Mustafa Kemal Atatürk'ün Anadolu'da Üç Defa Ziyaret Edip Konakladığı İlk ve Tek Köy...

Yaklaşık yüzyıl içinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün belli tarihler arasında ziyaret ettiği ve konakladığı, Aziz Türk milletine bütün mal varlığını bağışladığı köy, işte bizim köyümüzdür.

Soğuksu Köyü (Trabzon Büyükşehir Belediyesi olunca mahalle oldu), yüz değil iki yüzyıldan beri Osmanlı'da bile eski ve yeni ismi Soğuksu olan nadir köyler arasındadır.

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Trabzon'un önemli işadamlarının ve şehrin tanınmış sosyal hayatının içinde yer alan insanlarının konaklarının bulunduğu ve yazın çıkıp konakladığı en önemli sayfiye yeridir.

Soğuksu Köyü, üstlendiği tarihi ve turistik misyonuyla Trabzon'un göz bebeğidir.

En önemli turizm merkezlerinden birisi olmasının nedenlerinden bir tanesi de Atatürk Köşkü'nü sınırları içinde barındırmasıdır.

Trabzon'un iki yüzyıldan beri değişmeyen tek sokağında, Atatürk'ümüzün köşküyle ve Trabzon'a gelen bütün valilerimizle komşu olmaktan, bu sokağın diğer sakinleri (Mehmet Ongan, Mehmet Sonat, Haydar Şimşek ve Hasan Kandaz) olarak gurur duyuyoruz.

Atatürk Köşküyle ilgili herkesin belki de ilk defa duyduğu tarihi olaylarla bağlantılı çok yazılar yazdım.

Bundan önceki yazımda bahsettiğim köşkün içindeki esrarengiz şöminenin sırrı başlıklı yazımda geçen hikayenin sonunda, Kabayanidisin oğlu olan Kostas'ın, on yıllar sonra Trabzon'a gelip babasının vasiyetiyle, Mübadele yılında Atina'ya gitmeden önce şöminenin içine sakladığı yerden aldığı toplu tabancasıdır.

Atatürk Köşkü'nün ön tarafındaki büyük balkonuna çıkarsanız yönünüzü kuzeye çevirin, önünüzde asırlık çam ağaçları ve onun önünden uçsuz bucaksız deniz manzarasını görürsünüz.

Aslında daha da dikkatli bakarsanız, çamlığın ortasındaki üzeri sonradan kapatılan büyük bir kuyunun kalıntılarını görürsünüz.

Bu kuyunun orada ne işi var, Atatürk Köşkü ile bağlantısı ne ve ne zaman, ne için yıkılıp üzeri toprakla niçin kapatılmıştır bilir misiniz?

Doğal olarak çoğunuzun bilmemesi normaldir.

Köşkün ilk sahibi Kabayanidis bu devasa kuyuyu buraya foseptik çukuru olarak yaptırmamıştır.

Yaptırma niyeti farklıdır.

Köşkün arka bahçesindeki, herkesin rahatça görebildiği yerde, üstü demir kapakla kapalı küçük kuyu, Kabayanidis tarafından bilinçli bir şekilde oraya yaptırılmıştır.

Neden?

Kabayanidis aynı zamanda Trabzon'un en zengini ve kendisine ait olan tek özel banka sahibidir.

Bütün zengin Rumların Soğuksu'da yazlıkları, şehir merkezinin farklı yerlerinde kışlık evleri olmalarına rağmen, banka sahibi olacak kadar zengin olduğu halde, Kabayanidis'in şehir merkezinde ikamet ettiği evi neden yoktur.

Neden?

Bu soruların hepsinin cevabı vardır elbette.

Çok merak ediyorum derseniz, mülkü şimdilerde belediyeye ait olan belediye yetkililerine sorun bilmezler.

Şehrimizin İl turizm müdürlüğü yetkilerine sorun bilmezler.

Belkide haberleri bile yoktur.

