsyan"

Zekat ve infak konularında toplumdaki yaygın yanlışlara sert eleştiriler getiren Prof. Dr. Mehmet Okuyan, lüks hayatlar yaşayıp zekat vermekten kaçınanları uyardı. Modern çağın Müslümanlarının 1200 yıl önceki içtihatların arkasına sığınarak lüks araçlarına ve villalarına zekat vermediğini belirten Okuyan, infakın gerçek anlamını şu sözlerle özetledi:

"Zekatın oranı züğürt için kırkta birdir, asıl zekat canın acıyana kadar vermektir. Evinde, arabasında en lüksü yaşayıp, sıra zekata gelince borçlarını bahane edenler var. İmam-ı Azam'ın 'bineğe ve eve zekat düşmez' fetvasını lüks ciplere ve tripleks villalara uyarlayanlar, Allah'ı kandıramazlar. Ramazan gösterişli iftar sofralarında yemek yarışına girme ayı değildir. Ramazan, yemek ayı değil; yememek ve hiç bulamayanın halinden anlamak ayıdır. Bizim o israf sofralarımızda bir tane bile rahmet meleği dolaşmaz!"

"Namaz Bizi Kılmalı, Öfkemizi Yutmalıyız"

Muttaki olmanın şartlarından birinin de "namazı ikame etmek" olduğunu belirten Okuyan, namazın sadece ritüellerden ibaret bir eda olmadığını, kılındıktan sonra insanı kötülüklerden alıkoyması gerektiğini ifade etti. "Nice namaz kılanlar vardır ki yanlarına sadece yorgunluk kalır, nice oruç tutanlar vardır ki sadece aç kalırlar" diyen Okuyan, ibadetlerin hayata yansımasının şart olduğunu vurguladı.

Programın son bölümünde Kur'an-ı Kerim'den (Al-i İmran Suresi 133-135) öfke kontrolü ve affetme üzerine ayetler okuyan Okuyan, Karadeniz insanının öfkeli yapısına da esprili bir dille atıfta bulunarak, gerçek pehlivanın güreşte rakibini yenen değil, öfkelendiğinde kendisine hakim olabilen kişi olduğunu hatırlattı.

Prof. Dr. Mehmet Okuyan, büyük alkış alan yaklaşık iki saatlik sohbetini şu çarpıcı sözlerle tamamladı:

"Bizim insan olarak doğmamız kaderimizdir; ancak bunu insan olma erdemine dönüştürmek bizim irademizdir. Kaderimizi erdeme dönüştürecek ölçü de Allah'ın kitabıdır. Rabbim hepimizi hak ve hayır yolunun daimi yolcuları eylesin."

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }