Kırmızı et fiyatları ve hayvancılıkta yaşanan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kasaplar Odası Başkanı Temel Korkmaz, Türkiye’de et fiyatlarının Avrupa ortalamasının üzerinde olduğunu ancak asıl sorunun vatandaşın alım gücünde yaşandığını ifade etti.

Korkmaz, emekli maaşı ve asgari ücret seviyelerine dikkat çekerek, “Türkiye’de alım gücünde ciddi sıkıntı var. Bugün emekli maaşının ve asgari ücretin geldiği noktada elbette et ucuz değil. Ancak bu durum yalnızca etin pahalılığından değil, alım gücünün düşmesinden kaynaklanıyor” dedi.

Türkiye’de kıymanın kilogram fiyatının 950 ila 1000 lira seviyelerine çıktığını belirten Korkmaz, Avrupa’da aynı ürünün daha düşük fiyatlara alınabildiğini söyledi.

“Üretime değil, araziye destek hayvancılığa darbe vurdu”

Hayvancılığın gerilemesinde destek politikalarının önemli etkisi olduğunu savunan Korkmaz, üretim bazlı destek verilmesi gerektiğini ifade etti.

Korkmaz, “Fındık üretene fındık için, hayvan üretene hayvan için, elma üretene elma için teşvik verilmeli. Üretim olmadan arazi üzerinden verilen destekler hayvancılığa vurulan en büyük darbelerden biri oldu” diye konuştu.

Köy okullarının kapatılmasının da hayvancılığı olumsuz etkilediğini belirten Korkmaz, “Köy okullarının merkezlere toplanması hayvancılığı bitiren unsurlardan biridir. İnsanların köyde kalması, üretimin devam etmesi için köy okullarının yeniden açılması gerekir” ifadelerini kullandı.

“Türkiye et ithal eder duruma geldi”

Türkiye’nin geçmişte tarım ve hayvancılıkta kendine yeten ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Korkmaz, bugün kırmızı et ithalatı yapılmasını üzüntüyle karşıladıklarını söyledi.

Korkmaz, “20 yıl önce tarım ve hayvancılık ülkesi olan Türkiye’nin bugün et ithal eder hale gelmesi çok ciddi şekilde sorgulanmalıdır. Bu ülkemiz açısından büyük bir handikaptır” dedi.

Et ve besi materyali ithalatının geçici bir çözüm olabileceğini belirten Korkmaz, uzun vadede yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Korkmaz, “Kısa süreli ithalat yapılabilir ancak sonrasında et ve buzağı ithalatının durdurulup yerli üretimin güçlendirilmesi gerekir. Bu iş ithalatla değil, planlamayla çözülür” şeklinde konuştu.

“Sorun besi maliyetlerinde”

Et fiyatlarının yükselmesinde en önemli nedenlerden birinin üretim maliyetleri olduğunu söyleyen Korkmaz, yem, bakım ve besi maliyetlerindeki artışın doğrudan fiyatlara yansıdığını belirtti.

Korkmaz, “Esas mesele besi maliyetlerinin yüksekliğidir. Üretim maliyetleri yükselince et fiyatları da yükseliyor. Bu tabloyu hamasi söylemlerle ya da geçici ithalat kararlarıyla çözmek mümkün değil. Sektör temsilcileriyle ortak akılla kısa, orta ve uzun vadeli bir master plan hazırlanmalı” dedi.

Trabzon’da yerli et üretimi yüzde 10’un altında

Trabzon’daki yerli et üretimine de değinen Korkmaz, kentte üretimin oldukça düşük seviyede olduğunu söyledi.

Korkmaz, “Trabzon’da yerli üretim yüzde 10’u bile geçmez. Benim köyümde eskiden bizim 10 hayvanımız vardı. Bugün köyümüzde 10 tane hayvan yok. Kalanlar da genellikle süt için beslenen dişi hayvanlar” ifadelerini kullandı.

Trabzon’a etin ağırlıklı olarak Amasya, Diyarbakır, Elazığ, Kahramanmaraş ve Samsun gibi illerden geldiğini belirten Korkmaz, gerçek yerli üretimin yeniden canlanması için köylünün desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Korkmaz, “Köylü üretirse hem Akçaabat köftesinin lezzeti hem Trabzon tereyağı hem de geçmişte sarı yağ dediğimiz doğal ürünler yeniden hak ettiği noktaya gelir” dedi.

Kurban kesimi için uyarı: “Acele edilmemeli”

Kurban Bayramı dönemlerinde yaşanan kesim yoğunluğuna da dikkat çeken Korkmaz, profesyonel olmayan kişilerin kasap gibi davranmasının hem insanlar hem de hayvanlar için risk oluşturduğunu söyledi.

Korkmaz, vatandaşların özellikle bayramın birinci günü acele etmemesi gerektiğini belirterek, “İnsanlar birinci gün hemen kestireyim diye acele ediyor. Bu da hem kesim yapan kişilerin yaralanmasına hem de hayvanlara eziyet edilmesine neden oluyor” dedi.

Kurbanın özünde yardımlaşma ve dayanışma olduğunu dile getiren Korkmaz, hayvanlara eziyet edilen görüntülerin dinen de vicdanen de doğru olmadığını ifade etti.

“Tavuk eti daha hassas, çözüldükten sonra yeniden dondurulmamalı”

Gıda güvenliği konusunda da değerlendirmelerde bulunan Korkmaz, kırmızı ette zehirlenme riskinin tavuk ve balığa göre daha düşük olduğunu belirtti. Tavuk etinin hassas bir ürün olduğunu ifade eden Korkmaz, özellikle dondurulmuş tavukların çözüldükten sonra yeniden dondurulmaması gerektiğini söyledi.

Korkmaz, Trabzon’da kasapların ve et satış noktalarının Tarım İl Müdürlüğü, ilçe müdürlükleri ve zabıta ekipleri tarafından düzenli denetlendiğini belirterek, denetimlerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“En çok kıyma satılıyor”

Kasaplarda en çok satılan ürünün kıyma olduğunu belirten Korkmaz, kıymanın birçok yemekte kullanılması nedeniyle vatandaşın en çok tercih ettiği ürün olduğunu söyledi.

Korkmaz, “Bir kasap günde 100 kilo et satıyorsa bunun yaklaşık 80 kilosu kıymadır. Çünkü kıyma hemen her yemekte kullanılabiliyor. Vatandaşlarımızın kasaplardan kıyma almaya devam etmesini istiyoruz” dedi.

Korkmaz ayrıca vatandaşların “yağsız et” talebine de değinerek, hayvanın kendi yağının yemeğe lezzet kattığını söyledi. Korkmaz, “Vatandaş yağsız et alıyor ama evde yeniden yağ ekliyor. Oysa etin kendi yağı hem lezzet verir hem de yemeği daha iyi hale getirir” ifadelerini kullandı.