Politik Güğüm

Politik Güğüm - 27 Ocak 2026

Trabzon'un ve Trabzonspor'un perde arkasında yaşananlarını sizler için derledik.

GÖZLER ÇEVRİLDİ…

AK Parti Trabzon İl Kadın Kolları tarafından geçtiğimiz haftalarda yoğun katılım ve dikkat çekici bir atmosferde gerçekleştirilen Danışma Meclisi, parti teşkilatında hareketli bir sürecin de kapısını araladı.

Bu toplantının ardından gözler, şimdi de il düzeyinde yapılacak Danışma Meclisi’ne çevrilmiş durumda.

Edinilen bilgilere göre, ilçe danışma meclislerinin tamamlanmasının ardından AK Parti Trabzon İl Danışma Meclisi düzenlenecek.

Edinilen bilgilere göre toplantıya bakan düzeyinde bir katılımın da olması bekleniyor.

Bu durum, Trabzon teşkilatının taleplerinin ve saha değerlendirmelerinin doğrudan üst düzeyde aktarılması açısından kritik görülüyor. İl Danışma Meclisi, 31 Ocak Cumartesi günü saat 13.30’da gerçekleştirilecek.

Toplantının, hem teşkilat içi değerlendirmeler hem de önümüzdeki döneme dair siyasi yol haritası açısından belirleyici başlıklar içermesi bekleniyor.

KÜÇÜKALİ İLE SAHA HAMLESİ Mİ?

Sefa Küçükali...

Babası İsmail Hakkı Küçükali'nin 1989 yılından itibaren siyasette olması dolayısıyla siyasetin içinde büyüdü diyebiliriz.

Kendisi de siyaseti sevdi ve çeşitli görevlerde bulundu.

Ardından 2017 yılında AK Parti Gençlik Kolları başkanlığını üstlendi.

2018 ve 2021 yılında bu göreve tekrar seçildi...

Bu görevleri boyunca AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Trabzon'daki programlarında gençleri çok başarılı şekilde yönetti.

Hatta Ankara'da gerçekleşen programlara da gençlerle yön verdi.

Türkiye'de en başarılı gençlik kolları yönetimi de seçildi...

Küçükali bu görevleri boyunca sadece Trabzon'da değil, Türkiye'nin dört bir yanından dostu oldu.

O dostları da şu anda çok önemli görevleri üstleniyor.

Kendisi de Trabzon'da yolunu çizdi.

2024 yerel seçimlerinin ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in danışmanı olarak görevlendirildi.

Bu görevinin ardından da boşalan özel kalem görevine getirildi.

Yaklaşık 2 yıldır özel kalem müdürü olarak görev yapan Sefa Küçükali'nin önümüzdeki günlerde Başkan Danışmanı olarak atanacağı konuşuluyor...

Küçükali yeni görevi ile sahada daha fazla görev alacağı, ilçelerdeki bağlantılarını ve Ankara'daki temaslarını daha da genişleteceğini, STK temaslarını artıracağını ve büyükşehir belediyesinin bu anlamdaki hizmetlerine destek vereceği konuşulmaktadır.

Önümüzdeki süreçte büyükşehir belediyesinde bu adımlar atılacağına kesin gözüyle bakılıyor...

BELEDİYECİLİK BAZEN BİRLİKTE PAYLAŞMAKTIR...

Yomra Belediyesi tarafından geçtiğimiz hafta başlatılan ‘Kıyafet yardım’ kampanyasına vatandaşlar büyük ilgi gösterdi…

Aslında bu yardım bize ‘Deprem günlerinde’ ortaya koyulan o dayanışmayı hatırlattı.

Hatırlarsanız ‘Kahramanmaraş Depremleri’ sonrasında belediyeler yardım kampanyası başlatmış, çok sayıda vatandaş ellerinden geldiği kadarıyla deprem bölgesine ulaştırılmak üzere bir dizi kıyafet ve gıda yardımı için sıraya girmişti…

İşte Yomra Belediyesi de ilçede ihtiyaç sahibi aileler için bu dayanışma örneğinin bir benzerini geçtiğimiz hafta başlattı.

Başlatılan kampanyaya ilgi yoğun oldu.

Ve sonunda ihtiyaç sahibi ailelerin kıyafetleri alacağı o gün geldi…

Yomra Belediyesi yaptığı duyuruda, “Vatandaşlarımızdan gelen kıyafetler titizlikle temizlenmiş ve özenle tasnif edilmiştir. 27 Ocak Salı (bugün) günü 09:00 ila 18:00 arasında Yomra Kültür Merkezi’nden tüm ihtiyaç sahibi hemşehrilerimiz belirlenen sayı dahilinde ücretsiz olarak temin edebilecektir” denildi.

Aslında baktığımızda bu kıyafetler, sadece bir yardım faaliyeti değil; aynı zamanda insanı merkeze alan bir yönetim anlayışının ürünü. Belirlenen sayı dahilinde, kimseyi rencide etmeden, kimseyi zor durumda bırakmadan ürünler dağıtılacak…

Mustafa Bıyık’ın bu tarz çalışmaları, Yomra’da dayanışma kültürünün neden güçlü olduğunu da gösteriyor.

Belediyecilik bazen asfalt, bazen kaldırım, bazen de tam olarak budur: Birlikte paylaşmak.
Kısacası; bu kampanya, Yomra Belediyesi’nin sosyal sorumluluğu bir vitrin işi olarak değil, samimi bir görev olarak gördüğünü bir kez daha ortaya koydu.

Emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekiyor…

BAŞKAN KAYA, YENİDEN SAHADA…

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, kısa bir aranın ardından bugün itibarıyla yeniden makamına dönüyor.

Bilindiği gibi Başkan Kaya, geçtiğimiz hafta sonuna doğru Ankara’ya gitmiş ve yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle küçük bir operasyon geçirmişti.

Operasyonun ardından Ankara’daki evinde ailesiyle birlikte bir süre dinlenen Başkan Kaya’nın tedavisinin başarılı geçtiği öğrenildi.

Dün akşam saatlerinde yeniden Trabzon’a dönen Kaya, bugün itibarıyla Ortahisar Belediyesi’nde mesaisine kaldığı yerden başladı.

Ancak şu ayrıntıyı da özellikle not düşmek gerekiyor…

Başkan Kaya, Ankara’da bulunduğu süreçte de belediye işlerinden hiç kopmadı.

Telefon trafiği hiç durmadı, Trabzon’la sürekli irtibat hâlinde oldu.

Yani fiziken makamda olmasa da zihnen ve fiilen sürecin içindeydi.

Zaten operasyonun özellikle hafta sonuna denk getirilmesi de bu hassasiyetin bir göstergesi.

Belediye işlerinin aksamaması için süreci en az etkileyecek şekilde planladığı anlaşılıyor.

Kısacası; kısa bir sağlık molasının ardından Başkan Kaya bugün yeniden sahada.

Ortahisar’da gündem kaldığı yerden devam edecek gibi görünüyor…

TRABZONSPOR ADIM ADIM AVRUPA’YA!

Trabzonspor bu hafta sadece futbol konuşmamalı.

Kadın futbol takımı 10’da 10 yapmış, basketbol takımı 8’de 8 gidiyor.

Bu bir tesadüf değil, bu bir vizyon.

Trabzonspor bir takım olmaktan çıktı ve kulüp olma yolunda ilerliyor.

Bir yanda, önüne geleni ezip geçen kadın futbol takımı, başında Bahar Özgüvenç ile; diğer yanda ise basketbol takımı, geçen sene şampiyon olarak iki yıl aradan sonra şampiyon olarak lige çıktı.

Cömert Küce ve Selçuk Ernak fırtınası.

Bu sene de Galatasaray ve Fenerbahçe’yi devirmiş şekilde ilerliyor.

Ligde Anadolu Efes’i altına almış durumda.

Aslında, futbolun yanında hentbol, voleybol da zamanla gelmeli.

