NE ANLATTI, NASIL ANLAMAK İSTEDİLER…
Trabzon Şehir Hastanesi'ne yapılacak personel alımları henüz başlamadan şehirde kulisler de hareketlendi.
Konuşulan rakam az değil...
Hastanenin tam kapasiteyle hizmete girmesiyle birlikte İŞKUR üzerinden alınacak personel sayısının bin, hatta 1500 kişiye kadar ulaşabileceği ifade ediliyor.
Hal böyle olunca da "Kim alacak?", "Nasıl alınacak?", "Kriter ne olacak?" soruları da beraberinde geliyor.
Geçtiğimiz hafta AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Dr. Seyit Hisoğlu, 61saat TV canlı yayınında bu konuyla ilgili soruları yanıtladı.
Ancak görünen o ki, Hisoğlu'nun kullandığı ifadeler farklı yorumlandı.
Hatta sosyal medyada ve bazı paylaşımlarda, "Şehir Hastanesi'ne alınacak personeli İl Başkanı Sezgin Mumcu başkanlığındaki bir heyet belirleyecek" şeklinde yorumlar yapıldı.
Bunun üzerinden de "Siz devlet partisi misiniz?" eleştirileri yükseldi.
Biz de tekrar canlı yayını açıp baştan sona dinledik.
Hisoğlu'nun ifadelerinde böyle bir cümleye rastlamadık.
Aksine, memur kadrolarının KPSS ile alınacağını açıkça ifade ediyor.
İŞKUR üzerinden yapılacak personel alımlarında ise sayının hastane tam kapasiteye ulaştığında netleşeceğini, bugün için 1000 ila 1500 kişilik bir istihdam öngörüldüğünü söylüyor.
Peki Sezgin Mumcu'nun adı neden geçiyor?
Hisoğlu'nun anlattığına göre AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu'nun milletvekilleri ve ilgili bakanlık nezdinde yaptığı girişimlerle, İŞKUR üzerinden alınacak personelde Trabzon'da ikamet etme şartının öne çıkarılması için çalışma yürütüldü.
Yani anlatılmak istenen; personelin kimlerden seçileceği değil, istihdamın mümkün olduğunca Trabzon'da yaşayan vatandaşlara kazandırılması yönündeki girişimler.
Ancak ne hikmetse bu durum farklı bir şekilde yorumlanıp, insanlara servis edilmiş…
Elbette personel alımları başladığında gözler yine süreçte olacak.
Çünkü bin kişiyi aşabilecek bir istihdamdan söz ediliyor ve bu tür alımlarda şeffaflık, kamuoyunun en büyük beklentisi.
Dolayısıyla kullanılan her cümlenin de dikkatle kurulması gerekiyor.
Özellikle sosyal medyada birkaç kelimelik bir kesit, bazen söylenmeyen bir cümlenin söylenmiş gibi algılanmasına neden olabiliyor.
Şehir Hastanesi personel alımları daha uzun süre Trabzon'un gündeminde kalacak gibi görünüyor.
Sürecin nasıl işleyeceğini ise resmi ilanlar ve İŞKUR üzerinden yapılacak duyurular gösterecek.
TRABZON’DAN 10 OTOBÜSLE GİTTİLER
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun katılımıyla Ankara Tandoğan Meydanı'nda düzenlenen miting, Trabzon teşkilatı açısından da önemli bir organizasyona dönüştü.
"Ayyıldız altında Tandoğan'da buluşalım" sloganıyla gerçekleştirilen miting için Türkiye'nin birçok ilinde olduğu gibi Trabzon'da da günler öncesinden hazırlık yapıldı.
Trabzon teşkilatı, mitingden yaklaşık üç gün önce katılım çağrısını duyurdu.
Cuma akşamı otobüsler Ankara'ya doğru yola çıktı.
Cumartesi sabahı başkente ulaşan partililer, miting öncesinde Anıtkabir'i ziyaret etti, ardından da Tandoğan Meydanı'na geçti.
Peki Trabzon'dan kaç kişi Ankara'ya gitti?
Bu soruyu dün İYİ Parti Trabzon İl Başkanı Muhammet Erkan'a yönelttik.
Erkan'ın verdiği bilgiye göre Trabzon'dan yaklaşık 500 kişi mitinge katıldı.
Bu katılımın tamamı otobüslerle gerçekleşmedi.
Trabzon'dan 10 otobüs kaldırılırken, çok sayıda partili de kendi özel araçlarıyla ya da uçakla Ankara'ya ulaştı.
Bu nedenle toplam katılımın yaklaşık 500 kişi civarında olduğu ifade ediliyor.
Elbette siyasi partiler açısından mitingler yalnızca meydandaki kalabalıkla ölçülmüyor.
İl teşkilatlarının organizasyon kabiliyeti, şehirlerden sağlanan katılım ve verilen fotoğraf da en az mitingin kendisi kadar önem taşıyor.
İYİ Parti Trabzon teşkilatı da Ankara'daki bu organizasyona güçlü bir katılım sağlamaya çalıştı.
Şimdi ise gözler, Tandoğan Meydanı'ndan verilen mesajların Trabzon'daki siyasi yansımalarının nasıl olacağına çevrilmiş durumda.
DÜNÜN MESELESİ BUGÜNÜN POLEMİĞİ…
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın geçtiğimiz gün paylaştığı video, Trabzon siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Kaya, Değirmendere üzerinde bulunan ve Kutlugün, Yeşilbük ile İncesu mahallelerine hizmet veren asma köprünün yaya güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirterek, köprünün yenilenmesi için girişimlerde bulunduklarını duyurdu.
Buraya kadar mesele, vatandaşın can güvenliği açısından bakıldığında oldukça net.
Köprü eski mi?
Eski.
Risk oluşturuyor mu?
Oluşturuyor.
Peki yenilenmesi gerekiyor mu? Anlaşılan o ki gerekiyor.
AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Seyit Hisoğlu, Kaya’nın açıklamasının ardından dikkat çeken bir çıkış yaptı.

Hisoğlu’nun açıklamasının merkezinde ise Başkan Kaya’nın milletvekili olduğu dönemde aynı köprü üzerinden yaptığı eleştiriler vardı.
Kaya, o dönemde köprüye giderek dönemin Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’i hedef almış, köprünün durumundan belediyeyi sorumlu tutmuştu.
Bugün ise tablo değişti.
Ahmet Kaya artık milletvekili değil, Ortahisar Belediye Başkanı.
Ve aynı köprü meselesinde sorumluluk bu kez DSİ’ye işaret edilerek gündeme taşındı.
İşte Hisoğlu’nun itirazı da tam olarak buna.
Siyasette hafıza bazen kısa tutulmak istenir ama arşivler pek öyle davranmaz.
Dün “Belediye neden yapmıyor?” diye sorulan mesele, bugün “DSİ’nin yürüttüğü proje” başlığıyla anlatılınca, doğal olarak siyasi polemik de kaçınılmaz oluyor.
BAŞKAN GENÇ DİKKAT ÇEKİYOR
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç yine ilginç ve dikkatleri çeken bir sosyal medya paylaşımına imza attı.
İzleyenleri 1970’lere getiren Başkan Genç, ardından 2026 yılında eşi Arzu Genç ile birlikte TOGG sürerken görüntüleniyor.
Hem Anadol markasının hem de TOGG markasının önemine vurgu yapıyor…
Tabi bu paylaşımın içerisinde aslında çokça mesaj var.
İnceleyerek izlenildiğinde çok sayıda ayrıntı yakalanabiliyor…
İnce elenip sık dokunulmuş…
Başkan Genç’in bu paylaşımı büyük ilgi gördü diyebiliriz.
Sosyal medya hesabında en çok etkileşim alan videolardan bir tanesi oldu.
Ulusal basında da çok sayıda gazeteci ve sayfa da Başkan Genç’in paylaşımını paylaşarak tebrik yorumunu iletti.
Evet Başkan Genç son dönemde sosyal medya içerikleri ile dikkat çeken Belediye Başkanları arasına girdi diyebiliriz…
AKÇAABAT’I İKİYE BÖLDÜ…
Hatay’ın Kırıkhan ilçesine atanan Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, geçtiğimiz günlerde ilçeden ayrıldı.
Ayrıldı ayrılmasına ama Akçaabat’ta arkasında küçük sayılmayacak bir tartışma bıraktı.
Malum, kamu görevlilerinin görev yerlerinden ayrılırken vedalaşmaları, ilçedeki kurumlarla, STK’larla, kanaat önderleriyle bir araya gelmeleri alışıldık bir durumdur.
Ancak Akçaabat’ta bu kez vedadan çok, vedaya kimlerin davet edildiği konuşuluyor.
Kaymakam Cankatar adına ilçede bir yemek düzenlendi. İddiaya göre bu yemeğe bazı kurumlar ve STK temsilcileri davet edilirken, bazıları davet edilmedi.
Davet listesinin daha çok Kaymakam Cankatar’a yakın isimlerden oluştuğu konuşuluyor. İşte Akçaabat’ta asıl rahatsızlık da burada başladı.
