HÜRMÜZ-TRABZON VE BAKAN BAYRAKTAR

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, görev süresi boyunca yürüttüğü çalışmalar ve kurduğu diyaloglarla dikkat çeken isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Trabzonlu kimliğiyle de bilinen Bayraktar, hem bakanlık yönetiminde sergilediği istikrarlı yaklaşım hem de şehirlerle kurduğu yakın temasla takdir topluyor.
Bakan Bayraktar’ın özellikle yerel yönetimlerle kurduğu güçlü iletişim, sahadaki taleplerin doğrudan değerlendirilmesine imkân sağlıyor. Başta Trabzon Büyükşehir Belediyesi olmak üzere Trabzon’daki ilçe belediyelerinin enerji alanındaki taleplerine duyarlılıkla yaklaşması, bölgedeki birçok çalışmanın hız kazanmasına katkı sağladı.

Trabzon’dan gelen davetlere ve taleplere karşı gösterdiği hassasiyet de şehirde sıkça dile getirilen konular arasında yer alıyor. Gençlere verdiği önem, yerel aktörlerle kurduğu iletişim ve şehrin ihtiyaçlarını yakından takip etmesi, Bayraktar’ın memleketiyle bağını güçlü tutan bir yönetim anlayışına sahip olduğunu gösteriyor. Bir süre önce Ankara’da düzenlenen Trabzon günlerine katılacağını ifade eden Bayraktar’ın programı, son anda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilen önemli bir görev nedeniyle değişmişti. Buna rağmen şehirle temasını sürdürmeye devam edeceğini ifade etmişti.

Trabzon’un geleceği açısından önemli bir adım da gündemde. Bölgesel gelişmeler bağlamında enerji ve ticaret hatları da yeniden konuşuluyor. Özellikle İran merkezli gelişmeler ve Hürmüz Boğazı çevresindeki krizlerin ardından alternatif ticaret ve enerji koridorlarının konuşulduğu bir dönemde, Türkiye’nin doğu sınır kapıları ve Karadeniz limanları daha fazla önem kazanıyor.

Bu çerçevede Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden oluşabilecek ticaret akışının Karadeniz’e ve özellikle Trabzon limanına yönlendirilmesi ihtimali de değerlendirmeler arasında yer alıyor. Bu konu geçtiğimiz günlerde TTSO Başkan vekili Ali Haydar Baş tarafından da gündeme getirilmişti. Tarihi İpek Yolu üzerinde önemli bir durak olan Trabzon’un bu süreçte yeniden stratejik bir merkez haline gelmesi ihtimali konuşulurken, şehrin bürokrasideki güçlü isimlerinin bu süreçte önemli roller üstlenebileceği değerlendiriliyor.

Enerji alanındaki deneyimi ve uluslararası temaslarıyla Bayraktar’ın da bu süreçte katkı sağlayabilecek önemli isimlerden biri olduğu ifade ediliyor. Trabzon’un ekonomik ve lojistik potansiyelinin güçlendirilmesi açısından bu tür fırsatların iyi değerlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, şehrin milletvekilleri, yerel yöneticileri ve kanaat önderlerinin de ortak bir vizyonla hareket etmesinin önemine dikkat çekiliyor. Şehrin evlatlarının sorumluluk üstlenmesi ve Trabzon’un stratejik konumunun yeniden güç kazanması yönündeki beklenti ise kamuoyunda güçlü şekilde dile getirilmeye devam ediyor.

TRABZON İÇİN 10 ADAY

Geçtiğimiz gün eylül ayında gerçekleştirilecek olan Trabzon Üniversitesi rektörlük seçimi ile ilgili 9 ismin şu anda aday olarak çalışmalarını sürdürdüğünü belirtmiştik. Hatırlatmak gerekirse;

Prof. Dr. Hasan Karal – Trabzon Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi / Kent Konseyi Başkanı
Prof. Dr. Hasan Rıza Aydın – Kaşüstü Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi
Prof. Dr. Nihat Yılmaz – Trabzon Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Hakan Şevki Ayvacı – Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi
Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu – Hacı Bayram Veli Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu
Prof. Dr. Hikmet Yazıcı – Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Sefer Usta – Ahi Evren Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı
Prof. Dr. İsmail Demircioğlu – Trabzon Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Fatih Bektaş-Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi…

Aldığımız duyumlara göre bir isim daha ciddi olarak Trabzon Üniversitesi Rektörlüğü için çalışmalarına başlamış, daha önce Trabzon sağlık il müdürlüğü için ismi konuşulan Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ameliyathaneler İdari Sorumlusu, Fakülte Yönetim Kurulu Ve Bilimsel Araştırmalar Etik Kurulu üyesi Prof. Dr. Ahmet Şen...

