TTSO HAREKETLİLİĞİ VE KULİSLER
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri hiç olmadığı kadar erken konuşulmaya başlandı. Önceleri bu kadar erken bir yarışa girilmezdi ilk defa seçimlere 1,5 yıl kala Ticaret ve Sanayi Odası’nda bir sonraki seçimler konuşulmaya başlandı
Şu anda da yedi ay gibi bir süreç var Ekim veya Kasım ayında Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yapılacak.
Mevcut Başkan Erkut Çelebi ikinci dönemi için meclis başkanlığına Suat Hacısalihoğlu‘nu düşünüp hamlesini o yönde yapınca, Hacısalihoğlu ile görüşerek veya onunla konuşarak yada geçmişte yaşananlardan yola çıkarak onun Çelebi ile birleşmeyeceğini düşünüp yola çıkan isimler büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Çelebi’ye olan bazı tepkiler anında Hacisalihoğlu’na çevrildi. Şu anda yönetim kurulu Başkanlığı için “Adayım” diye açıklama yapan 3 kişi var. Mevcut Başkan Erkut Çelebi, Ahmet Kazaz ve Ayhan Sürmen…

Aday olması düşünülen Kadem Çakıroğlu, Hacısalihoğlu olayı sonrası şimdilik adaydık düşünmüyor. Rakiplerin meclis başkanlığı için kimi düşündüğü de merak edilmiyor değil. Hülya Ulusoy iki isme de yakın, Ekrem Çapkınoğlu veya Selçuk İskender isimleri de konuşuluyor. İki başkanlığa da (yönetim-meclis) adı geçen Dursun Ali Sakarya bu dönem adaylık düşünmediğini belirtmişti. Şu anki tabloya göre 2 adaylı bir seçim öngörüyoruz.
Erkut Çelebi tarafı her ne kadar rahat görünse de Hacısalihoğlu’nun derin ve stratejik hamleler yapabileceğini herkes biliyor. Biz bu kadarını söyleyelim...
CANBAKKAL ‘ADAY’ MI?
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası için gündemde olan bir isim daha var. O da Samet Canbakkal…
Peki Canbakkal aday mı? Bu konuda çeşitli spekülasyonlar var. Ama Samet Canbakkal’ın çok sıkı bir şekilde çalıştığını ve kendine yakın bir ekibin en az onun kadar geceli gündüzlü çalıştığını söyleyebiliriz. Şu anda mevcut yönetimde, muhtemelen seçim takvimi açıklanana kadar orada kalır. Adaylığını resmi olarak açıklamadı, kendisiyle konuştuk, gündeminde seçim ve adaylık olup olmadığını sorduk. Bizim gündemimiz belli; şehrimiz, iş dünyamız ve üyelerimiz diyerek şu ifadeleri kullandı; “Yönetim kurulu üyesi olarak sorumluluğumun bilinciyle görevimin başındayım. Bununla birlikte sahadayız; çalışıyor, dinliyor ve istişare ediyoruz.

‘Fikirden Projeye – Hayal Et, Gerçekleştir’ vizyonunu ortaya koyarak başlattığımız proje yarışmasını, ilk günkü titizlikle sürdürüyoruz. Tüm yönleriyle değerlendirdiğimiz projeler arasından, ticarileşme potansiyeli en yüksek olanı belirleme aşamasındayız. Trabzon’umuza, bölgemize ve ülkemize; istihdam ve kalkınma noktasında katkı sağlayacak çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Önümüzde bir seçim süreci var. Bu süreci; dinleyerek, istişare ederek ve hazırlıklarımızı tamamlayarak yürütüyoruz. Günü geldiğinde gereken değerlendirmeyi üyelerimizle birlikte yaparız” dedi. Şimdilik TTSO kulisleri bu şekilde.
DOLMUŞLAR GİTTİ, ONLAR GELDİ…
Trabzon’un en hareketli noktalarından biri olan Pazarkapı Mahallesi, artık eski günlerinden oldukça uzak…
Bir zamanlar adım atacak yer bulunamayan o iç yol, bugün neredeyse sessizliğe bürünmüş durumda.
Hatırlarsınız…
Batı ilçelerine ve merkeze giden dolmuşlar, TTSO’nun hemen yanındaki alanda konuşlanırdı. Vatandaş da mecburen Pazarkapı’nın iç yolunu kullanır, esnaf da bu hareketlilikten nasibini alırdı. Ancak dolmuşların Hanife Hatun Camii’nin batı kısmına taşınmasıyla birlikte tablo tamamen değişti. Bir anda o yoğunluk bitti, ayak kesildi, cadde eski kimliğini adeta kaybetti. Şimdi gözler bir yandan TOKİ’nin bölgede hayata geçirmesi beklenen kentsel dönüşüm projesinde. Ama dolmuşların gitmesiyle ortaya çıkan başka bir tablo daha var. Trabzon’da malum…

Park sorunu ciddi. Dolmuşların boşalttığı alan kısa sürede “ücretsiz otopark”a dönüştü. Resmi kurumların yoğun olduğu bölgede, vatandaş da fırsatı kaçırmadı ve araçlar bir bir o alana park edilmeye başlandı. Ancak bu “ücretsiz dönem” çok uzun sürmedi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi devreye girdi… Alana çizgiler çekildi, tarifeler asıldı. Ve o alan artık TRAPARK kontrolünde. Kısacası…
Pazarkapı’da sadece dolmuşlar gitmedi, düzen de tamamen değişti. Şimdi bölge yeni bir kimlik arayışında.
Tabi bu kimlik arayışı TOKİ’nin yapacağı yeni projeyle netleşecek. Çünkü biliyorsunuz o alanda bir çok tarihi bina var. Ve bu binalar da turizme kazandırılacaktır…
MEYDAN SIFIR TEL ÖRGÜLER…
Trabzon’un yıllardır beklediği projelerden biri olan Çömlekçi Kentsel Dönüşümde ilk etap tamamlandı, daireler satışa çıktı, anahtarlar teslim edildi. Ama işin görünen yüzü ile yaşanan gerçekler arasında ciddi bir fark var.
Kâğıt üzerinde her şey ideal. Meydan’a yürüme mesafesi, denize karşı konum, limana komşu bir lokasyon…
Ancak sahaya indiğinizde tablo biraz farklı. 1. etap bitmesine rağmen dairelerin önemli bir kısmında yaşam başlamış değil. Bölgeden geçenler rahatlıkla fark ediyor: Birçok dairede “kiralık” ilanları asılı. Sebep aslında çok net.

Dairelerin büyük bölümü yatırım amaçlı alındı. Yani alan çok, oturan az… Ama mesele sadece bu da değil. Bölgede yaşamayı tercih etmeyenlerin bir başka gerekçesi ise çevresel şartlar. Liman ve sahil yolundan gelen toz, doğrudan konutlara ulaşıyor. Ayrıca fiyatlar da öyle Trabzon’da herkesin karşılayabileceği oranda değil… Bir diğer konu ise mahremiyet. Özellikle üst kotta yer alan daireler, yol seviyesinin altında kalınca hem yayalar hem de araçlardan geçenler dairelerin içini rahatlıkla görebiliyor. İşte bu noktada dikkat çeken yeni bir uygulama devreye alındı. TOKİ projelerinde alışık olduğumuz bir görüntü Çömlekçi’de de ortaya çıktı. Bölgeye dikenli teller çekildi, görüşü kesmek için de suni çim çitlerle alan kapatıldı. Yani bir anlamda “manzara var ama perde de var…” Ortaya çıkan tablo şu:
Proje fiziksel olarak tamamlandı ama yaşam kültürü henüz oturmuş değil. Çömlekçi’de şimdi asıl soru şu…
Bu proje gerçekten bir yaşam alanına mı dönüşecek, yoksa yatırımcıların elinde bekleyen bir “vitrin proje” olarak mı kalacak? Muhtemelen 2. Etabın tamamlanmasıyla birlikte bölgede yaşamı da görmeye başlayacağız.. Mesele şu anda 2. Etabın bitmesinde…
TRABZONSPOR AVRUPA'YI DOLAŞACAK
Trabzonspor bu sezon sadece bir takım değil, adeta çok başlı bir hikâyeye dönüştü. Sahada bir değil, birden fazla cephede zirve kovalanıyor ve işin en dikkat çeken tarafı bunun tesadüf olmaması. Futbolda ilk 3 artık bir hedef değil, neredeyse bir beklenti haline geldi. Basketbolda ilk 5 için ortaya konan mücadele, kulübün bu branşta da ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Kadın futbolunda ise istikrar dikkat çekiyor; ilk 3 garanti gibi görünüyor.
Bir de altyapı var. U19 takımı her sezon olduğu gibi bu sezon da liderliğini sürdürüyor, yoluna dolu dizgin devam ediyor. Ortaya çıkan tablo oldukça net. Trabzonspor dört kulvarda da zirve yarışının içinde. Ve büyük ihtimalle sezon sonunda bordo-mavililer futbol, basketbol, kadın futbolu ve altyapı organizasyonlarıyla Avrupa sahnesinde yer alacak.

Bu sadece sportif bir başarı değil. Şehir için ekonomik hareketlilik, turizm ve canlılık demek. Aynı zamanda oyuncuların gelişimi ve kulübün marka değerinin artması anlamına geliyor. Kısacası Trabzonspor bu sezon sadece puan toplamıyor, şehri de beraberinde yukarı taşıyor. Belki de uzun zamandır ilk kez bu kadar net söylenebilir: Trabzonspor bu kez gerçekten Avrupa’yı dolaşacak.
BİLETLERDE SÜRPRİZ OLACAK MI?
Trabzon’da en önemli haftalardan birisine adım adım yaklaşılıyor. Haliyle de en çok merak edilen konu Galatasaray maçı. Galatasaray’ın Osimhen ve Sane gibi çok önemli eksikleri var. Trabzonspor’un da Oulai gibi ciddi eksiği var.. Bu şartlar altında Trabzonspor bir tık daha favori olarak görünse de taraftarın desteği belirleyici olacak. Trabzonspor daha önce bilet fiyatlarını 61 TL ve 161 TL olarak açıklamış ve bu fiyatların derbi maçları hariç olduğunun altını çizmişti.

Kulüp çok büyük ihtimalle Fenerbahçe mücadelesinde uygulanan bilet tarifesini devreye sokacak. Aslında bu hamle Trabzonspor’un belki de bu sezon en fazla gelir yapacağı maç olabilir.
Beşiktaş, Fenerbahçe maçlarında da tribünler tamamen dolmuş ancak Beşiktaş maçında Fenerbahçe’ye nazaran daha çok gelir elde edilmişti.





