KAZANAN TRABZON OLACAK
Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin uzun süredir üzerinde çalıştığı birçok dev proje artık hazırlık aşamasını geride bırakıp uygulama sürecine girdi. Yapılan açıklamalara göre şehrin yıllardır konuştuğu raylı sistem ile Uzunkum Yaşam Alanı projelerinde ilk kazmanın önümüzdeki iki ay içerisinde vurulması planlanıyor.
Bu iki adım, Trabzon’un gelecek vizyonu açısından önemli bir dönüm noktası olacak gibi görünüyor. Sadece ulaşım ve yaşam alanları değil…
Büyükşehir, enerji alanında da stratejik bir hazırlık yürütüyor. Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde 400 milyon liralık yatırımla kurulacak güneş enerji sistemi (GES) için ihale sürecine gelindiği, projenin tamamlanmasıyla belediyenin enerji ihtiyacının önemli ölçüde buradan karşılanacağı ifade ediliyor. Sosyal belediyecilik tarafında da dikkat çeken gelişmeler var.
Uzun süredir gündemde olan otizmli bireyler için kalıcı yaşam merkezi konusunda kritik aşamaların geride bırakıldığı belirtiliyor.
Çevre yatırımları kapsamında ileri biyolojik arıtma tesisi projesi de DSİ tarafından hazırlanıyor. Kültür ve sanat cephesinde ise Trabzon’un yıllardır ihtiyaç duyduğu çok amaçlı kültür ve sanat merkezi için Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokol, kamuoyunda olumlu yankı buldu.
Özetle; Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in, göreve geldiği günden bu yana Ankara ile kurduğu yoğun temasların somut sonuçları birer birer ortaya çıkmaya başlıyor.
Siyaset uzmanlarına göre eğer planlanan takvim işlerse, önümüzdeki yıl Trabzon’da aynı anda birçok vizyon projenin yükseldiğini görmek mümkün olacak.
Ve görünen o ki; bu süreç sadece yatırımlar açısından değil, siyasi denklem açısından da önümüzdeki dönemin en çok konuşulan başlıklarından biri olacak ve Ahmet Metin Genç'e artı yazacak.
Olası bir seçimin sonucu ne olur bilinmez ama kimin kazanıp kimin kaybedeceğinden daha ziyade, şayet bu yatırımlar hayata geçerse kazanan Trabzon olacak.
MARATON PAZARTESİ BAŞLIYOR…
Trabzon’da siyasetin ritmi bu aralar meydanlarda değil, belediye meclis salonlarında tutuluyor. Mayıs ayıyla birlikte başlayacak toplantı takvimi, adeta yerel siyasette yeni bir “maratonun” başlangıcı niteliğinde.
İlk düdük Pazartesi günü çalacak.
Ortahisar başta olmak üzere tüm ilçe belediye meclisleri hafta boyunca toplanacak.
Hemen ardından ikinci hafta ise Trabzon Büyükşehir Belediyesi Meclisi sahneye çıkacak. Yani önümüzdeki iki hafta, kararların, tartışmaların ve siyasi mesajların yoğun şekilde verileceği bir süreç olacak.
Bu ayki meclis toplantılarını önemli kılan ise zamanlaması.
Çünkü belediye başkanları, iki yıllık icraatlarını kısa süre önce kamuoyuna sundu. O toplantılarda anlatılan projeler, verilen sözler ve çizilen tablolar şimdi meclis kürsüsünde sınanacak.
Özellikle meclislerdeki muhalefet cephesinin bu süreci dikkatle takip ettiği biliniyor.
Yapılan açıklamalar not edildi, verilen mesajlar kayda alındı.
Şimdi o notların tek tek açılacağı, sorulara dönüştürüleceği ve kamuoyu önünde tartışılacağı bir aşamaya geçiliyor.
Yani özetlemek gerekirse; Mayıs ayı meclisleri sıradan bir gündemle ilerlemeyecek.
Bu toplantılar, icraatın savunulduğu, eleştirinin keskinleştiği ve yerel siyasetin gerçek nabzının attığı platformlar olacak. Trabzon’da önümüzdeki günlerde asıl tartışma, kürsüdeki sözlerle şekillenecek gibi görünüyor.
SÖZDE DEĞİL ÖZDE…
Trabzonspor ve Göztepe’nin dostluğuyla alakalı son günlerde birçok içerik sosyal medyada gündem oldu.
Hatta her iki kulüp sosyal medya hesabından birbirleriyle olan dostluklarıyla alakalı gönderiler paylaştı.
Bir de siyasi bir tarafı var. Trabzon’da Trabzonsporluluğu ile bilinen isimlerden birisi kim diye sorsak şüphesiz Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’i gösterir tüm parmaklar.
Dedik ya dost iki kulüp diye… Bu dostluğun sözde değil özde olduğunu gösteren bir görüntüyü sizlere göstereceğiz. Başkan Genç’e hediye edilen bir Göztepe atkısı.
Dün sabah saatlerinde bir genç tarafından hediye edilen atkı tüm günü Başkan Genç ile geçirdi diyebiliriz.
Genç arabasında da baş köşeye koydu atkıyı. Trabzonspor’a olan düşkünlüğünü bilmeyen yoktur.
Trabzonspor’un dostu dost, rakibi rakip olmuştur. Kulüpler arasında bu dostluğun olması tabi ki güzel bir de Trabzon’un Büyükşehir belediye başkanı Genç’in bu dostluğa destek vermesi daha da anlamlı oldu.
KARADAĞLI RÜZGARI ESTİ…
Trabzon’da bir dizi ziyaretler için gelen Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı’nın rüzgarı esti desek yanlış olmaz.
Karadağlı’ya adeta bir sevgi seli vardı. O da tüm Trabzonlulara karşı bu sevginin karşılığını verebilmek için çabaladı. Kimseyi kırmadı, isteyen herkesle fotoğraf çekildi.
Ama dikkat çeken bir an da vardı. Karadağlı ve CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez arasında yaşanan bir diyaloğa şahit olduk.
Meydan parkında düzenlenen çelenk sunma töreninde hayranlarıyla fotoğraf çektiren Karadağlı’yı sabırla bekleyen Suiçmez, bir süre bekledikten sonra Karadağlı’nın yanına geldi.
E tabi burada da ilgi sona ermedi. Ancak ikilinin de arasında koyu bir sohbet döndü.
Özellikle Suiçmez yanına geldikten sonra Karadağlı’nın “Ben de arkadaşlara sizi sormuştum” demesi Karadağlı ile vekilin Ankara’da meclis maratonlarında temasının sık olduğunu gözler önüne serdi.
İLGİNÇLİKLER SİLSİLESİ
Trabzonspor adına yine ilginç ve ilginç bir hafta daha geride kaldı. Zaten şampiyonluk umutlarını elinin tersiyle itmiş bir Trabzonspor üç haftadır sahadaydı. Bu hafta da Göztepe beraberliğiyle tamamen kopmuş oldu.
Artık öyle bir noktaya geldik ki üçüncülük bile garantilendiği için mutlu olur vaziyete de geldik.
Aslında Trabzonspor’un sezon başından beri bir bütüne bakacak olursak çok başarılı diye nitelendirmemiz daha doğru olacaktır.
10-11 oyuncuyla buralara kadar gelindi. Zaten her maç sonuna baktığımız zaman oyuncuların yerde yıkılıp kalmaları, sahaya koydukları mücadele, döktükleri ter bunlar çok ama çok önemli kriterler. Trabzonspor’u Trabzonspor yapan kriterler.
Kimilerine göre İyi futbol oynamıyor Trabzonspor, evet ama mücadele etmiyor asla diyemeyiz. Bunu sezon boyunca defalarca kez kanıtladı. Alanya maçı sonrası teknik direktörleri başta olmak üzere tüm oyuncular Trabzonspor’dan bir puan aldıkları için uzatmalara bile itiraz ettiler. Hatta Başakşehir gibi ligin güçlü takımı Trabzonspor’dan bir puan aldığı için çok çılgınca sevindi ki Göztepe gibi ligin sağlam diyebileceğimiz takımlarından olan bir takım oyunun üçte ikilik kısmını 10 kişi oynayan Trabzonspor’a karşı yerden kalkmadı.
Pozitif yönden bakacak olursak çok fazla Trabzonspor’un gelişim gösterdiğini söyleyebiliriz.
Büyük de fırsat teptiğini söyleyebiliriz. Galatasaray dengesiz sonuçlar alırken, Fenerbahçe dengesiz sonuçlar alırken, Trabzonspor eline gelen tüm fırsatları elinin tersiyle itti. Bir daha bu ortam olur mu, yaşanır mı bilinmez ama Trabzonspor bu seneden çok ama çok şeyi cebine koymuş durumda.
Tekrar tekrar ifade etmekte doğruluğu var. Trabzonspor Kulübü mevcut oyuncu grubuyla bozmadan, ki bozacaktır çünkü Trabzonspor’un yaşaması için futbolcu satması gerekiyor. Bunu Trabzonspor başkanı da defalarca kez ifade etti. Gelirlerinin düşük olduğunu, Trabzonspor’un 70 milyon euro zarar ettiğini ifade etti. Bu ortamda çok da takımın dengeleriyle oynamadan sürecin yönetilmesi gerekiyor.
Ortada herkesin korktuğu, zorlandığı, sıkıntı yaşadığı bir Trabzonspor var. Ağır mağlubiyetler almayan, kafa kafaya, denk denge oynayan, her maçı zor olan bir Trabzonspor var. Günün sonunda baktığımız zaman lig üçüncülüğü Trabzonspor adına olumlu gözükebilir. Ancak bir sonraki sene bunu daha farklı noktalara taşımak, bir akıl ile yola çıkmak oldukça sağlam bir görüş olacaktır.
BUNUN NE İŞİ VAR TRABZON’DA?
Türkiye’nin belki de en kötü hakemi yine Trabzonspor maçında başroldeydi. Trabzonspor’un en kritik maçlarından birinde “kim vardı?” diye sorsak, cevap yine tanıdık: meşhur Ozan Ergün.
Bu ismi nereden hatırlıyoruz? Sezonun beşinci haftasında oynanan Trabzonspor–Fenerbahçe maçından. O karşılaşmada Trabzonspor’un golü skandal bir şekilde iptal edilmiş, ardından takım 10 kişi bırakılmış ve adeta maç Fenerbahçe’ye altın tepside sunulmuştu. O dönem başta Merkez Hakem Komitesi olmak üzere TFF Başkanı ve birçok hakem yorumcusu da bu yönetimin ne kadar kötü olduğunu açıkça dile getirmişti.
Aradan tam 27 hafta geçti ve yine bir Trabzonspor maçına Ozan Ergün atandı. Peki ne oldu? Mustafa’yı faul bile olmayan bir pozisyonda oyundan attı, Trabzonspor’un nizami golünü iptal etti. Rakip oyuncuların sürekli yerden kalmasına defalarca izin verdi. Düdüğü ağzından düşürmedi. Trabzonspor’un bir diğer oyuncusu Pina’yı da son derece anlamsız bir şekilde cezalandırdı. Öyle bir şey yaptı ki bir maçta Trabzonsporun kolunu kanadını kırdı. Aklınca intikam mı aldı?
Öyle ki, belki de atılan son gole en çok üzülen kişi kendisi olabilir. Bu hakemle ilgili ciddi soru işaretleri oluşmuş durumda. Trabzonspor yönetimi artık bu konuda harekete geçmelidir. TFF Başkanı ve ilgili tüm kurullarla görüşülerek bu hakemin Trabzonspor maçlarına verilmemesi sağlanmalıdır.
Çünkü bu yaşananlar bir değil, iki değil, üç değil. Herkesin gözünün önünde tekrar ediyor. Trabzonspor kötü oynayabilir, bu futbolun doğasında var. Ama hakemin bu kadar kötü olması kabul edilemez. Onlarca kameranın olduğu, dört hakemin görev yaptığı bir ortamda, tek bir hakemin bir takımı bu denli etkilemesine kimse izin vermemeli.
Dileğimiz, bu saatten sonra Ozan Ergün’ün Trabzonspor maçlarında bir daha görev almamasıdır.