KTÜ mezunu Şen’in Trabzon sağlık il müdürü olabilmesi için Trabzon siyaseti desteğini vermişti fakat olamamıştı. Bakalım Trabzon Üniversitesi için tercih edilen isim olacak mı?

BİZİM HABERİMİZ YOKTU…

Trabzon’da, “Taşacak Bu Deniz” dizisinin son bölümünde yaşanan sessiz revizyon gündem oldu. Her cuma akşamı olduğu gibi 24 Nisan’da da ekranlara gelen yapım, bu kez içeriğinden çok “eksiltilen sahneleriyle” konuşuldu. Dizinin yeni bölüm fragmanında yer verilen bazı sahnelerin yayında bulunmaması, izleyicinin gözünden kaçmadı. Özellikle dikkat çeken ise çatışma sahnelerinin kesildiğinin anlaşılması, sosyal medyada kısa sürede gündem yarattı.

İzleyici, “fragman başka, yayınlanan bölüm başka” diyerek duruma tepki gösterdi. Bu ani değişikliğin arkasında, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından artan toplumsal hassasiyet bulunuyor. Son dönemde şiddet içeriklerine yönelik denetimlerin sıkılaşmasıyla birlikte, dizilerdeki benzer sahnelerin tek tek gözden geçirildiği biliniyor. “Taşacak Bu Deniz” de bu dalgadan nasibini alan yapımlardan biri oldu.

Ancak asıl kafa karıştıran gelişme, dizinin senarist cephesinden geldi. Yayın sonrası yapılan sosyal medya paylaşımlarında kullanılan “makas” emojileri ve üstü kapalı ifadeler, “Bu kesintiden bizim haberimiz yoktu” yorumlarını beraberinde getirdi.

KADINIYLA DA GÜÇLÜ ŞEHİR…

Trabzon, yalnızca sporuyla ve siyasetiyle değil, yetiştirdiği güçlü kadın figürleriyle de gücünden söz ettirmeye devam ediyor. Karar mekanizmalarında yer alan kadın yöneticileri, akademisyenleri ve diplomasi alanındaki temsil gücüyle dikkat çekiyor.

Bu vizyonun en somut yansımalarından biri de Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde düzenlenecek olan “Diplomaside Kadınlar Zirvesi”. 27-28 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek zirve, kadınların diplomasi ve karar alma süreçlerindeki rolünü ziyaretçileriyle paylaşmayı hedefliyor.

Alanında önemli isimlerin konuşmacı olarak yer alacağı etkinlikte; akademiden siyasete, medyadan uluslararası ilişkilere kadar geniş bir perspektifte kadın temsili ele alınacak. Doç. Dr. Pınar Aydoğan, Ayşe Sula Köseoğlu, Sibel Suiçmez, gazeteci Meryem Akgün Demirel ve KKTC Trabzon Başkonsolosu Fatma Demirel gibi isimler, deneyimlerini paylaşarak yeni nesillere ilham verecek.

VE FIRSAT AYAĞA GELDİ

Trabzonspor adına sezonun en kritik maçı kapıya dayandı. Savunma hattı adeta alarm veriyor. Savic ve Batagov sakat, zaman zaman stoperde görev alan Okay yok, genç stoper Taha Emre de sakatlar kervanına katıldı. Ligin son virajına girilirken savunma hattı ciddi şekilde dağılmış durumda.

Buna karşın orta saha ve hücum hattında önemli bir problem görünmüyor. Teknik ekibin savunmada Lövik’e şans vermesi ya da Ozan’ı o bölgede değerlendirmesi bekleniyor. Bu maçın önemi ise çok büyük. Trabzonspor sahadan galibiyetle ayrılırsa lig ikinciliğine yükselecek ve son 3 haftaya girilirken Fenerbahçe’nin önüne geçecek. Bu sadece sıralama açısından değil, mental olarak da takımı zirveye taşıyacak bir gelişme olacak.

Böyle bir senaryoda Trabzonspor, şampiyonluk sezonunun ardından 4 yıl sonra yeniden Şampiyonlar Ligi arenasına adım atma fırsatı yakalayacak. Önünde 2 ön eleme olacak, sezonu erken açacak ama bu engeller aşılırsa kulüp tarihinin en büyük gelirlerinden biri kasaya girecek.

Elbette şampiyonluk ihtimali hâlâ matematiksel olarak var ancak gerçekçi hedef ikincilik. Bu sezonun hikâyesinde ulaşılabilecek en güçlü ve mantıklı sonuç bu.

Zaman zaman şampiyonluk hayalleri kurulsa da yaşanan duygular zaten fazlasıyla özeldi. Şimdi o hikâyeyi taçlandırmak, yeniden büyük sahneye adım atmak Trabzonsporlu oyuncuların ayaklarında.

SEÇİM VE ŞAMPİYONLUK HAFTASI

Trabzon 1. Amatör Küme Play-Off grubunda şampiyonluk mücadelesi alev aldı.

Geçtiğimiz hafta Süper Lig’i kıskandıran tribünler önünde Faroz Yalıspor ile Araklı 1961 berabere kalmış ve zirve yarışı yeniden şekillenmişti. Bu anlamda amatörde seyirci rekorunu da kırdı. İki şampiyonluk adayının beraberliğinden doğan fırsatı değerlendiren Sürmenespor, Beşikdüzüspor’u 1-0 mağlup ederek averaj ile liderlik koltuğuna oturdu. Şimdi gözler bu hafta içerisinde oynanacak olan ligin son maçlarına çevrildi.

Sürmenespor, Ahmet Suat Özyazıcı Stadyumu’nda karşılaşacağı Yomraspor’u mağlup etmesi durumunda şampiyonluğunu ilan edecek ve Bölgesel Amatör Lig’e yükselecek. Faroz Yalıspor ile Çaykaraspor, Araklı 1961 ile ise Beşikdüzüspor kozlarını paylaşacak. 3 karşılaşmanın da 29 Nisan Çarşamba saat 13.00’te başlayacağını ifade ederek ASKF Başkanı Zeki Kurt’un daha önce söz verdiği gibi Faroz Yalıspor ile Çaykaraspor karşılaşmasını tribünden takip edeceğini öğrendik.

Belirtmeden geçmeyelim ki hangi takım şampiyon olursa olsun kupa yeni sezon öncesi takdim edilecek. Sezon değerlendirmesini almak için iletişime geçtiğimiz Başkan Kurt gelecek sezon için kuralların TFF nezdinde de daha katı olacağını ve tüm takımlara bu durumun deklare edildiğini belirtti.

Neler değişeceğini sıralayacak olursak:

1. Her takımın bir antrenman sahası olacak.
2. Her takımın müsabakalarını oynayabileceği sahası olacak.
3. Her takımın UEFA C antrenör zorunluluğu bulunacak.

Bu noktada ilçelerde saha sorunu yaşanmazken merkezdeki saha sorunları için ASKF bir sahayı 10 takıma entegre ederek çözümcü bir yaklaşım sergiliyor.

Başkan Kurt şunu belirtti ki Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’ten Beşirli’de bulunan sahanın nizami ölçülerde yapılması, Avni Aker Millet Bahçesi alanında eski günlerdeki gibi Yavuz Selim Sahası’nın yapılması ve mevcut idmanların yapıldığı sahanın arkasında yer alan helikopter pistinin kaldırılması ile oradaki sahanın nizami ölçülere getirilmesi yönünde alınan sözler var.

Fakat tüm bilgiler bir kenara dursun ki ASKF’de 1 Mayıs Cuma günü saat 11.00’de Kadir Özcan Tesisleri’nde başkanlık seçimi var.

Şu an için mevcut Başkan Zeki Kurt tek aday ama unutmayalım ki burası Trabzon. Bu şehirde her gün için, ‘Gün doğmadan neler doğar’ deyimini söylemek isabetli olur. Edindiğimiz bilgilere göre 378 oy kişinin oy kullanma hakkı var…