Kim bilebilir derseniz!!!

Bu köyde, bu sokakta, Soğuksu'da doğup büyüyenler, ikamet edenler bilir.

Neden!!!

Çünkü Kabayanidis zamanında köşkün bahçıvanları ve hizmetlileri de Soğuksu'da otururlardı

Mübadele den sonra köşk devlete intikal ettiysede, köşkün bahçıvanları ve hizmetlileri köşkün dışındaki arazilerinde oturmaya devam ettiler.

Bunların içerisinde en önemlilerinden biri köşkün ilk bahçıvanlarından Halit Kavaklı, diğeri de Musa Terzidir.

Halit Kavaklı rahmetli olalı 40 yıla yakın bir zaman olmuştur. Çok genç yaşta bahçıvan olarak girdiği köşkten emekli olunca yerini aynı köyden komşusu Musa Terziye bırakmıştır.

Atatürk Köşkü ile ilgili bütün bilinmeyen efsaneleri başından itibaren hep onlardan canlı dinlemişizdir.

Onlar, bizim köyümüz olan Soğuksu'nun gizli hafızalarıydılar.

Doğduğumuz, büyüdüğümüz, 61 yaşına geldiğimiz ve halen daha oturmakta olduğumuz bu özel sokaktaki Atatürk Köşkü ile ilgili, hep merak etmişimdir.

Bu köşkte Kabayanidis'in zamanında bahçıvanlar, hizmetliler, at bakıcıları, uşaklar ve ev ahalisi olarak toplamda yaşayan kırk yakın insan varmış

Bu kadar kalabalık bir evdeki malzemelerden, tabak çatalından tutunda, battaniyesinden, yorganına, bahçe malzemelerinden, at arabalarına kadar, ev eşyalarından tutunda giysilerinden, ayakkabılarından, çocuk arabalarına kadar binlerce malzemeden hiç birisi günümüze kadar ulaşamamıştır.

Nedendir bilinmez.

Bahçıvan Halit agadan ve Musa abiden bildiğim tek şey, Kabayanidis ve ailesi Yunanistan'a giderken peşlerinde taşıyabildikleri özel eşyalarından başka hiç bir şey getirmedikleridir.

Gittiklerinin hemen sonrasında da köşk içindeki eşyalarla birlikte oturulacak durumdayken yaklaşık 8 yıl neden bomboş kalmıştır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Trabzon'a geldiğinde bu konakta kalacağı zaman lazım olan eşyalar, şimdikilerde dahil yakın çevredeki konaklardan getirilmiştir.

Neden!!!

Çünkü, köşkün içinde 1927 yılında, birkaç özel eşyadan başka bir şey kalmamıştı.

Gazi Paşa hastaydı son dönemlerinde 1937'de üçüncü ve son defa bu köşke geldiğinde hastalığına çok iyi gelen havası nedeniyle Soğuksu Köyünü çok sevmişti.

Hastalığına geçici de olsa havası çok iyi gelmişti.

Vefatından hemen sonrada hemen aşağı bölgedeki çamların arasında şimdiki göğüs verem hastahanesi kurulmuş havası hastalara şifa niyetine iyi gelmiştir.

O yıllarda Soğuksu'ya çıkarken, çamlık bölgesi, verem hastahanesinin önünden başlar, Atatürk Köşkü'nde sona ererdi.

Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında restore edilerek yeniden ziyarete açılan Atatürk Köşkü'nün içersindeki eşyaların bir iki tanesi hariç hiç biri köşkün orjinal eşyası değildir.

En bariz göstergesi girişteki salondaki turkuaz mavi avizesi bile orijinali değildir.

Atatürk Köşkü'nün, şimdiye kadar hiç kimsenin görmediği fotoğraflarını yazımın içersinde göstermek sizlere yeni yıl sürprizim olsun.

Tarihi değerlerimize sahip çıkıp, orijinaliyle korumayı bilmemiz dileklerimle,

Kalın sağlıcakla...

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }