Lakaplar, Ünvanlar…

Soyadı Kanunu çıkmadan önce insanlar lakaplarıyla anılır, kendilerine “Bey”, “Paşa”, “Ağa kızı” veya “Ağaoğlu” diye hitap edilirdi.

Halk arasındaki lakap geleneği, o günlerden bugüne ulaşan yönleriyle hâlâ yaşamaya devam ediyor. Lakaplarıyla hatırlanan, iz bırakan pek çok kişi bu kültürün bir parçası olmayı sürdürüyor.

Günlük hayatımızda farkında olmadan o kadar çok lakap kullanıyoruz ki bazen muhatap olduğunuz kişiye adı ve soyadıyla hitap ettiğinizde, alışkanlıktan dönüp bakmayanlar bile olabiliyordu.

Kadillak Neriman, İstaka Zuhal, Kont Fahrettin, Gardırop Yılmaz, Yedi Bela Davut, Rak Rak Zeki, Tabutçu Ali, Topal Kazım, Kuaför Rıza, Şişko Kenan, Deli Temel, Foto Nihat, Fotoğrafçı Nimet, Krem Yavuz, Şişe Selim, Akrep Naci, Arap Celal, Bıçakçı Ali Sait, Mösyö Şeref, Şarapçı Rahmi, Mile Emrullah, Canavar Osman, Çarık Şeref, Cemse Hayrettin, Beykoz Mahmut, Hantal İbrahim, Deli Binnaz, Partal Ayşe, Sakal Mustafa…

Gibi tanıdık birçok eşimiz, dostumuz, büyüklerimiz vardı.

İnsanlara lakaplarıyla hitap etmek ayrı bir mutluluk verirdi.

Saymaya kalksak sayfalara sığmaz: Sakar Şakir, Yılancı Mustafa, Sülükçünün Aslı, Piknik Ahmet, Çakal Osman, Uzun Hasan, Meraklı Melahat, Kara Naciye, Bacak Hacı, Kavas Hasan, Köse Ahmet, Gırnap Necati… Doktor Sami’yi de unutmamak lazım.

Trabzon’un tarihi geçmişi kadar, lakaplarıyla meşhur renkli simaları da vardı.

Hemen hemen hepsi yaşadıkları sürece iz bıraktılar.

Bilinen ve bilinmeyen hikâyeleriyle bu insanları bugün aklımıza getirip hatırlayınca tebessüm ediyoruz, değil mi?

“Acı çektikçe insan olgunlaşır” derler…

Yalan be!

İlk önce kalbin kırılır, sonra çürümeye başlarsın.

Kalın sağlıcakla…

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }