Çok şükür bunu da gördük!
Bizzat ben gördüm.
Ben yaşadım.
Ben şahit oldum.
Biri anlatsa inanmazdım.
Ama olayın tam ortasında kendimi buldum.
Yer: Trabzon
Mevki: Meydan parkı.
Koordinat; Trabzonspor’un bilet satış yerinin tam karşısı.
Meydanın en kalabalık olduğu saatler.
Akşam üzeri.
Trabzonspor- Antalya maçı bilet satış kuyruğu da bir hayli fazla.
Cadde ortasında Arap aile.
Yanında iki polis.
Onların yanında da meydan civarındaki bir restoransın garsonu.
Hararetli hararetli tartışıyorlar.
İki de polis yanlarında.
Belli ki bir ciddi sorun var.
Tartışmanın odağında, bilinçli olarak bulunuyorum.
İlk izlenimim şu, Arap aile, yemek ücretine itiraz ediyor.
Garson Suriyeli, Arapça konuşuyor.
Polisler doğal olarak ne tartıştıklarını anlamıyor.
Ama biraz tartışmayı izleyince sorunun değişik olduğunu öğreniyorum.
Tartışmanın konusu çok ilginç.
Suriyeli garson diyor ki..
Arap aile reisini işaretleyerek, bu adam iki gün önce yanında bir adam ile bizim restorantta yemek yedi, ücretini ödemeden gitti.
Oooo.. İlk defa karşılaştığımız bir olay.
Yanında üç kızı bir oğlu ve eşi olan Arap Baba diyor ki, evet o gün o saat restoranda tanıştığımız Arap biri ile masada yemek yedik, ben ücretimi ödedim, o ödememiş bana ne..!
Garip..
Demek Araplarda da Alman usulü hesap ödeme geleneği mi var
Neyse, Suriyeli garsona soruyorum.
Sen, masaya oturan herkesi hatırlıyorsun.
İddialı şekilde evet diyor.
Polis, Suriyeli garson 5 kişilik Arap turist. Bir de ben gazeteci.
Tartışma sürerken bir anda ilgi odağı oluyoruz.
Etraf kalabalıklaşıyor
Suriyeli Garsonun yanındı bir ara işletmenin yetkili biri da var. O ısrarla diretiyor, yedikleri yemeğin parasını al diye.
Suriyeli garson doğal olarak daha agresifleşiyor.
Arap ailenin reisi, yemediği yemeğin parasını vermem diyor.
Sesler yükseliyor.
Ben gazeteciliği bırakıyorum, tartışmayı bitirmek istiyorum.
Sokak ortasında böyle olmaz ki diyorum.
Trabzon için kötü imaj diyorum.
Turizm diyorum.
Hassasiyet diyorum.
Bir ara iki polis arkadaş, her iki tarafı da, karakola davet ediyor.
Suriyeli garson ısrarla bastırıyor.
Arap aile reisi yukarı Allah’ı işaretleyerek yemediğim yemeğin parasını ödemem diyor.
Polis merkezini duyan aile geriliyor. Ailenin kadını lanet olsun der gibi eşinin kulağına fısıldıyor.
Aile reisi Arap baba, cüzdanını çıkartıp 600 lirayı garsona veriyor.
Para üstünü verebilmek için garson bana 200 lirayı uzatıp bozabilir misin diyor.
Oralı olmuyorum sonra arkasından geçen gence bozduruyor.
Tartışma bitiyor.
Meydanın ortasında en az yarım saat süren bizzat içinde benim de olduğum tartışmadan şu sonucu çıkarıyorum
-Meydanın ortasındaki bu tartışma Trabzon için kötü bir imaj
-O Arap aile bir daha Trabzon’a gelmez.
-O Arap aile Trabzon’a gelecek Arap dostlarına gitmeyin der.
-Olay doğru olsa bile, iki gün sonra gördüğün adama yemek yedin parasını vermeden gitti diye suçlamanın sağlam delili yok. Bunu Türk birine yapabilir misin
-Ve en önemlisi iki polis arkadaşımızın bütün iyi niyetini alkışlıyorum ama turizm polisi şart.
-Ve o işletmeye sesleniyorum sende yemek yiyor adam ücretini ödemeden gidiyor. Sen ne güne duruyorsun. Bu ağır işletme hatası. Bir de Suriyeli garsonun o kadar sirkülasyona rağmen iki gün sonra ücret ödemeyen müşterini tespit (!) edebiliyorsa(!) ona bir madalya(!) tak.
xXx
Ninemin, Paparası..!
Bizim yöresel deyimlerimiz vardır.
Bir kaçından örnek vereyim.
Ander : Değersiz,işe yaramaz.
Bolaki : İsterim ki ,dilerim ki.
Çolbaz : Beceriksiz
Kaybana: Kütü, yakışıksız
Mizir : Cimri
Yüklü : Hamile
Papara da yöresel bir deyimdir.
Ninem, köyde yaramazlık yaptığımızda paparayı hak ettin derdi.
Papara, severek dövmek demek.
Tesadüfe bakın Trabzonspor stadının adı Papara park oldu.
Yani rakiplerimizi severek döveceğiz.
Stadımıza tam oturdu.
Papara Park.
Fair play ile rakiplerimizi döverek yeneceğiz.
Trabzonspor yönetimini bizzat başkan Ertuğrul Doğan’ı tebrik ediyorum.
Bu sponsorluk başarısı ile.
Bana özel bir hissiyatım, anım da statta yaşayacak.
Nenemi rahmetle anacağım.
Sana papara lazım derken terliği kıçıma hafif dokundurur başını da okşar yanağımı da öperdi.
Papara Park’da Trabzonspor da rakiplerini ninemizin yöntemi ile paparalayacak.
xXx
Hadi göreve!
Şimdi görev taraftarın.
Formanı alacaksın
Kombineni de.
Ve en önemlisi papara cartını da.
Şimdiden Fenerliler, G.Saraylılar, Beşiktaşlılar papara kartlarını iptal kampanyası başlattılar.
Onlara inat, papara kartlarımızı alalım.
Bize destek olarak biz de destek olalım.
Hadi göreve..
xXx
ZAYTUG
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmet Halemi, Trabzon’da iki gün önce yediği yemeğin ücretini ödemeyen Arap aileyi tespit eden Suriyeli garsona sende mi Bürütüs demek için özel uçak ile Trabzon’a hareket etti...