İLERLEYEN SAATLERE KADAR KALDI…
Uzungöl’deki ilk Kış Festivali, soğuk havaya rağmen büyük ilgi gördü. Ziyaretçiler, yöresel ve ulusal sanatçılarla horon oynayıp, doyasıya eğlendi. Festivalin aslında açılışı dün dü diyebiliriz.
Çünkü ilk gün gelen yoğunluğu dikkate aldığımızda dün neredeyse iki katı bir yoğunluk vardı. TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, alanda yapılan çalışmaları da yerinde izledi, vatandaşlara da hitap etti.
Hatta Adil Karaismailoğlu, günün ilerleyen saatlerine kadar havanın eksili derecelere düşmesine da aldırış etmeden alanda kaldı. Şöyle ki Karaismailoğlu’nun alanda olduğunu öğrenen sunucu da konser arasında vatandaşla hitap etmesini istedi. Fakat Karaismailoğlu bu isteği kibarca geri çevirdi. Fakat gelen ısrarlı talepler üzerine bu kez, biraz da mecburiyetten de olsa kısa bir konuşma yaptı. Trabzon’un yeni Valisi Tahir Şahin ise ilde ilk defa böyle bir organizasyona katıldı.
Aslında Vali Şahin’in ikinci kez Uzungöl’e bu gelişi oldu.
Vali Şahin, daha önce 2010 - 12 yılları arasında Posof Kaymakamlığı yaptığı dönemde Uzungöl’ü ziyarete gelmiş. Yani aradan 14 - 16 yılın ardından Vali Şahin, ikinci kez Uzungöl’e gelmiş oldu.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de alanda müjdeyi verdi.
Uzungöl Kış Festivali’nin aslında sürekli olacağını ve seneye de yapılacağını ifade etti. İlk organizasyonda çıta böyle yükseldiyse, ikinci nasıl olacak o da şimdiden merak konusu oldu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da aslında festivale katılacaktı. Ancak yoğun programı dolayasıyla katılamadığının ifade edildiğini de belirtelim..
AĞABEYLİĞİNİ YAPTI….
Uzungöl 1. Kış Festivali’nin ikinci günü büyük bir coşkuyla tamamlandı. TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve eşi Arzu Genç, AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Ayfer Cihan, Ortahisar İlçe Başkanı Seyit Hisoğlu ve eşi gün sonuna kadar burada festivalin tadını çıkardı. Başkan Genç’in esprili diyalogları ve eşi Arzu Genç’in zaman zaman horon oynadığı anlar dikkat çekti diyebiliriz.
Ancak en dikkat çeken anlardan birisi günün sahneye çıkan son ismi Ekin Uzunlar’ın sahnesinde oldu. Uzunlar sahneye biraz geç çıkınca Büyükşehir’in ulaşım için ayarladığı otobüs saatleri için çok da bir vakit kalmamıştı. Burada Ekin Uzunlar da direk kime gideceğini biliyordu.
Karaismailoğlu’nun yanına giderek normalde 22:30’da kalkacak araçlar için 23:30’a kadar izin aldı. Karaismailoğlu’nun abiliği kalabalık tarafından büyük alkış aldı… Büyükşehir Belediyesi festival alanına 60 otobüs kaldırdı. Uzungöl Kış Festivali’nin ilki gerçekten ses getirdi diyebiliriz. Çıta o kadar yukarıya çıktı ki herkes seneye nasıl bir organizasyon olacağını konuşur durumda…
Uzungöl’ü yakından takip eden bir isim de var. O da ev sahibi olan Çaykara Belediye Başkanı Hanefi Tok… Başkan Tok, Uzungöl’ü adım adım dolaşarak buradaki eksikleri sadece hafızasına not etmekle kalmıyor telefonuyla da bunların fotoğrafını çekiyor. Fotoğrafını çektiği bir nokta da ahşaptan yapılmış olan Uzungöl yazısı oldu. Ahşap olduğu için su alan ve bu sebeple de şişen yazının düzenlenmesi gereken kısımları not eden Başkan Tok, Çaykara Kaymakamıyla da bu anları paylaştı. Başkanın bu yerinde anında çözüm odaklı çalışması da çevredeki vatandaşlar tarafından da takdirle karşılandı. Tabi bu akşam tamamlanacak olan festivalin ardından Uzungöl’de geniş kapsamlı bir temizlik ve tadilat süreci yaşanacak.
EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNDE VEFA VAR MI?
Genelde kamu kurumlarında yeni göreve gelen amirler eski amirlerin izlerini silemeye çalışır. Ama Trabzon Emniyet Müdürlüğünde bunun böyle olmadığının göstergesi biz de vefa ver demenin göstergesi var. Bu nedir derseniz anlatalım...
Trabzon’da Emniyet Müdürü olarak görev yapmış olan Orhan Çevik’i şehrimiz hatırlar… Gerçekten babacan ve herkes tarafından çok sevilen bir isimdi. 2017-2019 yılları arasında yaklaşık 2 yıl görev yaptı. Orhan Çevik’in ardından Metin Alper, Kenan Aydoğdu, Murat Esertürk Trabzon’da Emniyet Müdürü olarak görev yaptı. Şimdi de Ali Loğoğlu Emniyet Müdürü koltuğunda oturuyor. Ama Orhan Çevik’ten sonra bu saydığımız 4 emniyet müdürü de Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nün ana caddedeki tarafındaki bulunan duvarın üzerindeki Orhan Çevik’in çocuklarla çekilmiş olan fotoğrafını duvardan kaldırtmadı…
Bu durum gerçekten kamu kurumları arasında zor görünecek bir olaydır. Yeni gelen amir hemen eski emirin ilgili yerlerdeki fotoğraflarını kaldırır ve kendisini koyar… Yaklaşık 7 yıl önce şehirden gitmiş olan Orhan Çevik’in fotoğrafının kaldırılmamasının emniyet ekibinde vefa olduğunun göstergesidir…
SEÇİMLERDE SAKİNLİĞİN SIRRI
Trabzon Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nde (TESOB) seçim heyecanı devam ediyor. Birliğe bağlı 49 odadan 33’ünde seçim süreci tamamlanırken, kalan odalarda da seçimlerin mart ayının sonuna kadar bitirilmesi planlanıyor. TESOB Başkanı Metin Kara, yürütülen sürecin son derece demokratik bir ortamda ilerlediğini vurgulayarak, bugüne kadar hiçbir odada kavga, gerilim ya da küskünlük yaşanmadığını ifade etti. Seçimlerin birlik ve beraberlik içinde sürdüğünü belirten Kara, esnaf iradesinin sandığa sağduyulu bir şekilde yansıdığını söyledi.
Başkan Kara, odalarda yapılan seçimlerin TESOB’un kurumsal yapısına yakışır bir olgunlukla gerçekleştiğini dile getirerek, sürecin şeffaflık ve karşılıklı saygı çerçevesinde devam etmesinin kendileri açısından son derece önemli olduğunu kaydetti. Kara, mart ayı sonuna kadar tüm odalarda seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte yeni dönemin de netleşeceğini sözlerine ekledi.
TESOB’ta süren bu sakin ve demokratik seçim sürecinin, Trabzon esnafının örgütlü yapısına ve kurumsal kültürüne olumlu katkı sunduğu değerlendiriliyor.
TRABZON ONSUZ OLMAZ
Trabzon Limanı hakkında son günlerde bazı çevreler tarafından “taşınmalı”, “şehre yakışmıyor”, “şehrin içinde kaldı”, “Trabzon’un siluetini bozuyor” gibi değerlendirmeler yapılıyor. Özellikle kömür depolama alanı üzerinden limanın turizme zarar verdiği iddia ediliyor. Ancak meseleye biraz daha geniş bir pencereden bakmak gerekiyor.
Bugün Trabzon, Türkiye’nin ihracat sıralamalarında yer alıyorsa bunda Trabzon Limanı’nın payı büyüktür. Liman, yalnızca bir yükleme-boşaltma alanı değil; aynı zamanda bölgenin ticari damarlarından biridir. Liman sahası içindeki Toprak Mahsulleri Ofisi de Karadeniz ve hinterlandı için stratejik bir noktada durmaktadır.
Trabzon Limanı, geçmişte Albayrak ailesi tarafından devralınmış ve bugüne kadar istikrarlı bir şekilde işletilmiştir. Bundan sonra da bu anlayışla yoluna devam edeceği açıktır. Limanın pasifize edilmesi ya da tamamen devre dışı bırakılması gibi bir durum söz konusu değildir; olmamalıdır da. Trabzon, limanıyla birlikte değerlendirilmesi gereken bir şehirdir.
Kömür depolama konusunda yaşanan rahatsızlıklar ise işletmeci tarafından not edilmiş durumdadır. Kısa süre içerisinde bu başlığın şehir gündeminden düşeceği yönünde beklenti vardır. Ancak unutulmaması gereken asıl konu şudur: Trabzon Limanı bir konteyner limanı olmak zorundadır. Bu şehir, ticaretin beşiğidir. Trabzon, İpek Yolu’nun Karadeniz’e açılan başlangıç noktalarından biridir.
Albayrak ailesinin limanı işletmeye başlamasından bu yana burada önemli yatırımlar ve çalışmalar hayata geçirilmiştir. Limana bakış da bu bütünlük içinde olmalıdır. Elbette şehir merkezinde yer alması bazı kesimleri rahatsız edebilir. Fakat ticari faaliyetler sürerken, liman çevresinde halka açık alanlar oluşturmak mümkündür. Bu noktada belediyeye, imar planlarına ve valiliğe önemli görevler düşmektedir.
Albayrak ailesi, bugüne kadar Trabzon adına üzerine düşeni yapmış, bundan sonra da yapmaya devam edeceğini defalarca göstermiştir. “Gitsin de ne olursa olsun” anlayışı bu şehre geçmişte pahalı bedeller ödetmiştir. Ro-Ro gemilerinin, meyve ve sebze taşıyan hatların Samsun’a kaydırılması sonrasında yaşanan pişmanlık hâlâ hafızalardadır.
Aynı hatayı bir kez daha yapmamak gerekir. Trabzon Limanı, Trabzon’un gücüdür. Bu gücü zayıflatmak değil, geliştirmek ve şehirle uyumlu hale getirmek asıl hedef olmalıdır. Limana güvenmek, Trabzon’un geleceğine güvenmektir.
TRABZONSPOR’DAN 1995 KARARI
Trabzonspor son yıllarda net bir transfer politikası izliyor. Özellikle genç oyuncular üzerinden ilerleyen bu plan doğrultusunda bordo-mavili yönetim ciddi yatırımlar yaptı. Kadroya katılan isimlere bakıldığında, en yaşlı oyuncunun bile son iki sezon içinde 24 yaşında olduğu görülüyor. Bu isim de Ernest Muçi. Sahaya verdiği katkı ise zaten tartışmasız.
Genel tabloya baktığımızda Trabzonspor’un 19, 21, 22 ve 23 yaş bandındaki oyunculara sistemli bir şekilde yatırım yaptığı açıkça ortada. Ancak transfer döneminin ortalarına gelinirken bordo-mavililer bu politikayı daha da keskinleştiren yeni bir rota çizdi.
Scout ekibi başta olmak üzere teknik heyet ve Fatih Tekke’nin ortak kararıyla, 1995 doğumlu ve üzeri oyuncular tamamen gündem dışı bırakıldı. Bu karar, kulübün devre arası transfer planlamasında çok net bir çizgi çektiğini gösteriyor. Yani Trabzonspor, bu saatten sonra 30 yaş üstü futbolcu transferi yapmayacak.
Bu nedenle önümüzdeki süreçte 30 yaş ve üzeri herhangi bir isim Trabzonspor ile anılırsa, bunun ya yanlış bir bilgi ya da bilinçli bir yönlendirme olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bordo-mavililer artık günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir transfer aklıyla hareket ediyor.
Politika belli, rota net. Geri dönüş yok.
CAMİA NEFES ALDI
Trabzonspor’un Oulai için Türkiye defterini kapatması camiayı rahatlattı. Daha önce iki kez Eren ve Uğurcan satıldı ve bu durum doğal olarak ortamı germişti. Çünkü Oulai ciddi bir yetenek ve üst düzey bir potansiyele sahip. Haliyle bu süreç camiada inanılmaz bir gerginlik yarattı ve gayet de doğal.
Trabzonspor’un bir şampiyonluk yürüyüşü var. Bunu defalarca dile getirdik. Bordo-mavililer bu yolda yürümeye devam edecekse, kadrosunu korumak zorunda. Bunun için de takımın en önemli oyuncularını en azından sezon sonuna kadar, yaklaşık beş ay daha kadroda tutması gerekiyor.
Elbette para önemli. Ancak mevcut yönetim bugüne kadar elini taşın altına koymaktan çekinmedi ve bunu yapmaya devam etti. Başkan Doğan’ın da söylediği gibi, “Para lazımsa çıkarır, masaya koyarım.” Bu duruşun bir süre daha sürmesi gerekiyor. Çünkü verilen bu emeğin ve mücadelenin karşılığında sezon sonunda Trabzonspor’un elde edeceği başarı, kulüp adına son derece kritik.
Trabzonspor elindeki genç oyuncuları Avrupa’ya gönderdiği ölçüde saygın bir kulüp haline gelir. Şu anda evet, oyuncularını satabiliyor; ancak kimi Dubai’ye, kimi Arabistan’a konuşuluyor. Bunlar dünya futbol piyasasında prestij anlamında çok değerli noktalar değil.
Trabzonspor’un Avrupa’ya açılması ve bu misyonu sürdürmesi gerekiyor. Bu misyonun en güzel iki örneği de Oulai ve Batagov.