HEYECANI KAYBETMEMELİYİZ
Öncelikle şu gerçeği kabul ederek başlamak daha doğru olacaktır; Trabzonspor’un kendi sahasında Gençlerbirliği’ne 0-3 kaybetmesi normal bir sonuç değil. Bunu kimse romantize etmesin. Ama içeride konuşulanlarla dışarıdaki algı arasında ciddi fark var.
Sezon başını hatırlayın. Ne oynadığı belli olmayan, fizik olarak düşmüş, özgüvenini kaybetmiş bir takım vardı. Şimdi ise kupa finaline çıkmış, ligi üçüncü bitirmiş ve tekrar “takım gibi takım” görüntüsü veren bir yapı var. Bu dönüşüm tesadüf değil.
Kulislerde anlatıldığı kadar kötü bir kadro da yok bu arada. Maliyet olarak rakiplerin gerisinde olabiliriz ama kalite olarak teknik heyetin kendi içinde yaptığı değerlendirmede takımın ligin en iyi üçüncü kadrosu seviyesinde olduğu düşünülüyor. Hatta bazı oyuncuların sezon başında düşünülen rolün çok üstüne çıktığı konuşuluyor. Beklenenden fazla verim alınan isimler oldu. Doğru dokunuşlarla takımın potansiyeli ortaya çıktı. Gelen teklifler, konuşulan rakamlar bunun net kanıtı.
Hocanın bazı açıklamaları tartışılıyor ama anlatmak istediği şey doğru. Ancak Fatih hoca yanlış dil kullanıyor…
Vermek istediği mesajı daha basit bir dille yerine getirebilirdi. Bir iletişim desteği mutlak suretle sağlanmalı.
Yani mesele “biz küçük takımız” mesajı değil. Tam tersine kulüp içinde Avrupa hedefiyle ilgili beklenti yüksek. Zaten 30+ milyon euro seviyesindeki bütçeyle Konferans Ligi’nde sıradan bir takım psikolojisine girmek istenmiyor.
Transfer tarafında da dışarıdan görüldüğü kadar dağınık bir görüntü yok. Kulüp şu an tamamen ekonomik denge üzerinden ilerliyor. Gidenler olacak, gelenler olacak ama öncelik yine maaş dengesi ve doğru profil.
Bu arada içeride en çok konuşulan konulardan biri de Batı tribünü. Çünkü kulüp tarafı gerçek gelirin oradan geldiğini düşünüyor. Şehirde maddi gücü olup kulübe doğrudan destek vermeyen ciddi bir kesim olduğu konuşuluyor. Özellikle VIP ve protokol düzeniyle ilgili sezon sonunda bazı yeni adımlar gelebilir.
Yönetim çok eleştiriliyor ama açık veren bir ekonomik yapıda takımı yarışın içinde tutmak kolay iş değil. Teknik ekip de dar rotasyona rağmen takımı final havasında tutmayı başardı.
Sezon boyunca camianın bir kısmı sürekli negatif enerji üretmeye çalıştı. Ama içeride takımın motivasyonu hâlâ yüksek. Oyuncular finali gerçekten çok istiyor.
Bu heyecanı kaybetmemek gerekiyor.
EYÜP SAKA KADER ANINDA!
U19 PAF Ligi 2025-2026 sezonu şampiyonu Trabzonspor. 6 senede 4 şampiyonluk, bir UCL finali… Bu artık tesadüf değil. Ortada net bir emek, düzen ve dominasyon var. Bu başarıda emeği olan herkesi gerçekten tebrik etmek gerekiyor.
Ama burada Trabzonspor’un da, Eyüp Saka’nın da önüne çok önemli bir karar geliyor.
Çünkü üç senedir şampiyon olan bir yapıdan bahsediyoruz ve ilginç olan şu; bu takımların öyle “tek başına maçı alan” özel jenerasyon oyuncuları da yok. Yani mesele sadece yetenek değil. Ortada ciddi bir takım organizasyonu, oyuncu geliştirme disiplini ve teknik akıl var. Bu yüzden Eyüp hocaya sadece “altyapı hocası” gözüyle bakmak çok doğru gelmiyor.
Belki de Trabzonspor’un artık pilot takım projesini gerçekten hayata geçirip Eyüp hocayı oraya göndermesi gerekiyor. Çünkü bazı hocalar sadece kupa kazanmaz, sistem kurar. Eyüp Saka’nın yaptığı iş biraz buna dönüştü. Tabii kararı yine kulüp ve Eyüp hoca verecektir.
Tabii madalyonun diğer tarafı da var. Altyapıda asıl mesele kupa değil, yukarı oyuncu çıkarmaktır. Şampiyonluk işin bonusudur. Eğer A takıma düzenli ve kayda değer oyuncu gönderemiyorsanız, başarı hikâyesinin bir kısmı eksik kalır. Bu eleştiri de haksız değil.
Ama şu kısmı da doğru okumak lazım:
Eyüp Saka, Türkiye’de yarım asırdan fazla süredir yaşayan “Trabzonspor gerçekliği”nin doğal ürünlerinden biri. Bu şehir yıllardır futbola kafa yoran, oyun konuşan, rekabetin içinde büyüyen insanlar çıkarıyor. Sosyolojik olarak bakınca böyle bir figürün ortaya çıkması şaşırtıcı değil. Tam tersine Trabzonspor kültürünün doğal sonucu.
O yüzden bu başarıyı küçümsemek yerine doğru yönetmek gerekiyor. Abartalım, sahip çıkalım ama zarar vermeden. Çünkü Türkiye’de sürdürülebilir başarı üreten insan sayısı çok fazla değil.
Ve Trabzonspor’un elinde şu an tam olarak öyle biri var.
YİNE AYDIN YİNE ÇÖZÜM
Trabzonspor’un gençleri son yıllarda hepimizin göz bebeği haline geldi. Aldıkları sonuçlarla, ortaya koydukları karakterle ve Trabzonspor ruhunu sahaya yansıtış biçimleriyle camiaya büyük gurur yaşatıyorlar.
U17 takımı Türkiye finallerinde mücadele edecek. U19 takımı ise play-off müsabakaları için Manisa yolculuğuna hazırlanıyor. Ancak organizasyon süreci, Trabzonspor’un A takım maç programı ve bayram yoğunluğu nedeniyle ciddi bir krize dönüşmek üzereydi. Özellikle uçak planlamasında yaşanan sorunlar iki takımın da seyahat sürecini zora soktu.
Tam bu noktada kulübün yıllardır perde arkasındaki emektar isimlerinden biri devreye girdi. Trabzonspor’da uzun süredir sessiz ama çok kritik görevler üstlenen Genel Müdür Yardımcısı Osman Aydın, ekstra sefer organizasyonu sağlayarak krizi çözdü. Yapılan planlamayla birlikte U17 ve U19 takımları tek uçakla İzmir’e hareket edecek.
Futbolda başarı sadece saha içinde kazanılmıyor. Bazen görünmeyen detaylar, perde arkasındaki insanlar ve doğru zamanda alınan sorumluluklar da bu hikâyenin önemli parçaları oluyor.
Şimdi sıra yine bu çocuklarda.
Trabzonspor altyapısı son yıllarda alıştığımız gibi yeniden bizleri gururlandırmaya hazırlanıyor.
GENÇ’TEN BARINMA TEMALI BM’DE GAZZE MESAJI
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Azerbaycan’ın Bakü şehrine gitti. Başkan Genç, dünyanın farklı bölgelerinden liderleri ve yerel yöneticileri bir araya getiren Birleşmiş Milletler UN Habitat tarafından gerçekleştirilen Dünya Şehircilik Forumu 13. oturumu (WUF 13) kapsamında “Dünya Yerel ve Bölgesel Yönetimler Meclisi”nde konuşma gerçekleştirdi.
Başkan Genç, Bakü’de bu yıl “Dünyanı barındırmak ve küresel konut sorunu” teması ile gerçekleştirilen Dünya Şehircilik Forumu’nda mazlumların sesi olmayı da unutmadı…
Başkan Genç, Dünya Şehircilik Forumu’nda mazlumların sesi oldu ve “Barınmayı konuşuyoruz ama Gazze’de en temel insan hakkı olan yaşama hakkı yerle yeksan olmuş durumda. Maalesef uluslararası sistemin de insanların hukukunu korumadığı bir sistemden geçiyoruz” ifadelerini kullandı.
BM’deki konuşması ile dikkat çeken Başkan Genç, program sonunda Filistinli temsilcilerle de uzun süre sohbet etti…
Ardından Başkan Genç, alanda TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu ile birlikte Birleşmiş Milletler (BM) Habitat Programı Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Dr. Erfan Ali’yle toplantı gerçekleştirdi.
Üçlü görüşmede şehircilik üzerine notlar alındı…
TRABZON’DA YOĞUN PROGRAM…
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, her ne kadar Türkiye’nin 81 iline yetişme gayretiyle gecesini gündüzüne katsa da şehrini de asla ihmal etmiyor. Bir ayağı her zaman Trabzon’da. Buraya gelemese bile şehrin yöneticileriyle sık sık iletişim kuruyor ve bilgi alıyor. 20 Mayıs’ta da Trabzon’da bir program için hazırlanıyor.
Bakan Uraloğlu’nun 20 Mayıs Çarşamba günü Trabzon’da gerçekleştireceği program netleşti. Programa bakınca oldukça yoğun bir Trabzon mesaisi dikkat çekiyor.
Bakan Uraloğlu’nun ilk durağı saat 10.00’da Akçaabat Erol Günaydın Kültür Merkezi’nde düzenlenecek kitap fuarı ziyareti olacak. Ardından saat 11.00’de Söğütlü’de Trabzon Üniversitesi Kuruluş Etkinlikleri Programı’na katılacak.
Günün en dikkat çeken başlıklarından biri ise saat 14.00’teki KTÜ Kuruluş Etkinlikleri ve Fahri Doktora Ünvanı Tevdi Töreni olacak.
Bakan Uraloğlu’na burada kendisinin de mezunu olduğu İnşaat Fakültesi tarafından Fahri Doktora Ünvanı verilecek.
Saat 15.30’da Yomra İlçe Danışma Meclisi Programı’na katılacak. Akşam bölümünde ise Akçaabat ağırlığı öne çıkıyor. Saat 17.00’de Akçaabat Belediyesi Kültür Merkezi Açılış Töreni, saat 18.00’de ise aynı merkezde açılış konseri programda yer alıyor.
Kısacası Bakan Uraloğlu’nun Trabzon programı; üniversite, yerel yönetim, teşkilat ve kültür başlıklarını aynı güne sığdıran yoğun bir tempo ile geçecek.
SAHA SESSİZ SESSİZ ISINIYOR…
Trabzon siyasetinde takvimde seçim yok, kongre yok ama sahada hareket var. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara-erken seçim çağrısı sonrası 4 Mayıs itibarıyla başlatılan saha çalışmaları, Trabzon’da da dikkat çekmeye başladı.
Milletvekilleri ve parti yöneticilerinin vatandaşla birebir temas kurması, özellikle siyasetin görece sakin olduğu bu dönemde meraklı gözlerle izleniyor. Vatandaş açısından bakınca tablo biraz farklı…
CHP’nin seçim hazırlığı kapsamında sahaya indiğini bilmeyenler, mahalle mahalle yapılan ziyaretleri “Erken hazırlık mı başladı?” sorusuyla takip ediyor.
Trabzon’da siyaset biraz da böyledir. Kim nerede göründü, kimin etrafında kalabalık oluştu, kim vatandaşla daha sıcak temas kurdu; hepsi not edilir. Bugün sessiz gibi görünen bu hareketlilik, yarının siyasi pozisyonlarını belirleyebilir.
Öte yandan AK Parti cephesinde de 20 Mayıs’ta Bakan Abdulkadir Uraloğlu’nun Trabzon programı, Kurban Bayramı’nda yoğun katılımlı bayramlaşma ve ardından tarihi henüz netleşmeyen il danışma meclisi toplantısı…
Yani şehirde siyaset durgun görünse de partiler boş durmuyor. Konuşulan şu: Trabzon’da saha yeniden ısınıyor. Hem CHP hem AK Parti, sessiz dönemi temasla doldurmanın hesabını yapıyor.
BOŞ KONUŞMUYOR
Özellikle son dönemlerde bizlerin de çok eleştirdiği bir konu var. Belediye meclis toplantılarında dinlemekten sıkıldığımız borç tartışmaları, İmamoğlu kavgaları, Trabzonspor tartışmaları ve benzeri; Trabzon’a hiçbir faydası olmayan konuların, şehrin en önemli meclislerinde günlerce tartışılması tüm şehir gibi bizleri de artık illallah ettirdi.
Bir ara gerçekten “Artık bu meclisleri takip etmesek mi?” diye konuşur olduk kendi aramızda.
Şehrin kalbi Ortahisar, şehrin beyni Büyükşehir. Bu iki önemli mecliste maalesef şehrin sorunları, önemli konuları ve maddeleri değil; sadece gündeme gelmek ve gündemde kalmak adına çıkarılan kavgaları ve tartışmaları dinliyoruz.
Ama dikkatimizi çeken bir meclis üyesi var: Dr. Mustafa Çankaya. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Trabzon Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi. Gözlemlediğimiz kadarıyla bugüne kadar hep ya ilçesi (Akçaabat) ya da şehrin bir sorunu ile ilgili söz almış, konuşma yapmış ve neticesini alana kadar kararlılığını sürdürmüş.
Hem meclisi boşuna meşgul etmemiş hem de ilçesine ve şehrine faydalı olmuş. Particilik yapmamış, siyasetten uzak durmuş, polemiğe girmemiş.
Meclisin sıkı takipçisi olarak Çankaya’ya hem bizleri hem de şehri boşuna meşgul etmediği için teşekkür ederiz.