Dün akşam İstanbul Necmi Kadıoğlu Stadyumu'nda çok ilginç bir maç oynandı. Trendyol Süper Lig'in son sırasındaki İstanbulspor, Abdullah Avcılı Trabzonspor'u konuk etmişti. Maç, Trabzonspor 2-1 öndeyken İstanbulspor başkanının takımını sahadan çekmesiyle sonuçlandı. Dünkü gibi tamamlanamadan tatil edilen maç örneğine ilk kez şahit oldum. Bir kulüp başkanı hakemin vermiş olduğu bir karara isyan edip takımını sahadan çekiyor. Yer yerinden oynuyor.

Öncesinde hakem yumruklayan bir başkan şimdi de takımını sahadan çeken bir başkan! TFF ne iş yapar? Kulüplerle zıtlaşan bir yönetimin ivedi bir şekilde kurullarıyla birlikte görevi bırakması, Türk futbolunun önünü açması en doğrusu. Dün akşam ki maça dönersek İstanbulsporlu futbolcu Trabzonsporlu oyuncuya tosluyor yere düşüyor ve bacağını tutuyor faul bekliyor. Hakem de doğal olarak oyunu devam ettiriyor. Hemen akabinde Trabzonspor'un golü geliyor. Olay bu kadar! Oyuncularının çoğunun başkanlarına itirazına rağmen İstanbulspor sahadan çekiliyor, maç yarıda kalıp tamamlanamıyor. Bazı çok bilmişler(!) pozisyonun penaltı olduğunu söylüyor. Pozisyonun uzaktan yakından penaltıyla alakası yok. İstanbulspor'un hakkının yendiği ima ediliyor. Amaç farklı tabi. İstanbulspor-Trabzonspor maçı üzerinden TFF ve MHK'yi kötülemek. Halbuki TFF ve MHK'nin ahı gitmiş vahı kalmış. Zaten durumları vahim.

Azıcık da yetmiş üç dakika oynanan maçtan bahsedersek, öncelikle maç sahada çok centilmence geçti. Hakem için de rahat bir maçtı. Önce Trabzonspor Trezeguet ile öne geçti. Sonra Larsen'in rakibine hediye ettiği bir gol atıldı. Ve Vişça'nın muhteşem asistine harika yükselen klasik bir Paul Onuachu golü. Uğurcan Çakır, Batista Mendy ve Denswil'in öne çıktığı bir maç seyrettik. Futbol olarak denk bir maç oynandı. Abdülkadir Ömür, Eren Elmalı ve Larsen'in yetersiz futbolu istikrarla devam ediyor. Trabzonspor adına gecenin tek artısı Bordo Mavililer'in muhtemelen hanesine yazdıracağı üç puan!