Her hafta farklı bir branşta tribünleri dolduran, şehre yabancı takımları getiren, otelleri, restoranları, esnafı hareketlendiren bir Trabzon hayali bu.

Her hafta bir Avrupa havası, her hafta başka bir şehirden gelen misafirler. Sporun sadece saha içi değil, şehir ekonomisi ve marka değeri olduğunu anlatan bir model.

Trabzonspor bunu yapabilecek güçte. Yapıyor da.

Mesele kupa değil sadece; mesele kulüp olmak, şehir olmak.

TRABZONSPOR TRİBÜNLERİ NE SÖYLÜYOR?

Trabzonspor tribünleri son üç sezonda dalgalı ama öğretici bir grafik çiziyor.

Sayılar sadece doluluk oranını değil, taraftarın ruh hâlini, takımla kurduğu bağı ve kırılma anlarını da açık ediyor.

2023–2024 sezonu, tribün açısından açıkça zayıf bir yıl oldu.

19 iç saha maçında toplam 292.484 seyirciye oynandı.

Maç başına ortalama 15.394 seyirci ve %37,6 doluluk oranı…

Beşiktaş ve Galatasaray maçları dışında tribünler büyük ölçüde boş kaldı.

Sivasspor, Gaziantep FK ve İstanbulspor gibi maçlarda üç haneli seyirci sayıları, bu kulübün DNA’sına hiç yakışmadı.

Bu sezon, “taraftar maç seçiyor mu?” sorusunun en net sorulduğu dönemdi.

2024–2025 sezonu ise kısmi bir toparlanmayı işaret etti.

16 maçta toplam 293.604 seyirci, ortalama 18.350, doluluk oranı %44,8.

Derbi ve büyük maçlarda tribün yine doldu, Anadolu maçlarında ise hâlâ ciddi boşluklar vardı.

Bu sezonun mesajı şuydu: Taraftar geri dönmeye niyetli ama ikna olmaya ihtiyacı var.

Ve gelelim 2025–2026 sezonuna… Asıl kırılma burada yaşandı.

10 maçta toplam 278.411 seyirci, Maç başına 27.841 ortalama, tribün doluluk oranı %67,9.

Bu artık bir “artış” değil, net bir geri dönüş.

Eyüpspor, Alanyaspor, Samsunspor gibi maçlarda 30 bin bandının aşılması, Beşiktaş maçında 38 binin üzerine çıkılması tesadüf değil.

Tribün, sahadaki oyuna ve mücadeleye yeniden inanmaya başladı. Ama yine ara ara boşluklar da can sıkmıyor değil.

Trabzonspor taraftarı sonucu değil, hikâyeyi satın alır.

2023–2024’te hikâye yoktu.

2024–2025’te yarım kaldı.

2025–2026’da ise sahada bir düzen, bir karakter, bir inat ortaya çıktı.

Ancak burada kritik bir uyarı var:Bu tabloyu sadece “takım iyi gidiyor” diye okumak büyük hata olur.

Tribün doluluğu hâlâ büyük maçlara fazla bağımlı. Asıl sınav, orta sıra ve hafta içi maçlarıdır. Gerçek kenetlenme orada başlar.

Kulüp, bu sezon oluşan ivmeyi sürdürülebilir hâle getirmeli.

Bilet fiyat politikası, ulaşım organizasyonu ve taraftarla iletişim tek merkezden, şeffaf yürütülmeli.

TS Club, kombine, ilçe organizasyonları bir bütün olarak ele alınmalı.

Taraftara da bir söz düşüyor. “Büyük maç taraftarlığı” bu kulübün kültürü değildir.

Trabzonspor’u büyüten şey, Kasımpaşa maçında da, Gaziantep FK maçında da aynı coşkuyu gösterebilmesidir.

Tribün yeniden ayağa kalkıyor. Ama bu yürüyüş yarım kalırsa, sorumlusu sadece saha içi olmaz.

Bu şehir ya topyekûn gider…

Ya da yine bir sezon sonra “nerede bu taraftar?” sorusunu sorar.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }