DTM’YE ARAP YATIRIMCI SÜRPRİZİ…
Trabzon’da yıllardır çözülemeyen ve adeta kronik bir soruna dönüşen Dünya Ticaret Merkezi Trabzon projesi, hâlâ belirsizlikler içinde yol arıyor.
Kaşüstü’nde yükselmesi planlanan otel, rezidans, fuar ve kongre merkezi; aradan geçen zamana rağmen tamamlanamayan, sürekli yön değiştiren bir yatırım hikâyesine dönüşmüş durumda.
Sürecin en kritik kırılma noktası, projeyi üstlenen Arap yatırımcıyla yaşanan hukuki süreçti.
Mahkemenin kazanılmasıyla birlikte alan yeniden kontrol altına alındı ancak bu kez de “nasıl tamamlanacak?” sorusu gündemin merkezine oturdu.
Aradan geçen sürede alanın satışa çıkarılmasına rağmen ciddi bir alıcı bulunamaması, projenin cazibesine dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
Tam da bu noktada DTM yönetimi yeni bir strateji devreye aldı: Projeyi parçalayarak ilerlemek.
Buna göre fuar ve kongre merkezi kısmı ayrıldı ve bu bölümün doğrudan DTM tarafından yapılması planlandı.
Geri kalan alan için ise iki senaryo öne çıkıyor.
İlkinde, otel ve rezidans kısmı bir yatırımcıya devredilecek; buradan elde edilecek kaynakla fuar ve kongre merkezi tamamlanacak.
İkinci senaryoda ise yatırımcı bulunamazsa, DTM hissedarları devreye girerek sermaye artırımı yoluyla yalnızca fuar ve kongre merkezinin inşasını üstlenecek.
Ancak işin belki de en dikkat çeken tarafı, Trabzon iş dünyasının bu sürece mesafeli durması. Oysa şehirdeki iş insanlarının bir konsorsiyum oluşturarak projeyi sahiplenmesi, hem ekonomik hem de psikolojik açıdan güçlü bir mesaj verebilirdi.
Buna rağmen böyle bir girişimin şu ana kadar ortaya çıkmaması, dikkat çekiyor.
Bu arada Arap yatırım ile bakarsanız yeniden anlaşma da sağlanabilir.
Çünkü İran - İsrail + ABD savaşından sonra Dubai gibi Arap kentleri ciddi risk alanı oldu.
Bu nedenle de bölgede güvenli liman Türkiye olarak görünüyor.
Arap yatırımcı da Türkiye’deki yatırımlarına yeniden bir göz gezdirmeye başladı.
Bu süreçte DTM ile anlaşıp belki araziyi satın alabilir…
İHALE TARİHİ BELLİ OLDU!
Trabzon’da Akçaabat için uzun süredir konuşulan “yeni otogar” meselesi artık Trabzon’un en sıcak başlıklarından biri haline geldi.
Başkan Ahmet Metin Genç, 22 Mart’ta Akçaabat ziyaretinde yaptığı açıklamada “Nisan ayında ihaleye çıkıyoruz” diyerek aslında takvimin çoktan belirlendiğinin sinyalini vermişti. O gün bu sözler, “acaba yetişir mi?” sorusunu beraberinde getirmişti.
Ancak görünen o ki belediye, hazırlıklarını o tarihten çok önce tamamlamış. Özellikle mevcut otogarın yetersizliği, şehir giriş-çıkışlarındaki yoğunluk ve yaz sezonunda artan yolcu trafiği, bu projeyi “ertelenemez” hale getirdi.
Bu nedenle süreç, klasik belediye projelerine göre daha hızlı ilerledi. Ve beklenen tarih netleşti: 6 Mayıs.
Trabzon’un ulaşım vizyonunda yeni bir sayfa açılıyor. Akçaabat yeni otogarın, şehrin dışarıya açılan kapısı olması nedeniyle “Trabzon’un vitrini” olarak konumlandırılması da muhtemel.
Bu yüzden estetik detaylardan, sosyal alanlara kadar geniş bir planlama yapıldığı da gelen bilgiler arasında. Söz verildi, takvim belli oldu ve artık geri sayım başladı.
6 Mayıs’taki ihale, sadece bir başlangıç. Asıl merak edilen ise bu projenin ne kadar sürede tamamlanacağı ve Trabzon’un yıllardır beklediği o “modern Akçaabat otogar”ın nasıl bir kimlikle şehre kazandırılacağı…
ISRARLA İSİM VERMEDİ
Trabzon’da ilçe belediye başkanlarının iki yıllık değerlendirme toplantıları sürerken, dün sahne bu kez Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ındı.
Ancak şunu baştan söylemek gerekir: Bu toplantı, klasik bir faaliyet sunumundan çok daha fazlasını barındırdı.
Başkan Bıyık’ın sunum tarzı, alışılmış belediye brifinglerinden belirgin şekilde ayrıştı.
Metreküp hesabı, asfalt uzunluğu ya da teknik detaylar yerine; yatırımların somut çıktıları, tamamlanan projeler ve ihale aşamasına gelen işler üzerinden bir çerçeve çizdi.
Bu tercih, “rakam anlatmak” yerine “İcraatlere vurgu yapan” bir siyasi iletişim dili olarak okunabilir.
Ancak toplantının asıl kırılma noktası, soru-cevap bölümünde yaşandı.
Şu ana kadar yapılan benzer toplantılar içinde en yoğun siyasi soruların yöneltildiği isim Bıyık oldu.
Bu durum, Yomra’daki yerel yönetimin sadece hizmet değil, aynı zamanda siyasi pozisyonu açısından da yakından takip edildiğini gösteriyor.
Bıyık’ın verdiği yanıtlar ise sıradan değildi.
Bürokrasiye ve bazı siyasi figürlere yönelik eleştiriler, doz olarak yüksek ama hedef olarak muğlaktı.
Özellikle dikkat çeken nokta, Murat Zorluoğlu ve Ahmet Metin Genç gibi birlikte çalıştığı büyükşehir belediye başkanlarını bu eleştirilerin dışında tutmasıydı.
Bu ayrım, eleştirinin “kurumsal değil, seçilmiş hedeflere yönelik” olduğu mesajını verdi.
İsim verilmemesi ise ayrı bir politik strateji. Bu yöntem, hem mesajın sertliğini koruyup hem de doğrudan bir çatışmanın kapısını aralamadan alan açma çabası olarak değerlendirilebilir.
Yani Bıyık, bir yandan rahatsızlıklarını güçlü şekilde dile getirirken, diğer yandan geri dönüşü zor bir siyasi gerilim üretmekten kaçınıyor.
Özetle; Yomra’daki bu toplantı, sadece iki yıllık icraatın anlatıldığı bir platform değil, aynı zamanda yerel siyasette pozisyon alışın, mesaj vermenin ve sınır çizmenin sahnesi oldu.
Ve görünen o ki, bu açıklamalar önümüzdeki günlerde Trabzon siyasetinde daha çok konuşulacak.
İLGİNÇ BİR GÖRÜNTÜ
Trabzon’un son günlerde dikkat kesildiği bir hadise yaşandı. Kemeraltı’nda bir esnafın çektiği video gündem oldu.
Vatandaşın iddiasına göre Ortahisar Belediyesi ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi arasında bir görev paslaşması olmuş. Biri diğerine, öteki berikine atmış pası.
Ama elde sonuç yok. Yıllardır yapılmayan 2025 yılında şikayet oluşturulan bir mazgal var ortada.
Sosyal medyada da gündem olduktan sonra konudan sorumlu olan Ortahisar’ın Belediye Başkanı Ahmet Kaya ekipleri yönlendiriyor ve sorun anında çözülüyor.
Ancak bununla da bitmiş değil. Olay yerinde bir de vatandaşla video çekiliyor. Ama bu işin bir arka planı var...
Bu vatandaş 5 Ocak 2025 tarihinde düzenlenen AK Parti İl Kongresi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanına sahneye atlayan kendisiyle selfi çekilen kişiyle aynı şahıs.
E tabi bunu bilenlerin de aklında bazı soru işaretleri beliriyor.
Acaba işin içinde iş mi var?
İnsanların fikirleri ve sevgileri de muhakkak değişebilir...
Aynı kişi Başkan Kaya’nın “Vatandaş bizi bu yüzden seçti” cümlesine de “Devam edecek seçmeye inşallah” ifadelerini kullanıyor.
Bu olayın perde arkasıyla ilgili detaylar muhakkak vardır...
BU DİVAN BAŞKA OLACAK!
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın 61saat’e yaptığı açıklamalar gündemi adeta sarstı.
Başkan birçok konuya açıklık getirirken kombine ve loca alımlarında kulübün yalnız bırakıldığını bir kez daha tüm açık yüreklilikle ifade etti.
8 yıldır süreci tek başına getiren Başkan Doğan’ın yakın süreçte radikal kararlar alabileceği konuşuluyor.
Çünkü, hem stadyum için yapılması planlanan araziler hem kombine ve bilet satışlarındaki düşüşler çok ciddi derecede Başkan Doğan’ın moralini bozmuş durumda.
He ne kadar Başkan içini dökmüş olsa da asıl konuşmayı Cumartesi gününe saklamış durumda.
Özellikle projelerdeki tıkanıklık konusuyla alakalı ciddi bir sesleniş yapması bekleniyor. Bu konuyla alakalı özel bir hazırlık içinde… Bilindiği üzerede burada Trabzonspor şehirde beklenen o sinerjiyi yakalayamadı.
Başkanın ajandasında Trabzonspor a takımının yanı sıra diğer branşlarda var, o branşlarında bilindiği üzere o branşların da durumlarıyla alakalı kararlar verilecek. Dolayısıyla çok kritik bir sürec ve kongre olacak.
KİM BU KOLPACILAR!
Trabzonspor’da garip bir şekilde başarılı olan herkes eleştiriliyor. Bu artık bir adet haline geldi desek yalan olmaz.
Bu halkanın son örneği ise scout ekibi oldu. Yaptıkları işleri burada anlatmaya gerek yok. Ki zaten Başkan Doğan da Eren Mert ve Uğur Uzunali’ye gerekli olan iadei itibar yaptı.
İki ismin de arkasında Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan olduğunu, en çok sevdiği ve değer verdiği isim olduğunu kolpacılara itibar edilmemesi gerektiğini belirttti.
Bu durum uzun zamandır bir başkanın bir kulüp çalışanı için kurmadığı cümlelerdi. Peki, bu iki başarılı isim için kim veya kimler böylesine işler içine giriyor.
Bu tür iddiaları kim veya kimler neden çıkarıyor. Trabzonspor’un tekrar kötü günlere mi geri dönmelerini istiyor? Amaçları nedir izlenmek mi? Prim kasmak mı?
Kulübün bu kadar problemi varken en iyi çalışan iki ismi hedefe koymak kime neye hizmet ediyor.