İlçeden ayrılışlarda herkesi kucaklayan, bütün kurumları aynı mesafede gören bir vedayla ayrılması bekleniliyor.
Çünkü kaymakamlık makamı, kişisel yakınlıkların değil, devletin temsil edildiği makamdır.
Bu nedenle yapılan veda organizasyonunda bazı isimlerin öne çıkarılıp bazı kurumların dışarıda bırakıldığı algısı, ilçede ister istemez soru işaretlerine neden oldu.
Akçaabat gibi sosyal dengeleri hassas, kurumları ve STK’ları güçlü bir ilçede bu tür ayrımlar kolay unutulmaz. Bugün konuşulan da tam olarak bu.
Kaymakam gitti ama “Neden bazıları vardı, bazıları yoktu?” sorusu ilçede kaldı.
Elbette herkesin herkesi davet etme zorunluluğu olmayabilir.
Ancak söz konusu olan bir kamu makamıysa, hele ki ilçeye veda ediliyorsa, görüntünün kapsayıcı olması beklenir.
Akçaabat’ta bazı çevreler, bu vedanın ilçeyi birleştirmek yerine ayrıştıran bir görüntü verdiğini savunuyor.
Giderken geride hoş bir seda bırakmak varken, tartışmalı bir davet listesi bırakmak doğrusu pek şık olmadı.
KİM BU KOLPACI?
Kulüpler Birliği toplantısının yankıları inanılmaz boyutlara ulaştı.
Toplantılar tartışma yeridir, zaten oraya gelenler ortak bir nokta bilme için konuşma yapar ve haddince konuşur.
Fenerbahçelisi Samsunlusu veya Ankaralısı orada kimse kimseden üstün veya fazla değildir.
Tam da bu ortamda kulüpler yabancı kuralı ve ülke futbolunun geleceğe dair görüşlerini ortaya koyarken Fenerbahçeli Mahmut Uslu, Barış Göktürk ve Samsunsporlu Yüksel Yıldırım arasında tartışma yaşandı.

Bu normal.
Ancak bu tartışmalar dışarıya öyle bir yansıtıldı ki, akıl almaz ifadeler.
Muhtemelen Barış Göktürk, tecrübesiz ve hedefleri olan bir yönetici. Dışarıya anında bilgileri sızdırdı ve haliyle Fenerbahçe’ye yakın gazeteciler de taraflı bir şekilde diyalogları abartarak verdi.
Gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan ifadeler, yok öldürürüm bitiririm vs vs…
Haliyle konu öyle bir yere çekildi ki Barış Göktürk’ün PR şovu oldu. Trabzonspor Başkanı aynı zamanda Kulüpler Birliği Başkanı Ertuğrul Doğan da bu şova direkt müdahale ederek süreci yalanladı.
Söz konusu tecrübesiz yönetici ve gazeteciye tepkisini de kolpacı olarak dillendirdi. Ve son bilgilere göre de Kulüpler Birliği’nin Whatsapp grubundan çıkarıldı. Muhtemelen bundan sonra da birliğin toplantılarına katılamayacak.
HACIOSMANOĞLU NE YAPACAK?
TFF ne yazık ki, Dünya Kupası’nda kötü bir sınav verdi. Milli takımın sevk ve idaresi verilen vaatler bunların hepsi olumsuz ilerlerdi.
Keza verilen beyanatlar hak getire…
TFF Başkanı Hacıosmanoğlu bu süreçte çok yıprandı, haliyle de o da çok üzüldü.

Kamuoyundan da tepki gördü. Ortada bir başarısızlık varsa eleştiri gayet doğal. Son açıklamalrıyla durumu biraz da olsa toparladı.
Dünya kupası bizim için çok erken bitti, haliyle yeni gündemlere geçme vakti.
Kulüpler Birliği yabancı kuralının değişmesi için gerekli olan yazıyı TFF’ye yazı.
Kulüplerin ortak kararı kuralın değişmesi yönünde.
Sayının 12+2 olması bekleniyor. Yani geçen seneki kurala geri dönülecek.
Burada TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’ndan beklenti, kulüplerin çağrılarına duyarsız kalmayacağı yönünde. Eğer tamam derse yine sil baştan yapılıp geçici bir model oluşturulacak.
Eğer yok derse 10+4 olarak devam edecek.
Ayrıca çipli top teknolojisi ve gol çizgisi teknolojisi de yeni sezonda gelecek gibi duruyor. Bu sistemler için kulüpler de fedakarlığa hazır.





